Haber Detayı

İstanbul’da da Newroz deklarasyonu açıklandı; Demokrasi ve barış vurgusu
Güncel artigercek.com
09/03/2026 16:18 (4 saat önce)

İstanbul’da da Newroz deklarasyonu açıklandı; Demokrasi ve barış vurgusu

İstanbul’da HDK, DEM Parti ve çeşitli sol-sosyalist parti temsilcilerinin katıldığı toplantıda Newroz deklarasyonu okundu. Açıklamada barış, demokrasi ve ortak mücadele vurgusu yapılırken Newroz alanlarına katılım çağrısı yapıldı

Artı Gerçek - İstanbul'da, bu yıl “Newroza Azadî û Yekîtiya Demokratîk” ve “Özgürlük ve Demokrasi Newrozu” şiarlarıyla kutlanacak Newroz Bayramı'na dair Diyarbakır'da sonra Sitanbul'da da deklarasyon açıklandı.

Bir otelde yapılan açıklamaya Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Genel Başkanları Meral Danış Beştaş, Ali Kenanoğlu ve DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP) Sözcüleri Pelin Kahiloğulları, Juliana Gözen, Emekçi Hareket Partisi (EHP) Genel Başkanı Hakan Öztürk, Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı Feray Mertoğlu'nun yanı sıra çok sayıda siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı.

Deklarasyonun metninin türkçesini HDK Eşsözcüsü Meral Danış Beştaş, Kürtçesini ise DEM Parti Şırnak Milletvekili Newroz Uysal Aslan okudu.

Deklarasyonun tam metni şöyle: "Uyanışın ve yenilenmenin adı olan 21 Mart Newrozu’nu bu yıl 'Özgürlük ve Demokrasi Newrozu' şiarıyla karşılıyoruz.

Newroz; karanlığa karşı aydınlığın, zulme karşı direnişin, inkâra karşı varoluşun, sömürüye karşı onurlu, hakça yaşama mücadelesinin ve umutsuzluğa karşı örgütlü yeniden doğuşun iradesidir.

Halkların ortak kültürel hafızası olan Newroz, ezilenlerin özgürlük yürüyüşü, adalet arayışı ve onurlu yaşam iradesinin tarihsel bir bilinç olarak bugüne taşımasıdır.

Tarih boyunca baskıya, sömürüye, inkâra ve asimilasyona karşı direnen halklar Newroz ateşi etrafında örgütlemiş; kimlik, kültür ve inançlarını savunmuş, dayanışmalarını büyütmüş ve özgürlük yürüyüşlerini daim kılmıştır.

Newroz ateşi ezilenlerin, yok sayılanların ve susturulmak istenenlerin varlığının ve sesinin evrensel yankısı olmuştur.

Bu tarihsel miras direnişin sürekliliğini kurmuş, umut duygusunu toplumsal bir güce dönüştürmüştür. 'NEWROZ HALKLARIN DAYANIŞMASIDIR' Bugün Newrozu Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nı demokratik, sosyalist ve komünal toplum hedefini büyütme kararlılığıyla karşılıyoruz.

Newroz, halkların yaşama hakkının güvence altına alındığı ve iradesinin tanındığı, demokratik hukukun işlediği, ifade ve örgütlenme özgürlüğünün kurumsallaştığı bir toplumsal düzeni kurma iradesini güçlendirmektedir.

Bu yıl yine farklılıklarımızın kimliğiyle, diliyle, inancıyla ve kültürüyle eşit ve özgürce var olabilmesinin, yaşamını eşit ve demokratik temelde inşa etmesinin ortak mücadele ve direnişle mümkün olduğu bilinç ve kararlılığıyla Newroz alanlarına çıkıyoruz.

Newroz’un direniş kültürü, özgürlük ve demokrasinin halkların öz gücüyle, dayanışmayla ve örgütlü mücadele, örgütlü toplumla inşa edildiğini tarihsel deneyimle göstermektedir.

Büyük bedellerle yürütülen emek, özgürlük ve demokrasi mücadelesinin yegâne yolu ve teminatı kadınların öncülüğü, gençlerin dinamizmi, emekçilerin direnci ve halkların dayanışmasıdır. 'MECLİS'İN GEREKLİ CESARETİ GÖSTERMEMESİ TALİHSİZLİK' Bu bağlamda Sayın Abdullah Öcalan 27 Şubat 2025 yılında yaptığı tarihi çağrıyla birlikte mücadele dolu bir yılı geride bıraktık.

Sayın Öcalan ve hareketi sürecin ilerlemesi için üzerine düşen adımları atmış ve siyasal gerekliliklerini yerine getirmiştir.

