Haber Detayı

Ticaret Bakanı Bolat: AB içinde çok sayıda Türkiye yanlısı politikacı ve iş çevresi var
Gündem ulusal.com.tr
09/03/2026 14:54 (4 saat önce)

Ticaret Bakanı Bolat: AB içinde çok sayıda Türkiye yanlısı politikacı ve iş çevresi var

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, İstanbul’da İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) tarafından düzenlenen "30. Yılında Gümrük Birliği ve Türkiye-Avrupa Birliği İlişkileri" etkinliğinde konuştu.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) tarafından düzenlenen "30.

Yılında Gümrük Birliği ve Türkiye-Avrupa Birliği İlişkileri" etkinliğine katıldı.

Bakan Bolat, burada yaptığı konuşmada, Avrupa Birliği (AB) içerisinde hem kendi menfaatleri hem de Türkiye ile olan dostluk bağları doğrultusunda hareket eden çok sayıda siyasetçi ve iş dünyası temsilcisi bulunmasından memnuniyet duyduklarını ifade etti.

DIŞ TİCARET HACMİ 9 KAT ARTIŞ GÖSTERDİ AB'nin Türkiye için en temel dış ticaret ortağı olduğunun altını çizen Bakan Bolat, 1995 yılında 26,6 milyar dolar seviyesinde olan toplam dış ticaret hacminin, 2025 yılı itibarıyla 233 milyar dolara çıktığını belirtti.

Bu verilerin 30 yıllık süreçte 9 katlık bir büyümeye tekabül ettiğini vurgulayan Bolat, mevcut tabloya ilişkin şu bilgileri paylaştı: "Gümrük Birliği içinde bulunduğumuz 30 yıllık dönemde AB, Türkiye’nin en büyük dış ticaret ortağı olurken Türkiye de AB için önemli bir ortak haline geldi.

Biz ihracatımızın yüzde 43’ünü AB’ye yaparken ithalatımızın yüzde 32’sini Avrupa Birliği’nden yapıyoruz. 30 yıllık süreçte AB’ye olan 11 milyar dolarlık ihracatımız 117 milyar dolara yükseldi.

Yaklaşık 15,5 milyar dolar olan ithalatımız da 116 milyar dolara çıktı.

Son dönemlerde Türkiye-AB ilişkilerinde pozitif, yapıcı ve olumlu bir sürecin başladığını söyleyebilirim.

Türkiye ile AB arasındaki ilişkiler sadece ticaretten ibaret değildir.

Aynı zamanda doğrudan yatırımların da çok önemli rolü vardır." YATIRIMLARIN MERKEZİNDE AVRUPA VAR Türkiye ile AB arasındaki bağların sadece mal ticaretiyle sınırlı kalmadığını belirten Bakan Bolat, doğrudan yatırımların bu ilişkideki kritik rolüne dikkat çekti.

Bakan Bolat, 2003 ile 2025 yılları arasındaki dönemde Türkiye’ye toplam 287 milyar dolar tutarında doğrudan uluslararası yatırım girişi gerçekleştiğini kaydetti.

Bolat, söz konusu yabancı yatırımların %70’lik kısmının Avrupa Birliği merkezli şirketler tarafından yapıldığını açıkladı.

Avrupa Birliği (AB) içerisinde Türkiye ile iş birliğini destekleyen güçlü bir kesim olduğunu dile getiren Bolat, "Avrupa Birliği içinde de gerek kendi menfaatleri gerekse Türkiye ile olan dostluk ilişkileri çerçevesinde çok sayıda Türkiye yanlısı politikacı ve iş çevresi olduğunu görmekten memnuniyet duyuyoruz." dedi.

