Haber Detayı

Yeniden Refah'tan ABD'ye Halkbank tepkisi
Güncel odatv.com
10/03/2026 17:02 (4 saat önce)

Yeniden Refah'tan ABD'ye Halkbank tepkisi

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, ABD’de süren Halkbank davasının Türkiye’ye yönelik siyasi bir baskı aracı olduğunu savundu. Kılıç, “Bu dava Türkiye’nin ekonomik ve egemenlik haklarına müdahaledir” dedi.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, partisinin Genel Başkan Fatih Erbakan başkanlığında toplanan haftalık olağan MYK toplantısı sonrası basın toplantısı düzenledi.

Kılıç basın toplantısında başta Halkbank davası olmak üzere, ABD-İsrail ve İran savaşı olmak üzere gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 'HALKBANK DAVASI SİYASİDİR' Halkbank davasının ABD tarafından Türkiye’ye yönelik bir tehdit unsuru olarak kullanıldığını savunan Kılıç şöyle konuştu: "Amerika Birleşik Devletleri'nde görülmekte olan Halkbank davası siyasetimizin, diplomasimizin ve ekonomimizin bir Demokles kılıcı olarak, tehdit unsuru olarak karşımızda durmaktaydı.

Durmaktaydı diyorum çünkü gelişmeler var.

Baştan itibaren Halkbank davasında söylediğimiz şu oldu: ABD’de açılan Halkbank davası Türkiye'nin ekonomik haklarına ve egemenlik haklarına müdahaledir.

Halk Bankası yargılama yetkisi Amerika Birleşik Devletleri'nde değildir.

Bu dava hukuki değil, siyasidir. 10 yıl aşkın süredir devam eden bu süreç kasten sonlandırılmamakta, Türkiye ekonomisi üzerinde bir tehdit unsuru olarak tutulmaktadır.

ABD'nin hukuk tanımayan, tehditkâr, zorba Başkanı Donald Trump bu davayı Türkiye'ye parmak sallamak için kullanmaktadır.

Nihayet öğreniyoruz ki, Halkbank'la ABD makamları arasında ertelenmiş kovuşturma anlaşmasına varılmış.

Ertelenmiş kovuşturma anlaşması hemen çözüm değildir.

Çözüm sürecine girilmesidir.

Bir ayı da, altı ayda bulabilir, bir yıla da sarkabilir.

Ne oldu, nasıl oldu ayrıntılarını bilmiyoruz.

Ancak Halkbank'ın KAP bildirimini okuduk.

Kamu Aydınlatma Platformu'na (KAP) göndermiş olduğu beyanı dikkatle takip ettik.

Türkiye'nin bir tehdit unsurundan kurtulmuş olmasını memnuniyetle karşılıyoruz.

Eğer bu tehdit bertaraf olduysa Türkiye için bugün, dün olduğundan daha iyi bir gündür.

Umarız gelecekte öğreneceğimiz ağır bir maliyet söz konusu olmamıştır.

Burada temennimiz en kısa sürede nihai anlaşmanın imzalanması ve Halkbank üzerindeki tehdidin, Halkbank üzerinden de Türkiye'ye yöneltilen tehditlerin tümüyle ve nihai olarak kesin bir şekilde ortadan kaldırılmasıdır."'TÜRKİYE SAVAŞIN TARAFI OLMAMALIDIR'Kılıç, ABD ve İsrail'in, İran ile olan çatışmalarında Türkiye'nin rolüne ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:"Bölgemizde savaş var.

Hassas günler yaşanıyor.

Türkiye, ABD ve İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü savaşta taraf olmaya zorlanıyor.

Türkiye İran'a karşı yürütülen savaşın tarafı olmamalıdır.

Türkiye İran meselesinde barış arayanların lider ülkesi olmalıdır.

Türkiye bölgede savaşın şiddetlenmesine değil, ateşin harlanmasına değil, barışın yaklaşmasına ve ateşkesin sağlanmasına öncü olmalıdır.

ABD ile NATO'dan olan ittifak ilişkisini İran'a yönelik uluslararası hukuka dayanmayan saldırıların sonlandırılması yönünde seferber etmelidir.”'TÜRKİYE TOPRAKLARINA DÜŞEN BİR FÜZENİN FAİLİ MEÇHUL OLMASI MEVZU BAHİS DEĞİLDİR'‘Türkiye, Amerika-İsrail senaryolarının parçası olmayacaktır, olmamalıdır.’ diyen Kılıç, şöyle devam etti: “Türkiye'ye atılan füzeler var.

Daha doğrusu Türkiye topraklarına düşen füzeler menşei ve kaynağı konusunda Sayın Cumhurbaşkanı ile İran Cumhurbaşkanı arasında ve iki ülke dışişleri bakanları diplomatik makamlar arasında devam eden görüşmeler var.

Kaynağı araştırılmalıdır, bulunmalıdır.

Fail ortaya çıkarılmalıdır.

Teknolojinin geldiği seviye dünyanın neresinden ateşlenirse ateşlensin bir füzenin kim ya da kimler tarafından ateşlendiğini belirleyecek düzeydedir.

Türkiye topraklarına düşen bir füzenin faili meçhul olması, ateşlendiği yerin bilinmemesi, kaynağının belirlenememesi mevzu bahis değildir.

