Haber Detayı
CHP'li Nazlıaka: ‘Aile yılında 297 şüpheli ölüm, 294 de kadın cinayeti işlendi’
CHP Aile ve Sosyal Hizmetler Politika Kurulu Başkanı Aylin Nazlıaka, MEF Üniversitesi'nde düzenlenen 8 Mart Dünya Kadınlar Günü konferansına katıldı. Nazlıaka, Geçtiğimiz yıla 'aile yılı' dediler, aile yılında 297 şüpheli ölüm, 294 de kadın cinayeti işlendi. İlk kez şüpheli ölüm sayısı kadın cinayeti sayısına yaklaştı ve bu aile yılında oldu. Dolayısıyla içinde bulunduğumuz dönem kadının en temel hakkı olan yaşam hakkının tehdit altında olduğu bir dönem dedi.
CHP Aile ve Sosyal Hizmetler Politika Kurulu Başkanı Aylin Nazlıaka, MEF Üniversitesi Kadının İnsan Hakları Kulübü iş birliğiyle düzenlenen 8 Mart Dünya Kadınlar Günü konferansında üniversitenin öğrencileriyle bir araya geldi.
Programda konuşan Nazlıaka, şunları kaydetti: Bizim değişimi, dönüşümü öncelikle zihniyetten başlatıp medyada dahil olmak üzere her yerde dilimizi de değiştirerek başlatmamız gerekiyor.
Dilden başlayarak bu değişimi, dönüşümü gerçekleştirmek gerekiyor.
Ben kadının insan hakları konusundaki temel sorunları iki başlıkta değerlendireceğim.
Birincisi yaşam hakkı.
Çünkü Türkiye'de her gün en az iki kız kardeşimiz katlediliyor.
Her üç kadından birisi hayatının bir döneminde şiddet türlerinden en az birine maruz kaldığı için bunu konuşmamız gerekiyor.
İkincisi ise haklara, kararlara ve kaynaklara erişim.
Bunun içerisinde siyaset, eğitim, sağlığa, kamusal kaynaklara ve adalete erişim var.
Türkiye'de aynı gün aynı isim ve soyadında birbirini tanımayan iki kadının dahi katledildiği bir sürece evrildi.
Ve kadına yönelik şiddetle mücadelede bizim can simidimiz olan İstanbul Sözleşmesi bir gecede tek adam tarafından fesih edildi. 6284 nolu ailenin korunması ve kadına yönelik şiddet önlenmesi yasası da budanmaya çalışılıyor.
O yüzden bizim hem İstanbul Sözleşmesi'ne hem 6284'e imzalamaya ihtiyacımız var.
OKUMA YAZMA BİLMEMEK DEMEK KADINI ŞİDDET SARMALINDAN ASLA KURTARAMAMAK DEMEK İçinde bulunduğumuz dönemde bir de mağdur suçlayıcılık başladı.
Önceki İçişleri Bakanı diyor ki 'Kadınlar öldürülüyor.
Biz koruma kararı veriyoruz ama katile kapıyı açmasaydı onlar da, onun için öldürülüyor' diyor.
Peki o katil, o kadına nasıl o kadar yaklaşabiliyor koruma kararına rağmen?
Geçtiğimiz yıla 'aile yılı' dediler, aile yılında 297 şüpheli ölüm, 294 de kadın cinayeti işlendi.
İlk kez şüpheli ölüm sayısı kadın cinayeti sayısına yaklaştı ve bu aile yılında oldu.
Dolayısıyla içinde bulunduğumuz dönem kadının en temel hakkı olan yaşam hakkının tehdit altında olduğu bir dönem.
Gelelim haklara, kararlara, kaynaklara erişime.
Türkiye'de halen 2 milyon civarında okuma yazma bilmeyen kadın var.
Okuma yazma bilmemek demek kadını şiddet ve ekonomik şiddet sarmalından asla ve asla kurtaramamak demek.
Bugün Türkiye 1930 yerelde, 1933'te köy ihtiyar heyetlerinde ve muhtarlıklarda, 1934'te de parlamentoda kadının seçme seçilme hakkını kazandığı ve bu ilerici adımla o dönemde yapılan ilk seçim olan 1935 yılında parlamentoda kadın temsili oranı açısından dünya ikincisi olan bir ülke iken şu an parlamentoda kadın temsili oranı açısından 129. sırada yer alıyor.
Ben bir kez daha büyük devrimci, ülkemizin kurucusu ve kurtarıcısı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü saygıyla, minnetle anıyorum.