Kürt halkı ve demokrasi güçleri de bu süreçte çözümün gelişmesi ve demokratik dönüşümün sağlanması için gereken desteği vermiştir.

Sayın Öcalan’ın tarihsel çağrısı üzerine hareketinin attığı adımlar, halkların eşit ve ortak yaşamını kurma iradesini güçlendirmiş ve halkın örgütlü gücüyle meydanlarda büyüyerek siyasal sonuçlar üretme potansiyelini açığa çıkarmıştır.

Bu süreçte devlet tarafından Meclis bünyesinde Komisyonun kurulması önemli olmakla birlikte; açıklanan nihai rapor Kürt halkı, ezilenlerin ve demokratik kamuoyunun beklentileri ve çözümün asgari şartlarını karşılamaktan uzak bir içerikte olmuştur.

Kürt sorununun isminin dahi konulmamış olması sorunların çözüm mercii olan Meclis ve siyasetin Kürt sorunun çözümü için gerekli cesareti gösterememesi ve sorumluluk almaktan kaçınması büyük talihsizlik olmuştur.

ÖCALAN'IN KOŞULLARI Demokratik çözümün gelişmesi, barışın sağlanması ve sürecin pozitif entegrasyon aşamasına taşınması için Sayın Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün sağlanması ve serbest çalışma koşullarının oluşturulması acil ve zaruri bir gerekliktir.

Sürecin ikinci aşamasına geçerken öncelikle umut ilkesinin uygulanarak eşit müzakere şartlarının oluşturulması sürecin ilerlemesinin önemli bir gereğidir.

Bu bağlamda, tüm eksikliklerine rağmen Meclis Komisyonu raporunda demokratikleşmeye dair önerilerin bir an önce hayata geçirilmesi ve sürecin ikinci aşamasına uygun gerekli yasal ve anayasal düzenlemelerin ivedilikle yapılması elzem hale gelmiştir.

Barış ve Demokratik Toplum hedefi siyasal bir talep olmanın ötesinde toplumsal inşa sürecidir.

Bu süreç bizim için farklılıkların zenginlik olarak kabul edildiği, halkın yerelde ve yerinden yönetim iradesin güçlendiği, kadın özgürlüğünün temel ilke olarak benimsendiği ve doğayla uyumlu bir yaşamın kurulduğu toplumsal inşayı ifade etmektedir.

Demokratik toplum, komünal yaşam geliştikçe barışın kalıcılaşması, eşitliğin güvence altına alınması ve ortak yaşamın inşa gelişmesi mümkün olacaktır.

Kadın özgürleştikçe toplum özgürleşecek, emek sömürüsü ve doğa talanı geriledikçe adalet güç kazanacaktır.

Baskı ve yasaklara rağmen Newroz halkların iradesiyle büyümüştür.

Bugünlere taşınan bu tarihsel irade bundan sonra da demokratik ve özgür toplumun aynı kararlılıkla inşası ve ileriye taşınmasının mayası olacaktır.

Newroz ateşi dün olduğu gibi bugün de direnişi büyüten ve geleceğin ortak yaşamını kurma sorumluluğunu güçlendiren bir toplumsal bilinç olarak meydanlara yansıyacaktır.

Bu yıl alanlarda taşacak milyonlar demokrasi, emek, özgürlük ve eşitlik taleplerini en güçlü şekilde haykıracak, demokratik toplumu ve komünal yaşamı geliştirmenin sözüne dönüşecek.

Newroz, halklarımızın adaleti, düşünce ve ifade özgürlüğünü, siyasal çoğulculuğu ve toplumsal eşitliği kendi öz gücü ve mücadelesiyle inşa etme kararlılığının ifadesi olacaktır.

NEWROZ'A ÇAĞRI Erkek egemen zihniyet ve sistemine karşı bitimsiz bir mücadelenin sahibi olan kadınlar Rehşanların, Ronahilerin, Zekiyelerin, Bêrivanların, Kaderlerin, İvanaların ve daha nicelerinin direnci ile hayat bulan kadın özgürlük mücadelesi, bugün demokratik ve komünal toplumun öncülüğünü yapıyor.

Kadın özgürlük iradesi bugün 'jin, jiyan, azadî' felsefesiyle dünya kadınlarının özgürlük şiarı olmakta; bir saç örgüsünde evrenselleşerek insanlığa yeni bir yaşamı müjdelemektedir.

Erkek egemenliğine, savaş politikalarına ve kadın düşmanı düzene karşı yükselen bu mücadele demokratik toplumun inşa ve kurucu gücünü Newroz alanlarında buluşacaktır.

