Haber Detayı

Çalmadığı kapı, gitmediği doktor, hastane kalmadı... Tek isteği 1 yudum su içebilmek!
3. sayfa haber3.com
10/03/2026 13:42 (2 saat önce)

Çalmadığı kapı, gitmediği doktor, hastane kalmadı... Tek isteği 1 yudum su içebilmek!

Ankara’da yaşayan 79 yaşındaki bir vatandaş 1992 yılında yaşadığı karbonmonoksit zehirlenmesi sonrası sudan tiksinerek 34 yıldır su içemiyor. Sadece çay ve gazozla hayatını sürdüren Akbıyık, yaşadığı bu psikolojik travmanın çözümü için doktorlardan destek bekliyor.

Ankara'da yaşayan 79 yaşındaki Mustafa Akbıyık, 1992 yılında yaşadığı talihsiz bir karbonmonoksit zehirlenmesi sonrası hayatını değiştiren nadir bir durumla karşı karşıya kaldı.34 yıl önce sobadan sızan gaz nedeniyle eşiyle birlikte zehirlenen Akbıyık, komadan çıktıktan sonra su içme yetisini psikolojik olarak kaybettiğini ifade ediyor."Zehirlenme Sonrası Sudan Tiksinmeye Başladım"Olay gününü anlatan Akbıyık, zehirlenmenin ardından eve döndüğünde sudan tiksinmeye başladığını belirtiyor. "Bir yudum içsem bile kendimi kaybediyorum, büyük bir tiksinti duyuyorum" diyen Akbıyık, günlük sıvı ihtiyacını sadece çay ve gazozla karşılayabildiğini söylüyor.79 yaşındaki Akbıyık, sağlık durumunu şu sözlerle özetliyor:"İlaç içeceğim zaman dahi çocuklarım elimi ayağımı tutmak zorunda kalıyor, çünkü su içemiyorum.""Artık Normal Bir Hayat Sürmek İstiyorum"34 yıldır Ankara’da birçok sağlık kuruluşuna başvurduğunu ancak bu psikolojik tıkanıklığı aşamadığını dile getiren Mustafa Akbıyık, artık sosyal ve fiziksel açıdan normalleşmek istediğini vurguluyor"Suya, kolaya, meyve suyuna hasret kaldım.

İnsanlar gibi gönül rahatlığıyla içebilmek, hayatın tadına varmak istiyorum" diyerek uzmanlardan yardım çağrısında bulunuyor.Psikolojik Travma ve İyileşme SüreciUzmanlar, karbonmonoksit zehirlenmesi gibi travmatik olayların, beyindeki koku ve tat alma merkezleriyle ilişkilendirilen bazı "fobi" benzeri reaksiyonları tetikleyebileceğini belirtiyor.Akbıyık'ın yaşadığı durum, travma sonrası stres bozukluğunun nadir görülen somatik belirtilerinden biri olarak değerlendiriliyor.

Uzmanlar, bu tür vakalarda bilişsel davranışçı terapiler ve sistematik duyarsızlaştırma yöntemlerinin umut verici sonuçlar verebileceğini hatırlatıyor.

İlgili Sitenin Haberleri