Haber Detayı
Oğul değil ‘ağa’… 7 yıldır kara listede! Bakan’ı zindana attıran güç | Dünü ve bugünüyle Müçteba Hamaney
İran’da satranç tahtası yeniden kuruldu ve ‘Şah’ koltuğuna Mücteba Hamaney oturdu. Uzmanlar Meclisi, halkın tepkisini göze alarak şahinlerin ve Devrim Muhafızları’nın adayını tercih etti. Dini liyakatin yerini kan bağının aldığı “Ailevi otorite” eleştirileri beraberinde geldi. Kamuoyu önüne hiç çıkmayan Mücteba Hamaney, kontrolündeki geniş mali varlıklar ve devlete ait kilit kurumlar üzerindeki etkisiyle biliniyor. Mühürlü kapıların ardında büyüttüğü gücüyle İran’ın yeni başkomutanı olan “Yeni Hamaney” ile ilgili merak edilenleri Takvim.com.tr okurları için araştırdık…
ABD ve İsrail füzelerinin gölgesinde sarsılan Tahran, Ayetullah Ali Hamaney'in ölümünün ardından 'oğul' hamlesi gerçekleştirdi.
Uzmanlar Meclisi, babasının 'O bir Ağa'dır' diyerek işaret ettiği Mücteba Hamaney'i jet hızıyla İran'ın üçüncü dini lideri ilan etti.
Bu hızlı geçiş, hem İran içinde hem de uluslararası arenada büyük yankı uyandırırken, Mücteba Hamaney'in geçmişi ve siyasi duruşu merak konusu oldu.
Yıllardır paranın ve istihbaratın kontrolünü elinde tutan, Amerikan diplomatik yazışmalarında adı geçen ve Devrim Muhafızları'nın gölge komutanı olarak bilinen Mücteba'nın başa geçişi İran'da 1979 devriminin 'miras değil liyakat' ilkesini sarstı, sertlik yanlısı politikaları perçinledi.
Bizzat Ahmedinejad tarafından yolsuzlukla itham edilen Müçteba Hamaney'in bakanları zindana attırdığı ve seçim şaibelerinde 'ağ lideri' olmakla suçlandığı İran'ın yakın siyasi geçmişinde ilginç anekdotlar yer alıyor.
TAKVİM.COM.TR Mücteba Hamaney'in geçmişine dair bütün ayrıntılara temas eden araştırma dosyasını yayınlıyor.
İşte bütün yönleriyle İran'ın yeni lideri... 30'UNA KADAR LİSE MEZUNU 8 Eylül 1969'da Meşhed'de dünyaya gelen Mücteba Hamaney, ülkenin en etkili dini ve siyasi figürlerinden biri olmasına rağmen, kamuoyundan uzak duran, gizemli bir profil çizdi.
Ali Hamaney'in altı çocuğundan ikincisi olan Mücteba, lise eğitimini Tahran'daki dini Alevi Okulu'nda tamamladı.
Henüz 17 yaşındayken, 1987-1988 yıllarında İran-Irak Savaşı'nda kısa dönemlerle cephede görev alması, onun gençlik yıllarından itibaren ülkesinin kaderiyle iç içe olduğunu gösteriyor.
Bu dönemde Muhammed Resulullah Ordusu'nun Habib ibn Mazhar Taburu'nda edindiği tecrübeler ve kurduğu dostluklar, ilerleyen yıllarda devlet kademelerinde etkili bir dayanışma ağına dönüşecekti.
CEPHEDEN KUM'A 1999 yılında, alışılmadık bir şekilde 30 yaşında Kum'a giderek dini eğitimine devam etme kararı alması dikkat çekti.
Babası Ali Hamaney ve Mahmud Haşimi Şahrudi gibi isimlerin yanı sıra, Muhammed Taki Misbah-Yezdi ve Lütfullah Safi Gülpaygani gibi önde gelen hocalarından ileri düzey ilahiyat dersleri aldı.
JET AYETULLAH Bu dönemde Şii mezhebine göre İslami ilimlerin en üst seviyesi kabul edilen 'içtihat dersleri müderrisliği' eğitimini tamamlayarak 'Müçtehit' statüsü kazandı.
Son dönemlerde, liderlik seçimi öncesinde İran medyası ve iktidara yakın çevreler tarafından 'Ayetullah' unvanıyla anılmaya başlanması, onun dini konumunun yükseltilmesi ve liderlik için uygun bir aday olarak sunulması çabası olarak yorumlandı.