Günümüz dünyası, emperyalist sömürgeci saldırganlığın ve hegamonyacı tahakkümün savaşlar, işgaller, katliamlar ve soykırımlar eşliğinde ezilen dünya halklarını teslim almaya, yerküremizi toplumsal insani kültür birikiminin ve doğanın fütursuz ve acımasız yıkımıyla karşı karşıya bıraktığı zamanlardan geçiyor.

Ortadoğu, bu kanlı ve lanetli tezgahın yine tam kalbinde.

İşte Filistin’de, Suriye’de ve şimdi İran’da sürdürülen, Ukrayna’da, Venezuella’da yaşanan tam da bu ölümcül emperyalist- siyonist planın adımları, basamaklarıdır.

Tehdit altında olan yerküremizde yaşam ve insanlığın geleceğidir.

İşte tam da bu nedenle Rojava’yı sahiplenmede cisimleşen büyük Kürt ulusal direnişi ve enternasyonal dayanışma eylemleri, insanlığın onurunu, doğayı ve geleceğini savunma bilincinin, özgürlüğü yaşama ve yaşatma kararlılığının iradesi ve küresel simgesi olmuştur.

İşte bu bize klavuzluk edecek Newroz ruhunun ta kendisidir.

Kadınları, gençleri, emekçileri, işçileri, sanatçıları, aydınları, tüm halkları ve inanç topluluklarını; emeğin, demokrasinin, özgürlüğün ve barışın tüm mücadele güçlerini Newroz alanlarında buluşmaya; umudu büyütmeye, dayanışmayı güçlendirmeye ve özgürlük ateşini harlamaya çağırıyoruz." HATİMOĞULLARI: DEMOKRASİ NEWROZU Deklarasyonun ardından siyasi parti temsilcileri konuştu.

İlk olarak söz alan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, “Bugün bizler Türkiye’de İstanbul’da sol ittifakla, ittifak güçlerimizle, bileşenlerimizle birlikteyiz.

Kürdistan’da da Kürdi ittifakla birlikte bu çağrıyı gerçekleştiriyoruz. 2026 Newrozu özgürlük ve demokrasi Newrozu’dur.

Türkiye demokratikleşmeden, bölge demokratikleşmeden ne Kürt sorunu çözülür ne Alevi sorunu çözülür ne farklı halklar ve inançların sorunları esaslı bir çözüme kavuşabilir” dedi.

Hatimoğulları özetle şunları söyledi: "2026 Newrozu savaşların yükseldiği bir dönemde ne yazık ki karşılamak durumundayız.

Rusya, Ukrayna, Filistin, Afganistan, Pakistan ve şimdi ABD ve İsrail emperyalizminin İran’a karşı başlattığı savaş var.

Bu savaş Irak’a, Lübnan’a ve Körfez ülkelerine parça parça yayılıyor. 2026 Newrozu bu alaca karanlığa karşı halkların özgürlük ve demokrasi meşalesi olarak yankılanacaktır.

İran’da ABD ve İsrail’in emperyalist müdahalelerine ve Molla rejiminin otoriter rejimine karşı alternatif halkçı bir iradenin gelişmesinin güçlü bir refleksi olacak.

Suriye’de Kürt, Alevi, Durzi, Hıristiyan, seküler-sunni Araplar yani Suriye’de yaşayan bütün farklı halklar ve inançların Suriye’nin eşit yurttaş olarak kabul edildiği yeni bir demokratik Suriye’nin inşasının talebini yükseltecek.

Irak’ta adil, eşit bir düzenin kurulması ve tahkim edilmesinin önemini vurgulayacak. 2026 Newrozu Ortadoğu halklarının onurlu barış, özgürlük, demokrasi ve demokratik birlik Newrozu olacak.

Sayın Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’ta gerçekleştirdiği Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı tam da bu siyasi ve toplumsal talepler fikrinin çağrısının ta kendisidir. 'MÜCADELEMİZİ ORTAKLAŞTIRALIM' Ve biz kadınlar 8 Mart'ın ruhuyla, rengiyle Newroz ateşini daha da harlayacağız.

İçinden geçtiğimiz bu süreçte kapitalist sistemin derinleşen krizinin ağır bedelleri ne yazık ki Türkiye'de işçi sınıfına ezilenlerin ve sömürülenlerin sırtına yükleniyor.

Gençler işsiz, güvencesiz ve geleceksiz ve çok mutsuz.

Ekolojik yıkım, tarihin gördüğü en yıkıcı seviyeye ulaşmış durumda.

Türkiye'deki bütün bu özneler olarak her birinin kendi özgün mücadelesinin güçlü bir biçimde örgütlenmesi son derece önemlidir.

