Haber Detayı

Her yıl 2 milyon kişi bu hastalığa yakalanıyor! Gençler arasında yayılıyor
Aile hurriyet.com.tr
10/03/2026 13:14 (3 saat önce)

Her yıl 2 milyon kişi bu hastalığa yakalanıyor! Gençler arasında yayılıyor

Mart ayı, dünya genelinde ‘Kolon Kanseri Farkındalık Ayı’ olarak kabul ediliyor. Kolorektal kanserler -her iki cinsiyet için- görülme sıklığı açısından 3. sırada yer alıyor ve her yıl dünyada yaklaşık 2 milyon insana kolorektal kanseri tanısı konuluyor. Sağlık Bakanlığı Türkiye Kanser İstatistikleri verilerine göre, ülkemizde de kolorektal kanserinin sıklık sıralaması dünya ile paralel olup, 2018 yılında 7.000’den fazla kişinin yeni tanı aldığı biliniyor.

“Son yıllarda kolorektal kanserinin görülme sıklığı 50 yaş altı genç nüfusta artış gösteriyor. 50 yaş altındaki %6-10’luk kolorektal kanser sıklığı 1990 ve 2013 yılları arasında ikiye katlanmış, son dönemde ise artarak devam ediyor.

Genç yaşlarda tanı alan kolorektal kanser hastasının artışını da giderek büyüyen bir tehlike olarak değerlendiriyoruz.

Genç popülasyonlarda kolorektal kanser için rutin tarama eksikliği nedeniyle daha geç evrelerde tanı konulması ve gençlerde daha farklı seyredebilen tümör davranışları bu durumda etkili olabiliyor” diyen Genel Cerrahi Uzmanı Prof.

Dr.

Ahmet Rencüzoğulları kolektral kanserler hakkında hayati bilgiler paylaştı.

Değiştirilebilen risk faktörleri içerisinde fazla miktarda kırmızı ve işlenmiş et tüketimi, liften fakir beslenme, obezite, yetersiz fiziksel aktivite, alkol ve sigara kullanımı yer alırken, değiştirilemeyen risk faktörleri içerisinde yaş, genetik hastalıklar, aile öyküsü, inflamatuvar bağırsak hastalığının varlığı (ülseratif kolit ve Crohn hastalığı) ve batına yönelik önceden radyasyon maruziyeti yer alıyor.

Bu açıdan bakıldığında, modern yaşam tarzının beraberinde getirdiği beslenme alışkanlıklarındaki değişimler ve yetersizleşen fiziksel aktivite, kolon kanseri riskini artıran önemli unsurlar arasında değerlendiriliyor.

Kolorektal kanser erken evrelerde sıklıkla hiç belirti vermeyebilir ya da hafif semptomlarla seyredebilir.

Dikkat edilmesi gereken belirtiler arasında şunları sıralayabiliriz:- Fark edilmeyen gizli kanamalara bağlı halsizlik ve yorgunluk gibi anemi bulguları- Bağırsak alışkanlığında değişiklikler (özellikle kabızlık)- Makattan kanama - Dışkılama sonrası rahatlayamama,- İnce dışkılama,- Karın ağrısı- Kilo kaybıBu belirtiler kolorektal kansere özgün olmamakla birlikte, uyarıcı nitelikte şikayetlerdir, ciddiye alınmalıdır.

Toplumda kolonoskopiye yönelik bazı endişeler olsa da işlem genellikle sedasyon altında gerçekleştirildiği için ağrı hissedilmeden tamamlanıyor.

İşlem öncesinde bağırsak temizliği için hazırlık süreci vardır ve özel bir diyet uygulanır.

İşlem sonrasında ise hastalar kısa bir gözlem süresinin ardından günlük yaşamlarına kısa zamanda dönebiliyor.

Kolon kanseri taramalarında temel amaç, kanser öncülü lezyonların tespiti veya mevcut kanseri tamamen tedavi edilebilecek kadar erken evrelerde tespit edebilmektir.

Bu bakımdan, başta kolonoskopi ve gaitada gizli kan testi olmak üzere, tarama programlarına uyum oldukça büyük bir öneme sahiptir.

Kolorektal kanserlere bağlı ölümleri azaltmanın en etkili yolu, erken tanıdır.

Bu nedenle, başta kolonoskopi olmak üzere, tarama programlarına düzenli olarak uyulması büyük önem taşıyor.

Tarama sayesinde kanser öncülü polipler henüz kansere dönüşmeden tespit edilerek ve çıkarılarak temizlenmesi veya kanserin çok daha erken evrelerde tespit edilmesi mümkün olacaktır.

Bu bakımdan ‘Kolon Kanseri Farkındalık Ayı’ gibi dönemler tarama programlarının yaygınlaştırılması, toplumun belirtiler konusunda bilgilendirilmesi ve özellikle aile öyküsü ya da genetik yatkınlığı bulunan yüksek riskli kişilerin tespit edilmesi için farkındalık oluşturulması açısından önem taşıyor.

Bağırsak sağlığını korumak hem günlük yaşam konforumuz hem de kolorektal kanserden korunma açısından büyük önem taşıyor.

Bu noktada temel yaklaşım, sağlıklı yaşam alışkanlıklarını benimsemek ve düzenli taramaları ihmal etmemektir.

Sebze, meyve, tam tahıllar, kuru baklagiller ve yağlı tohumlar gibi lif açısından zengin gıdalarla beslenmek, işlenmiş ve kırmızı et tüketimini sınırlamak, düzenli fiziksel aktivite yapmak, sağlıklı kiloyu korumak, yeterli su tüketmek, sigara ve aşırı alkol kullanımından kaçınmak riski azaltmada önemli rol oynuyor.

Bununla birlikte, 45 yaşından itibaren (risk grubunda olan kişilerde daha erken yaşta) düzenli tarama programlarına katılmak, erken tanı sayesinde hayat kurtarıcı olabiliyor.

İlgili Sitenin Haberleri