Haber Detayı
Kadın+ Edebiyatçılardan yayıncılıkta eşitlik çağrısı
Kadın+ Edebiyatçılar grubu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü haftasında yayıncılık alanında toplumsal cinsiyete dayalı şiddet ve ayrımcılığa karşı yürüttükleri çalışmalar paylaştı.
Kadın+ Edebiyatçılar, 8 Mart haftasında yayıncılık sektöründe toplumsal cinsiyet eşitliği ve şiddetin önlenmesine yönelik yürüttükleri çalışmaları kamuoyuna duyurdu.
Grup, kurumları bağlayıcı politikalar oluşturma, şikâyet mekanizmaları kurma ve kadın temsiliyetini artırma konusunda sorumluluk almaya çağırdı.İşte Kadın+ Edebiyatçılar tarafından yapılan o açıklama:"8 Mart Dünya Kadınlar Günü haftasında, Kadın+ Edebiyatçılar olarak bir araya geldiğimiz günden bugüne attığımız adımları, başta yayın alanında çalışan kadın+’lar olmak üzere tümkamuoyuna açıklamak istiyoruz.
Çünkü bizler hem sürecin şeffaf ve hesap verebilir olması gerektiğine inanıyoruz, hem de sözlerin uçup gittiği bu dönemde fikri takip meselesinin öneminihatırlatmak istiyoruz.Bizler, 2025 Ağustos ayında yoğunlaşan cinsel taciz ifşalarına destek vermek için, edebiyata emek veren herkese açık, kendini kadın+ şemsiyesi altında tanımlayan Kadın+ Edebiyatçılar grubu olarak bir araya geldik.
Farklı illerden, farklı alanlardan, birbirinden farklı kadın+lar olarak Türkiye’de bu ifşalar yoluyla görünür hale gelen psikolojik, fiziksel ve cinsel şiddete “Artık yeter” isyanıyla yola çıktık.11 Eylül 2025’te “Kadın+ Edebiyatçılardan Yayın Sektörüne Çağrı” başlığıyla yayıncılık alanında yapısal dönüşüm için taleplerimizi imzaya açtık ve yayıncılık sektörünün bu konudaki uygulamalarını takip edeceğimizi ilan ettik. 25 Kasım 2025’te, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Haftasında Kadın+ Edebiyatçılar Tutum Belgesini nihai haline getirdik.28 Kasım 2025’te Türkiye Yayıncılar Birliği’ne Tutum Belgesini sunduk.9 Şubat 2026’daki ikinci toplantımızda metne dair önerilerimizi ilettik.
Yayıncılar Birliği Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Tutum Belgesi konulu bir çalıştay hazırlığı yapıldığını, 8 Mart’ta önerilerimiz sonrasında revize edilen Tutum Belgesini kamuoyu ile paylaşacağını bildirdi.8 Mart 2026 Türkiye Yayıncılar Birliği “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Tutum Belgesi”ni sosyal medya hesaplarından duyurdu ve üyelerine mail yoluyla ulaştırdı.
Ayrıca web sitelerine dekoyacaklarını belirttiler. 28 Kasım 2025’te Frankeştayn Kitabevi’nde kim olduğumuzu ve taleplerimizi anlatan bir basın açıklaması düzenledik.
Açıklamada yayıncılık alanındaki tüm kurumları cinsel taciz, şiddet ve ayrımcılığa karşı bağlayıcı politika belgeleri hazırlamaya, şikayet mekanizmaları kurmaya ve bütçe ayırmaya davet ettik; bu adımların somut bir biçimde atıldığını görene kadar mücadelemizi sürdüreceğimizi açıkladık.26 Aralık 2025’te Türkiye Yazarlar Sendikası yönetim kurulu ile toplantı yaptık ve Tutum Belgesini ilettik.