Yürütülen ticaret diplomasisinin somut sonuçlar verdiğini kaydeden Bakan Bolat, AB Komisyonu tarafından 4 Mart Çarşamba günü kabul edilen Sanayi Hızlandırma Yasası taslağına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Taslağın içeriğinden duyduğu memnuniyeti ifade eden Bolat, şu ifadeleri kullandı: "Özellikle Gümrük Birliği’nin bu kapsam içine alınmış olması, hem ülkemizin AB ile olan karşılıklı ticaretinin hem de Avrupa Birliği’nin Türkiye’deki yatırımlarının güvence altına alınması anlamına gelmektedir." LİDERLERE GÖNDERİLEN MEKTUPLAR SÜRECİ ŞEKİLLENDİRDİ "Made in Europe" (Avrupa Malı) düzenlemesinin Aralık ayı başında gündeme gelmesiyle birlikte yoğun bir diplomasi trafiğinin başladığını hatırlatan Bolat, bu süreçte yaşanan kaygıları ve atılan adımları şu sözlerle aktardı: "O günden beri gerçekten biz de kaygılandık.

Bu alanda oldukça stresli bir dönem geçti.

Kaygılarımızı belirten açıklamalar yaptık ve görüşlerimizi ilettik.

Mektuplar sunduk.

Ancak en önemlisi, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın aralık ayı ortalarından itibaren Avrupa Birliği liderlerine gönderdiği kapsamlı mektuplar oldu." Bakan Bolat, söz konusu mektuplarda; "Made in EU" ibaresi, çelik kotaları ve hurda ihracatına getirilmesi planlanan sınırlamalar gibi konulardaki derin endişelerin paylaşıldığını, Türkiye'nin bu hususlarda olumlu bir karar beklentisi içinde olduğunun muhataplarına iletildiğini belirtti.

Bolat, Avrupa Birliği liderleriyle yürütülen telefon diplomasisinin ve özel sektörle sağlanan tam koordinasyonun meyvelerini vermeye başladığını ifade etti.

AB sanayicilerinin, özellikle Türkiye’de yatırımı bulunanların bu süreçte aktif rol oynadığını belirten Bolat, "Bu konular görüşmelerde gündem maddesi olarak yer aldı.

Özel sektör kuruluşlarımız da bizimle tam bir koordinasyon içinde çalıştı.

Birlikte birtakım gibi hareket ettik ve onlar da muhatapları nezdinde yoğun temas kurarak AB sanayisinin ve ekonomisinin bundan zarar görebileceğine dair kaygıları ilettiler." dedi.

GÜNDEM: GÜMRÜK BİRLİĞİ’NİN GÜNCELLENMESİ Bakan Bolat, mevcut ilişkilerin en kritik maddesinin Gümrük Birliği’nin güncellenmesi olduğunu vurguladı.

AB Komisyonu ile yaklaşık üç yıldır süren çalışmaların olumlu ve yapıcı bir seyirde ilerlediğini dile getiren Bolat, dünya ekonomisinin köklü bir dönüşümden geçtiğine dikkat çekti.

Küresel değer zincirleri, jeopolitik ayrışmalar, içe dönük ekonomi politikaları ve yükselen korumacılık rüzgarlarının ticareti yeniden şekillendirdiğini belirten Bolat, yapay zeka ve teknolojideki gelişmelerin ekonomiler üzerindeki derin etkisine değindi.

Dünya genelinde sanayi ürünlerinde gümrük vergilerinin 2025 yılında yüzde 1,9’dan yüzde 4,7’ye yükseldiğinin altını çizen Bolat, geriye dönüp bakıldığında 2025 yılının tarihte önemli kırılmaların yaşandığı bir yıl olarak kaydedilmiş olacağını vurguladı.

Bolat, sözlerini şöyle sürdürdü:"Dünya ekonomisi şu anda büyümeye devam ediyor.

Geçen yıl ortalama yüzde 3,3 büyüdü.

Bu yıl da yüzde 3,3 büyüme bekleniyor.

Ancak bu büyümede coğrafi dengesizlikler var.

