Haber Detayı

Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Amor: Türkiye ile AB arasında ortaklık adaylık sürecinin önüne geçti
Dünya dunya.com
10/03/2026 00:00 (1 saat önce)

Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Amor: Türkiye ile AB arasında ortaklık adaylık sürecinin önüne geçti

Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor, Türkiye’nin ortaklık konusunun, AB koridorlarında Türkiye’nin AB’ye adaylık sürecinin önüne geçtiğini belirterek, “AB ile ne kadar çok ortak olarak görünürseniz, o kadar az aday ülke olarak değerlendirilirsiniz” dedi. Amor, Türkiye'yi ticaret, enerji gibi birçok konuda ana giriş yapısı olarak yeniden keşfettiklerini kaydetti.

Avrupa Parlamentosu Tür­kiye Raportörü Nacho Sanchez Amor, Brük­sel’de bir grup Türk gazeteciyle yaptığı toplantıda, Türkiye’nin AB ile stratejik ortaklık konu­sunun, Türkiye’nin AB’ye aday­lık sürecinin önüne geçtiğini be­lirterek, “AB ile ne kadar çok ‘or­tak’ olarak görünürseniz, o kadar az ‘aday ülke’ olarak değerlendi­rilirsiniz” dedi.

Nacho Sanchez Amor, özetle şu konulara değin­di: “Türkiye’nin AB ile stratejik ortaklık perspektifinin, Türki­ye’nin aday ülke olarak görülme­sinden daha yaygın bir kanı olma­sını, AB’nin genişleme sürecinde de yaygın bir kanı olduğunu söy­leyebiliriz.

Ancak, Türkiye’nin AB’ye katılım süreci durduğu için, biz şu anda ilişkilerimizin diğer yönünü keşfediyoruz.

Tran­satlantik ilişkilerin sorgulandığı bir dönemde, dünyadaki varlığı­mızı yeniden güvence altına al­mamız gerekiyor.

Ancak AB ile ne kadar çok 'ortak' olarak görünür­seniz, o kadar az 'aday ülke' ola­rak değerlendirilirsiniz.”“Türkiye’yi Ursula’ya karşı savundum” “Benim siyasi yaklaşımım, Türkiye’nin AB’ye aday ülke ol­masıdır.

Ve ben her zaman bu­nu savundum.

Türkiye’nin AB’ye aday ülke statüsünü Ursula’ya (AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen) ve Türkiye’yi unu­tan herkese karşı savundum.

Ör­neğin, Avrupa Parlamentosu’nda her zaman Türkiye ile katılım sü­recini terk etmemiz ve ‘ortaklığa’ geri dönmemiz gerektiğini söy­leyen siyasi gruplar var.

Türkiye bu görüşe her zaman ‘Hayır, biz adayız ve aday olarak kalmak is­tiyoruz’ diye cevap verdi.

Türki­ye’nin durumunda, üyelik süreci, sonsuza kadar var olacak, ancak üyelik sürecinin asıl hedefi olan tam üyeliğe asla ulaşmayacak bir çerçeve haline geldi.

Öte yandan yeni bir arka planla, şu anda uzak olan bağlantıları yeniden canlan­dırabilir ve elimizdeki verilerle ilgilenebiliriz.”“Başka yollar bulmanın tam zamanı” “Şu dönemde uluslararası are­nada reel politik yaklaşıma doğru tam bir eğilim var ve bu iyi bir şey.

Türkiye’nin AB’ye katılım süre­cinde ilerleme için hiçbir koşu­lun bulunmadığı göz önüne alın­dığında, şu andaki ortam, aramız­daki diğer farklılıkları aşmaya ve daha derin sinerjiler keşfetmeye çalışmak için iyi bir ortam.

İliş­kilerimizi yürütmek için başka yollar bulmaya çalışmanın şimdi tam zamanı.

Bu yaklaşım, Avru­pa Komisyonu’nda, Avrupa Kon­seyi’nde, hatta Avrupa’nın tama­mındaki genel durumdur.