Sendika 26 Şubat 2026’da üzerinde çalıştığı Tutum Belgesi taslak metnini paylaştı, metin üzerinde birlikte çalışmaya devam ediyoruz.20 Şubat 2026’da PEN Türkiye Yönetim Kurulu ile toplantı yaptık ve Tutum Belgesini sunduk.PEN Türkiye, bu konuda deneyimi olan iki kadın üyenin öncülüğünde bir belge hazırlayacağını bildirdi.15 Aralık 2025’te İngilizce olarak hazırlanan Tutum Belgesi ve görselleri uluslararası telif ajanslarına, uluslararası yazarlara ve kurumlara e-posta ile gönderdik.18 Aralık 2025’te Uluslararası Yayıncılar Birliği (IPA) Başkanı Gvantsa Jobava ile ve PublisHer’de aktif çalışan ve bir önceki dönem IPA'nın başkanlığını yapan Karine Pansa ile iletişim kuruldu ve Tutum Belgesini iletildi.Bu olumlu gelişmelere seviniyoruz, ancak yetinmiyoruz.
Yayın alanında çalışan tüm kurumların, yayınevlerinin, örgütlenmelerin benzer şekilde ve daha fazlasıyla toplumsal cinsiyete dayalıayrımcılık ve şiddeti önlemek üzere somut adımlar atmalarını talep ediyoruz ve bu süreçlerin takipçisi olacağımızı hatırlatıyoruz.Artık Yeter diye çıktığımız yolda bugüne kadar attığımız adımların özeti bu.
Kuşkusuz bu kısacık özetin arkasında saatler süren toplantılar, eşit ve demokratik ilişkiler kurma çabasından grubun iç işleyiş ilkelerine kadar dikkatle ve özenle çalışma, kısaca Kadın+ Edebiyatçıların her bir üyesinin emeği var.Taleplerimizi bir kez daha hatırlatıyoruz:● Toplumsal Cinsiyete Dayalı Ayrımcılık ve Şiddeti Önleme Politika Belgesi oluşturulsun, yaygınlaştırılsın ve kamuoyuna açık şekilde paylaşılsın,● Kurumların Kadın Komisyonları etkin olarak çalışsın, Kadın Komisyonu bulunmayan kurumlarda toplumsal cinsiyet eşitliği komisyonları kurulsun ve işletilsin,● Cinsel taciz şikâyeti halinde işletilecek kurumsal eylem planı hazırlansın ve uygulansın,● Tüm bu süreçler için deneyimli kadın/feminist örgütlerin rehberliği alınsın,● Politika belgelerinin gereklerinin yerine getirilmesi için gerektiğinde bütçe ayrılsın,● Tüm yayınevleri fiziksel ya da dijital ortamda gerçekleşen cinsel taciz, şiddet ve ayrımcılık vakalarına karşı bir şikâyet mekanizması kursun, bu amaçlı komisyon/komitelerin çoğunluğukadın+lardan oluşsun,● Dergiler ve edebiyat festivallerinde jüri ve konuşmacı listelerinde %50 kadın temsili hedefi kurumsal ilke haline getirilsin,● Birliğe üye tüm yayınevlerinde feminist ve Queer kuramlar temelinde eşitlik, kapsayıcı dil ve farkındalık eğitimi verilsin.● Yazar örgütleri ve yayıncılık kuruluşları cinsiyet temelli ayrımcılığı ve şiddeti önlemek ve kadın+ üyelerinin yasalardan ve uluslararası sözleşmelerden doğan haklarını korumak sorumluluğunu üstlensin.
Bu amaçla, gerekli tüzük değişikliklerini yapılsın. ● Bu konuda yapılacak değişiklikler ve faaliyetlerde Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılması Sözleşmesi (CEDAW, 1985), Kadınlara YönelikŞiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’ne (İstanbul Sözleşmesi, 2011), Türk Ceza Kanunu ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ILO 190 sayılı Şiddet ve Tacizin Önlenmesi Sözleşmesi dayanak alınsın, ● Yayınevleri yazarlarla yaptıkları telif sözleşmesine, yazarı toplumsal cinsiyete dayalı şiddet ve tacizden korunma yükümlülükleriyle ilgili bir ek madde koysun.8 Mart Dünya Kadınlar Günü haftasında, 28 Kasım’da söylediğimiz sözün arkasında olduğumuzu bir kere daha vurguluyoruz: Mücadele elzemdir ve tüm kişi ve kurumlarca dikkate alınması konusunda ısrarcıyız.Bu vesileyle yayın alanında çalışan tüm kadınlara bir kez daha çağrıda bulunuyoruz; yalnız değilsiniz, mücadelemize siz de el verin.
Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun."Odatv.com