Babasının da 1989'da yüce lider olduktan sonra hızla Ayetullahlığa terfi ettirilmesi, bu durumun bir emsali olarak gösterildi.
GÖLGE KOMUTAN Kamusal alanda resmi devlet vazifesi bulunmamasına rağmen, Mücteba Hamaney'in babasının ofisi içinde fiilen önemli bir rol oynadığı ve Devrim Muhafızları Ordusu ile istihbarat teşkilatlarıyla derin bağlar kurduğu biliniyor.
KASANIN ANAHTARI ONDA Bu durum, onu 'cübbelerin ardındaki güç' ve 'rejimin gölge ismi' olarak tanımlayan Amerikan diplomatik yazışmalarına da yansıdı.
The Guardian gibi uluslararası medya kuruluşları, Mücteba Hamaney'in geniş mali varlıkları kontrol ettiği yönündeki iddiaları sıkça dile getirse de, bu iddialar aile çevreleri tarafından reddedildi.
SEÇİME MÜDAHALE EDEN 'AĞ' Mücteba Hamaney'in adı, İran siyasetinde ilk kez 2005 yılındaki cumhurbaşkanlığı seçimleriyle duyulmaya başlandı.
Sertlik yanlısı Mahmud Ahmedinejad'ın zaferiyle sonuçlanan bu seçimlerde, reformist aday Mehdi Kerrubi, Ali Hamaney'e yazdığı açık bir mektupta seçimlere 'bir ağın' müdahale ettiğini ve Mücteba Hamaney'in Ahmedinejad lehine oyları manipüle ettiğini ileri sürdü.
Bu iddialar, 2009 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Ahmedinejad'ın yeniden seçilmesi ve ardından patlak veren Yeşil Hareket protestolarında zirveye ulaştı.
BAKAN'I ZİNDANA ATTIRAN GÜÇ Muhalifler, Mücteba Hamaney'i seçimlere müdahale etmek ve protestoların paramiliter Besic milisleri aracılığıyla sert bir şekilde bastırılmasında kilit rol oynamakla suçladı.
Dönemin İçişleri Bakan Yardımcısı Mustafa Tajzade, aldığı yedi yıllık hapis cezasını 'doğrudan Mücteba Hamaney'in isteği' olarak tanımladı.
AHMEDİNEJAD'A GÖRE O BİR 'YOLSUZ' 2019 yılında, ABD Hazine Bakanlığı, resmi bir görevi bulunmamasına rağmen İran yönetimini temsil ettiği gerekçesiyle Mücteba Hamaney'i yaptırım listesine dahil etti.
Bu durum, onun rejimin içindeki fiili gücünün uluslararası alanda da kabul gördüğünün bir göstergesiydi.
İlginç bir şekilde, ilerleyen dönemde eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad'ın da Mücteba Hamaney'i devlet hazinesinden zimmetine para geçirmekle suçlaması, onun tartışmalı imajını daha da pekiştirdi.
Bütün bu iddialar, Mücteba Hamaney'in liderlik yolundaki adımlarını dini yükselişin yanı sıra kesif siyasi çekişmeler ve güç odaklı müdahalelerle dolu süreç olarak özetliyor.
HOMURTULAR BAŞLADI: 'HAMANEY SALTANATI' İslam Cumhuriyeti'nin 1979 devrimiyle monarşiyi yıktığı ve liderliğin ırsi değil, dini liyakat ve ispatlanmış liderliğe dayalı olması gerektiği ideolojisi göz önüne alındığında, Mücteba Hamaney'in babasının yerine geçmesi ciddi tartışmaları beraberinde getiriyor. 'Babadan oğula geçiş' algısı, halkın hoşnutsuzluğunu derinleştirebilecek, rejimin temel ideolojisiyle çelişen bir durum olarak değerlendiriliyor. 'OĞLUM DEĞİL AĞA' Ali Hamaney'in reformist Mehdi Kerrubi'nin oğlunun seçimlere müdahalesi iddialarına verdiği 'O benim oğlum değil, o bir Ağa'dır' şeklindeki meşhur cevabı, bu hassasiyeti gözler önüne sermişti.
Bu cevap, bir yandan oğlunun kişisel görüşlerini ifade ettiği, diğer yandan liderliğin ırsi bir makam olmadığını vurgulayan sembolik mana taşıyordu.