Kimse kimseyi kandırmaya kalkmasın.”'SORUNLARIN KAYNAĞI İSRAİL'DİR'Ortadoğu'da sorunların kaynağı İran değil, İsrail'dir olduğunu kaydeden Kılıç, “Bu gerçek görülmelidir.

Parası ödenmiş F-35'lerimizi teslim etmeyenlerin, F-16'larımızın parası mukabilinde modernizasyon projesine onay vermeyenlerin dostluğuna nasıl güvenebiliriz?

Bu soruyu tekrar tekrar sormalıyız.

Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri NATO'da müttefik ama aynı Amerika Birleşik Devletleri, İsrail'e verdiği, Yunanistan'a verdiği, Kıbrıs Rum kesimine konuşlandırdığı F-35'lerimizi parası ödenmiş olduğu halde Türkiye'ye teslim etmekten imtina ediyor.

Öte yandan elimizdeki F-16'larımızın modernizasyon projelerine, Türkiye'nin ısrarlı taleplerine rağmen temsilciler meclisinden onay verdirmiyor.

Burada şu soruyu sormak hakkımızdır: Yıllardır vermedikleri savunma sistemlerini şimdi gönderiyorlar.

Bu sistemler Türkiye'yi korumaya mı yönelik olarak kullanılacaktır?

Yoksa Türkiye'deki İncirlik ve Kürecik üslerini korumak mı tek amaçtır?” dedi.'TÜRKİYE'NİN HAVA SAHASI YOL GEÇEN HANI DEĞİLDİR'İran tarafından ateşlendiği öne sürülen füzelere ilişkin ise Kılıç, “Madem Türkiye'nin güvenliği NATO üyesi ülkeler açısından bu kadar önemlidir, değerlidir, kıymetlidir, F-35'lerimiz de derhal teslim edilmelidir.

F-16 modernizasyon projesine de derhal onay verilmelidir.

Bu husus tartışmaya açıktır.

Patriot savunma sistemlerinin Türkiye'ye bugün verilecek olması bizim ihtiyacımızdan mı, ABD'nin ihtiyacından mı sorusu tartışmaya açık bir soru olarak ortadadır.

Ancak hiç kuşku yok ki Türkiye'nin hava sahası yol geçen hanı değildir ve Türkiye her şart altında egemenlik haklarını korumaya kendini savunmaya muktedir bir ülkedir." İfadelerini kullandı.'KENDİ SAVAŞININ BİR AYGITI OLARAK KULLANMAK İSTEDİ'Kılıç, Trump'ın İran'da yaşayan Kürtler ile ilgili açıklamasını, 'ABD'nin İran'da Kürtler üzerinden bir vesayet savaşı başlatmaya çalışmak' olarak nitelendiren MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin sözlerine yönelik de şunları söyledi:"Sayın Bahçeli'nin tepkisini son derece doğru ve yerinde bir tepki olarak görüyorum.

DEMp Parti'den de bu yönde gelen açıklamalar var.

Keza öncesinde bizim de yaptığımız açıklamalar var.

Ama bizim haberlerimiz kayıt altına alınsa bile kameralarla ekranlardan yansıtılmadığı için bizim açıklamalarımız maalesef bu konuda gündem olmadı.

Amerika Birleşik Devletleri, Ortadoğu'daki Kürt unsuru Irak'ta aynı şekilde kendi savaşının bir aygıtı olarak kullanmak istedi.Suriye sürecinde aynı şekilde Amerika Birleşik Devletleri silahlandırdığı Kürt grupları Suriye'nin dizaynında kullanmak istedi.

Bugün Trump'ın İran Kürtlerine yaptığı çağrı var.

İran'a karşı ayaklanmaya, kendi devletine, kendi sistemine, kendi başkentine, kendi bayrağına karşı suç işlemeye Kürtleri davet eden bu yaklaşımları kınadık, kınıyoruz.

İran Kürtleri'nin ABD'den gelen bu çağrıları dikkate almamasını, bu yönde bir adım atmamasını, kendi devletine, kendi bayrağına karşı ayaklanmamasını da takdirle karşılıyorum.'ABD'NİN MENFAATLERİ İÇİN HİÇBİR KÜRT AYAKLANMAYACAKTIR'“ABD'nin menfaatleri için hiçbir Kürt ayaklanmayacaktır.

Kendi Devletine, kendi toplumuna, kendi halkına karşı isyan içinde olmayacaktır.

Daha önce bu kürsüden söyledim.

Bir kere daha söylüyorum: Kürtlerin gerçek dostu Türklerdir.

Türklerin gerçek dostu da Kürtlerdir.

Bu coğrafyada yaşayan kadim halklar, Kürtler, Türkler ve Arapların gerçek dostu bu halkların birbirine olan dostluğundan mürekkeptir.

İsrail'le dostluk aramayalım, yolda bırakırlar.

ABD ile dostluk aramayalım.

Göstermezler, yolda bırakırlar.

İşlerine geldiklerinde dost olurlar.

Gelmediğinde parası ödenmiş F-35'leri teslim etmekten kaçınırlar.

O nedenle Sayın Bahçeli'den gelen DEM Parti'den gelen çağrıları biz de bu kürsüden yineliyoruz.

Ortadoğu'nun kadim halkları egemenliği altında yaşadıkları devletlerin bayrağına egemenlik haklarına, sınırlarına saygı duymalı ve hiçbir küresel oyunun parçası olmamalıdır."Odatv.com

İlgili Sitenin Haberleri