Yani, Türkiye’yi ticaret, gaz, enerji gi­bi birçok konuda ana giriş kapısı olarak yeniden keşfediyoruz.”“Askeri güç üyeliğin kapısını açmaz” “Türkiye’de bazı medya kuru­luşları tarafından sürekli yayıl­maya çalışılan bir görüş var; Tür­kiye’nin askeri gücünün Avru­pa Birliği’ne üyeliğin kapılarını açacağı yönünde.

Bu doğru değil.

Böyle bir durum yok.

Benim gö­revim herkese şunu hatırlatmak: AB’ye üyelik süreci, demokrasi ve diğer temel değerlerle ilgili bir süreç ve bunun kestirme bir yolu yok.

Ortaklık ise ortak çıkarlarla ilgili bir durum.”“Ortaklık, çıkarlarla, yatay ve ticari faaliyetlerle ilgilidir.

Bir­likte ticari faaliyetler yapabiliriz, birçok başka konuyu ele alabili­riz.

Bu konularda, Avrupa Parla­mentosu da dahil olmak üzere, biz çok açığız.

AB olarak biz çok pratik olmaya çalışıyoruz.

Av­rupa Parlamentosu’nun görüşü, Avrupa Birliği’nin şimdi oturup (Türkiye ile) Gümrük Birliği’nin modernizasyonu hakkında ko­nuşmaya başlaması gerektiği yö­nünde.

Ancak bu sürecin sonun­da demokraside ve siyasi alanda bazı ilerlemelerin de olması ge­rekiyor.”Türkiye- Avrupa Birliği İş Zirvesi’ne eleştiri “AB- Türkiye ilişkilerine ba­zı gerçekçi yaklaşımlar getirme­nin iyi olacağını düşünüyorum.

Birkaç ay önce Brüksel’de ‘Avru­pa Birliği -Türkiye İş Zirvesi’ dü­zenlendi.

Ve o zirvede önde ge­len Türk işadamlarından birisi, ‘AB’nin Türkiye’ye, Türkiye’nin AB’ye ihtiyaç duyduğundan daha fazla ihtiyaç duyduğunu’ söyle­di.

Buraya bu fikirlerle gelmeyin çünkü bu söylem, Türkiye’nin iç kamuoyu için söylenmiş bir söylem.

Burada bu propaganda­yı tekrarlamayın.

Türkiye’de du­yulması gereken şeyleri burada söylemek iyi değil.”“Türkiye dış güvenlik konusunda uyum sağlamalı” “Katılım sürecini yeniden başlatmak için temel koşullar olarak gördüğümüz koşullardan biri, Türkiye’nin Avrupa Birli­ği adayı ve Avrupa Birliği üye­si olmak için önce dış güvenlik konusunda uyum sağlaması.

Bu, ülkenin egemenlik açısından bağımsız bir dış politikaya sa­hip olmasını engellemez.

Örne­ğin AB üyesi ülkeler arasında da İspanya Başbakanı Pedro San­chez bir şey söylüyor, Alman­ya Şansölyesi bambaşka bir şey söylüyor.”“Vize konusu tamamen Türk yetkililerin elinde”AB ülkelerine kısa süreli seyahat için Schengen vizesinin tamamen kaldırılması konusunun aslında tamamen Türk yetkililerin elinde olduğunu savunan Sanchez Amor, biz konusuyla ilgili şunları söyledi: “Türkiye’nin vize serbestisi için karşılanması beklenen hususlar, 72 kriter olarak sıralanıyor.

Bu çerçevede Türkiye’nin vize serbestisi için 72 kriterden karşılanması gereken 6 kriter kaldı.

Ancak görünüşe göre üst düzey yetkililer bu konuya pek ilgi göstermiyorlar.

Türkiye’de yetkililer sorunu yeşil pasaportla ve hizmet pasaportuyla çözmeyi tercih ediyor.”

İlgili Sitenin Haberleri