REİSİ'NİN UÇAĞI ÇAKILINCA ÖNÜ AÇILDI Ancak, 2024 yılında eski Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi'nin şaibeli bir helikopter kazasında beklenmedik ölümü, Mücteba Hamaney'in liderlik için en güçlü aday haline gelmesinin önünü açtı.
Uzmanlar Meclisi'nin hızlı şekilde toplanarak Mücteba'yı seçmesi, Devrim Muhafızları Ordusu'nun açık desteği ve 'şahin kanat' olarak bilinen çevrelerin etkisiyle adaylığının hızla güç kazandığını gösteriyor.
MESAJ NET: BATI İLE UZLAŞI YOK Analistler, Mücteba Hamaney'in liderliğe yükselmesinin, İran yönetimindeki daha radikal ve sertlik yanlısı grupların etkisinin devam ettiğinin işareti olduğunu ve bunun Tahran yönetiminin Batı ile müzakere veya uzlaşma arayışına girmeyeceği yönünde yorumlanabileceğini belirtiyor.
NEREDE SAKLANACAK Babasının ölümünün ardından Mücteba Hamaney'in savaş süresince nasıl bir liderlik pozisyonu belirleyeceği merak ediliyor.
Mücteba Hamaney'in nerede saklanacağı, orduyu nasıl ve nerede komuta edeceği belirsizliğini koruyor.
İSRAİL'DEN TEHDİT Soykırımcı İsrail ordusu 'Her halefi ve halef belirlemeye çalışan herkesi takip etmeye devam edeceğiz.
Halef seçimi toplantısına katılmayı planlayan herkesi uyarıyoruz: Sizi de hedef almaktan tereddüt etmeyeceğiz.
Bu bir uyarıdır.' mesajıyla Müçteba Hamaney'i dolaylı olarak tehdit etmişti.
TRUMP'TAN VETO ABD Başkanı Trump, 'İran'da en olası halef Mücteba Hamaney ama bu kabul edilemez.
Hamaney'in politikalarını devam ettirecek ve ABD'yi beş yıl sonra yeniden savaşa zorlayacak bir İran lideri istemiyorum.' demişti.
TÜRKİYE TAVRI MUAMMA Mücteba Hamaney'in kamuoyu önünde Türkiye'ye yönelik doğrudan ve spesifik açıklamaları bulunmuyor.
Ankara'nın, Tahran'daki yeni dönemi, özellikle bölgesel istikrar, terörle mücadele ve enerji politikaları açısından yakından takip ederek, Türkiye'nin ulusal çıkarlarını koruyacak stratejiler geliştirmesi bekleniyor.
YETKİLERİ CUMHURBAŞKANINDAN BİLE GENİŞ...
YENİ BAŞKOMUTAN İran'da seçimle iş başına gelen Cumhurbaşkanı sınırlı yetkilere sahipken, 'liderlik makamı', tüm devlet organlarının üzerinde, sahip olduğu anayasal yetkilerle iç ve dış politika konularında son sözü söyleyen merci kabul ediliyor.
Cumhurbaşkanı dahil tüm devlet organlarının üzerinde bir otoriteye sahip ve 'rehber' olarak adlandırılan devlet başkanı, İran Silahlı Kuvvetleri Başkomutanı olarak iç güvenlik ve dış politika konularında da belirleyici rol oynuyor.
İran lideri, 88 kişiden oluşan ve halk tarafından 8 yılda bir seçilen Uzmanlar Meclisi tarafından seçiliyor.
Bu meclise aday kişilerin çoğu lider tarafından belirlenirken Anayasayı Koruyucular Konseyi (AAK) tarafından da onaylanıyor.
AAK'nin uygun görmediği kişiler, Uzmanlar Meclisi seçimlerine katılamıyor.
ÇİFT BAŞLI ORDU SİSTEMİ Klasik konvansiyonel askeri yapılanmalardan farklı olarak İran'da silahlı kuvvetler, 'İran Ordusu' ve 'İran Devrim Muhafızları Ordusu' olmak üzere iki ayrı ordudan oluşuyor.
Her iki ordunun kara, deniz ve hava kuvvetleri bulunuyor.
İran Ordusu, 1979 devrimi öncesi ülkede var olan ordunun devamı niteliğindeyken, Devrim Muhafızları Ordusu, 5 Mayıs 1979'da devrim lideri Humeyni tarafından kuruldu.
İran'ın resmi ideolojisinin muhafızları olarak bilinen Devrim Muhafızları Ordusu, ülkede ekonomi, siyaset ve medyada etkin bir yapıya sahip.