Başta Çin olmak üzere Uzak Doğu’nun etkisinin güçlü olduğunu görüyoruz.

Dış ticaret ortaklarımız olan Batı’daki pazarlarımızda ise büyüme oranının oldukça kırılgan ve zayıf olduğunu görüyoruz.

Böyle bir dönemde, Gümrük Birliği’nin 30. yıl dönümünü kutladığımız bir süreçte Türkiye’de geçen yıl büyüme oranımız yüzde 3,6 oldu.

Bu, özellikle OECD içinde ikinci büyük büyüme olarak kaydedildi." Bolat, Türkiye'nin büyüme performansına ilişkin güncel verileri paylaştı.

Geçmiş dönemlerdeki %4-5 bandındaki büyüme oranlarının bir miktar gerisinde kalınsa da, özellikle deprem felaketinin getirdiği ağır mali yükler ve enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan dengeleme politikaları göz önüne alındığında, mevcut başarının önemine dikkat çekti.

Uluslararası ticareti kısıtlayan ciddi engellere rağmen bu performansın sergilendiğini belirten Bolat, sürecin başarıyla yönetildiğini ifade etti.

TÜRKİYE DÜNYANIN 16.

BÜYÜK EKONOMİSİ KONUMUNDA Özel sektörle birlikte tarım, ticaret, sanayi ve hizmetler alanlarında bu büyümeyi başardıklarının altını çizen Bolat, Türkiye'nin 1,6 trilyon dolar milli gelirle dünyada 16. büyük ekonomi olduğunu, satın alma gücü paritesine göre 11. büyük ekonomi konumuna ulaştığını dile getirdi.

Türkiye'nin kişi başına milli gelirinin de 18 bin 40 dolara yükseldiğini belirten Bolat, "Mal ihracatında geçen yıl rekorumuz olan 273,4 milyar dolara ulaştık.

Hizmetler sektöründeki 122,6 milyar doları da dahil ettiğimizde toplamda 396 milyar dolara, yani 400 milyar dolar sınırına ulaştık." dedi.

İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Zeytinoğlu ise Gümrük Birliği’nin 6 Mart 1995 tarihinde Ortaklık Konseyi’nin 1/95 sayılı kararı ile yürürlüğe girdiğini hatırlatarak sürecin önemine değindi.

Gümrük Birliği’nin aradan geçen 30 yılın ardından Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin en temel yapı taşı haline geldiğini ifade eden Zeytinoğlu, ticari ortaklığın boyutlarını paylaştı.

TÜRKİYE AB’NİN 5.

BÜYÜK TİCARET ORTAĞI İkili ticaret verilerini değerlendiren Zeytinoğlu, Avrupa Birliği’nin Türkiye için en kritik ihracat pazarı olduğunu belirtti.

Türkiye’nin de Avrupa Birliği için stratejik bir partner olduğunu kaydeden Zeytinoğlu, "İkili ticaretimize baktığımızda, AB’nin en önemli ticaret ve ihracat pazarımız olduğunu biliyoruz.

Türkiye de AB’nin 5. sıradaki ticaret ortağıdır." dedi.

Türkiye ile AB arasındaki ticaretin son yıllarda dengeli bir rotaya oturduğunu aktaran İKV Başkanı, diğer küresel aktörlerle olan ticaret hacmindeki eşitsizliğe dikkat çekti.

Zeytinoğlu, "Buna karşın Çin ve Rusya’ya karşı önemli ticaret açığımız olduğunu biliyoruz." ifadelerini kullandı.

Konuşmasında Sanayi Hızlandırma Yasası taslağına özel bir parantez açan Ayhan Zeytinoğlu, Türkiye’nin bu düzenleme içerisindeki konumuna ilişkin memnuniyetini dile getirdi.

Zeytinoğlu, "Türkiye’nin 'Made in EU' kapsamında yer almasının kendilerini çok mutlu ettiğinin" altını çizdi.

İlgili Sitenin Haberleri