Bir o kadar önemli olan bütün bu farklı dinamiklerin bir bileşke oluşturarak değiştirici, dönüştürücü, örgütleyici bir güce sahip olması son derece önemlidir.

Bütün bu kesimlere ve öznelere buradan çağrımızı yineliyoruz.

Bütün farklılıklarımızla mücadelemizi ortaklaştıralım ve gelin mücadelemizi Newroz'un ateşiyle birlikte harmanlayalım." ESP VE SODAP: DİRENİŞ NEWROZU OLMALI Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi Mediha Kayacı, bu yıl ki Newrozun direnişin öne çıktığı bir Newrozun olması gerektiğini vurguladı.

DEM Parti Milletvekili ve Sosyalist Dayanışma Platformu (SODAP) Sözcüsü Kezban Konukçu ise Newrozun önemli olduğunu ve tekçi iktidara karşı, Kürt halkının eşitlik talebini, işçilerin talebini buluşturarak, Newrozun kutlanıp yaşanabilecek bir ülke inşa edilmesi gerektiğinin altını çizdi.

EHP: SOMUT ADIMLARIN ATILMASI LAZIM EHP Genel Başkanı Hakan Öztürk de “Öcalan, Kürt hareketi gerekeni yaptı.

Artık somut adımların atılması lazım.

Kayyım son bulmalı.

Anayasa Mahkemesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararları uygulanmalı ve Can Atalay, Selahattin Demirtaş serbest bırakılmalıdır.

Öcalan’ın koşulları da değişmeli ve açık şekilde siyaset yapmalıdır.

Bu olursa açık ve kalıcı bir süreç olur.

Newrozun da böyle anlamlı olacağını düşünüyorum” dedi.

TÖP: BİZİM TARAFIMIZ BURASI Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP) Sözcüler Kurulu üyesi Juliana Gözel, Ortadoğu’da yaşananlara dikkat çekti.

Dünyayı yönetenlerin sistem krize girdiği anda insan haklarının yerle bir edildiğini vurgulayan Juliana Gözel, “Tarih sadece egemenlerin istediği şekilde ilerlemiyor.

Filistin’de, Rojava’da, Arap Alevi halkı, dün 8 Mart’ta kadınlar sokağa çıktı ve Kürt halkı yıllardır onurlu bir barış için mücadeleyi büyütüyor.

Bizim tarafımız burası” ifadelerini kullandı.

EMEP: NATO ÜSLERİ KAPATILSIN Emek Partisi’nden (EMEP) Levent Gökçek de ABD emperyalizmin uluslara demokrasi götürmediğini ve ABD saldırganlıklarının önlenmesi gerektiğinin altını çizerek, “ABD ve NATO üslerinin kapatılması işçilerin temel görevlerinden biri olduğunu biliyoruz.

Kürt sorunun çözümünde bir beklenti içindeyiz.

Bizler sosyalistler olarak somut adımların hayata geçirilmesi anadil, TMK’nin kaldırılması gibi somut adımların etrafında birleşmeliyiz” diye belirtti.

SYKP: SAYIN ÖCALAN’IN KOŞULLARI DÜZELTİLMELİ Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi’nden (SYKP) Feray Mertoğlu ise Newrozun önemine vurgu yaparak, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde bir Newrozun olacağını kaydetti.

Somut adımların atılması için Newrozu kutlayacaklarını ifade eden Feray Mertoğlu, “Ayrıca Sayın Öcalan’ın koşulları düzeltilmeli, hasta tutsaklar tahliye edilmeli, TMK’nin kesinlikle kaldırılması gerektiğini düşünüyorum” ifadelerine yer verdi.

İAYDER: NEWROZ DİRENİŞTİR İstanbul Din Alimleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (İAYDER) üyesi Naif Tuna, Newrozun Barış ve Demokratik Toplum Süreci ile bağlantılı olduğunu ancak buna rağmen Ortadoğu’da Kürtlerin üzerindeki zulmün devam ettiğini ifade etti.

Tuna, “Newroz direniştir.

Newroz ruhuyla mazlumların yanında durmalıyız” dedi.

Yeşil Sol Parti Didem Göçer ise ülkenin dört bir yanında savaş olduğunu söyledi.

Didem Göçer, “Savaşların en çok büyüdüğü zamanlarda halkların barış umudu olur.

Newroz barış çağrısının umudu olacak” diye konuştu.

Devrimci Parti Parti Meclisi (PM) üyesi Mediha Yüksel, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde Newroz’un tüm halklar nezdinde, işçi sınıfının mücadelesiyle ilerleme sağlayacağını kaydetti. (MA)

İlgili Sitenin Haberleri