Haber Detayı
Küresel çelik zincirinde Ortadoğu kırılması
Artan enerji fiyatları, yükselen sigorta primleri ve aksayan sevkiyatlar çelik üretim maliyetlerini yukarı çekiyor. İran arzındaki olası kesinti özellikle kütük ve yarı mamul piyasasında arzı daraltabilir. Analistler, özellikle Asya ve Ortadoğu’da fiyatların yukarı yönlü baskı altında kalabileceğini belirtiyor.
EVRİM KÜÇÜK Ortadoğu’da tırmanan İran gerilimi ve Hürmüz Boğazı çevresinde artan güvenlik riski küresel çelik piyasasında yeni bir belirsizlik dalgası yarattı.
Enerji fiyatlarındaki sıçrama, gemi trafiğinde yaşanan aksamalar ve önemli çelik üreticileri arasında yer alan İran’dan yapılan sevkiyatların yavaşlama ihtimali özellikle Asya ve Ortadoğu piyasalarında fiyat beklentilerini yukarı yönlü çeviriyor.
Analistler, kriz uzarsa hem üretim maliyetlerinin hem de çelik fiyatlarının küresel ölçekte artabileceği görüşünde.
Enerji şoku maliyetleri yükseltiyor Küresel petrol ve LNG ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı, enerji piyasaları için kritik bir geçiş noktası.
Brent petrol fiyatının kısa süre içinde varil başına 90 doları aşması piyasaların kırılganlığını gösterirken, bu artış çelik üretim maliyetlerine de doğrudan yansıyor.
Özellikle elektrik ark ocağı (EAF) ile üretim yapan tesisler, doğrudan indirgenmiş demir (DRI) kullanan gaz bazlı üreticiler ve Avrupa, Türkiye ile Ortadoğu’daki doğal gaz bağımlı çelik fabrikaları yükselen enerji maliyetlerinden en fazla etkilenecek segmentler arasında gösteriliyor.
Enerji fiyatlarının yüksek kalması halinde küresel çelik maliyet eğrilerinin yukarı kayacağı ve marjinal üretim maliyetlerinin artacağı belirtiliyor.
İran çeliğinin devre dışı kalması piyasayı sıkıştırabilir İran, yarı mamul ve mamul çelik ürünlerinde bölgesel ticarette önemli bir tedarikçi konumunda bulunuyor.
Ülke son İran takvim yılının ilk on ayında 10,32 milyon ton çelik ürünü ile 20,7 milyon ton demir cevheri konsantresi ve pelet ihraç etti.
Türkiye, Pakistan, Ermenistan ve Güneydoğu Asya pazarları, İran çeliğinin önemli destinasyonları arasında yer alıyor.
Ancak saldırıların ardından tüccarlar, yükleme ve boşaltma faaliyetlerinde belirgin bir düşüş olduğunu ve bazı tekliflerin askıya alındığını belirtiyor.
İran’ın aylık ortalama yaklaşık 250 bin tonluk slab ve kütük ihracatının geçici olarak devre dışı kalması, özellikle Güneydoğu Asya ve Körfez pazarlarında arzın sıkılaşmasına neden olabilir.
Çin’den yapılan sevkiyatlar aksıyor Krizin en hızlı hissedilen etkilerinden biri deniz taşımacılığında ortaya çıktı.
Bazı tüccarlar, çelik ve hammaddelerin Umman limanlarına yönlendirilip buradan karayoluyla Körfez ülkelerine taşınabileceğini ifade ediyor.
Ancak bu alternatif güzergâh lojistik maliyetlerini ciddi biçimde artırıyor.
Çinli ihracatçılar ise artan navlun maliyetleri ve sigorta riskleri nedeniyle Orta Doğu’ya yeni teklifleri geçici olarak durdurduklarını belirtiyor.
Fiyatlar şimdiden hareketlendi Piyasa kaynaklarına göre arz ve lojistik risklerinin fiyatlara yansıması başladı.
Endonezyalı bir üreticinin slab fiyatlarını ton başına 5 dolar, sıcak haddelenmiş rulo fiyatlarını ise 10 dolar artırdığı bildiriliyor.
Bazı Çinli tüccarlar da kütük fiyatlarını yükseltirken navlun maliyetlerinin yüzde 15-20 arttığını ifade ediyor.
Analistler, İran kaynaklı arzın azalması ve enerji maliyetlerinin yükselmesi halinde özellikle kütük, uzun ürünler ve yarı mamul çelik fiyatlarının kısa vadede destek bulacağını belirtiyor.
Türkiye pazarını 3 yoldan etkileyebilir Ortadoğu’da tırmanan gerilim ve Hürmüz Boğazı çevresinde artan güvenlik riskleri, Türkiye’nin çelik ticaretini de yakından ilgilendiriyor.
Türkiye alternatif kaynaklara yönelebilir: Bölgesel ticarette önemli bir tedarikçi olan İran, özellikle yarı mamul ürünlerde Türkiye için önemli kaynaklardan biri konumunda bulunuyor.
Piyasa verilerine göre İran’ın çelik ihracatında Türkiye başlıca destinasyonlar arasında yer alıyor.
Ülkedeki internet kesintileri, olası elektrik sorunları ve liman operasyonlarındaki aksamalar nedeniyle sevkiyatların yavaşlaması halinde Türkiye’nin kütük ve slab tedarikinde alternatif kaynaklara yönelmesi gerekebilir.
Üretim maliyetleri artabilir: Enerji fiyatlarındaki yükseliş de Türkiye’deki üreticiler için maliyet baskısı yaratabilecek önemli bir unsur olarak görülüyor.
Özellikle elektrik ark ocağı (EAF) ile üretim yapan tesisler ve doğal gaz bazlı doğrudan indirgenmiş demir (DRI) kullanan üreticiler enerji maliyetlerindeki artıştan doğrudan etkilenebilir.
Türkiye için yeni ihracat fırsatları doğabilir: İran’dan yapılacak sevkiyatların azalması halinde Güneydoğu Asya’daki alıcıların da Türkiye menşeli kütük ve uzun ürünlere yönelebileceği, bunun ise Türk üreticiler için ihracat fırsatı yaratabileceği belirtiliyor.