Haber Detayı

Üretim araçları sendikanın olursa - Engin Ünsal
Yazarlar cumhuriyet.com.tr
11/03/2026 04:00 (3 saat önce)

Üretim araçları sendikanın olursa - Engin Ünsal

İşçi sendikalarının temel görevi işveren karşısında güçsüz olan işçi sınıfına güvenli bir çalışma ortamı ve üretimden hakça bir pay sağlamaktır.

İşçi sendikalarının temel görevi işveren karşısında güçsüz olan işçi sınıfına güvenli bir çalışma ortamı ve üretimden hakça bir pay sağlamaktır.

Sendikalar üyelerinin işyerlerinde söz sahibi olmasından ve parasal olarak emeklerinin karşılığını onlara sağlamakla sorumludurlar.

Zaman içinde bu sorumluluğun sınırları genişlemiş ve sendikaların bu temel görevler yanında üretim araçlarına sahip olması da gündeme gelmiştir.

Sendikal sorumluluğun yeni tanımı nedeni ile işçi sendikalarda bazı ülkelerde üretim araçlarının sahibi olmuş ve başarılı örnekler vermişlerdir.

Bu bağlamda İsrail İşçi Sendikaları Konfederasyonu Hisdatrut Solel Bonel isimli bir inşaat şirketi kurarak ihalelere katılmış ulusal ve uluslararası alanlarda adından söz ettirmiştir.

Alman İşçi Sendikaları Konfederasyonu DGB bir matbaaya sahiplik yapmış ve Lufthansa’da hissedar olmuştur.

İsveç İşçi Sendikaları Konfederasyonu LO üyelerine ucuz tüketim malları sağlayan bir mağazalar zinciri kurmuştur.

Bu yoldan ülkelerin ekonomik yapılarında özel sektör ve kamu sektörünün yanında bir emek sektörünün yaratılmasına ve bu sektörde mesleki eğitim, kaliteli hizmet üyeler ve tüketiciler için ucuzluk yaratılarak toplumun satın alma gücüne katkıda bulunulmaya çalışılmıştır.

Bu konuda ülkemizde kamuoyunca bilinmeyen bir örnek yaşanmış ve bir sendika kendi işkolunda bir işletmeye sahiplik yapmıştır 70’li yılların başında Yeşilköy Havaalanı’ndaki lokantanın işletilmesi Türkiye Otel, Lokanta ve Eğlence Yerleri İşçileri Sendikası’na (OLEYİS) verilmiş ve sendika bu lokantayı örnek bir biçimde yönetebilmiştir.

Mesleğe yeni katılan işçiler burada eğitilmiş, yolculara ucuz ve kaliteli yemekler sunulmuş ve lokanta tamamen sendika üyesi işçiler tarafından yönetilmiştir.

YASAL BİR ENGEL YOK 2012’de yürürlüğe giren 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Yasası’nda sendikaların üretim araçlarına sahip olmasını engelleyen bir hüküm yok, aksine bu yolda özendirici bir hüküm var.

Yasanın 26. maddesinin 8. bendine göre sendikalar nakit mevcutlarının yüzde 40 oranında sanayi ve ticari kuruluşlara yatırımda bulunabileceklerdir.

Sendikaların üretim araçlarına sahip olması sendikacılıkta bir devrimdir ve iyi kullanılırsa ekonomide istihdam ve ucuzluk yaratmada bir rekabet ortamı yaratabilirler.

Kamuoyunca bilinmeyen bir gelişmeye değinmek de yarar var.

OLEYİS ile başlayan üretim araçlarında sahiplik veya söz sahibi olma olgusu, bu gelenekle yetişmiş ve OLAYİS’in kapanmasından sonra Türkiye Otel Lokanta Dinlenme Yerleri İşçileri Sendikası’nı (TOLEYİS) kurarak işkolunun en büyük sendikasını yaratmış genel başkan Cemail Bakındık’ın çabaları ile sürmektedir.

TOLEYİS birikimleri ile iki oteli satın alarak üyelerinin hizmetine sunmuştur.

Sendika bu otelleri hem eğitim amaçlı kullanacak hem de üyelerinin aileleri ile birlikte ucuz tatil yapmasını sağlayacaktır.

CESUR OLMAK ŞART İşçi sendikaları siyaset konusunda gösterdikleri çekingen tutumlarını ekonomik yatırımlar konusunda terk etmek ve kendi işkollarında üretim araçlarına sahiplik etme konusunda cesur adımlar atmak zorundadırlar.

Bugün ülkemizde sendikalar yalnızca birikimleri ile taşınmaz sahibi olmaya öncelik vermektir.

Ekonomiye hiç katkısı olmayan taşınmaz zenginliğini sendikalar sınırlamak zorundadırlar.

Yeni açılımlar yaparak hem sendikasız işçileri sendikalı olmaya özendirmeli hem de kamuoyundaki olumsuz sendika kavramının değişmesine katkıda bulunmalıdır.

Sendikalar kendi yapılarını ve demokrasiyi güçlendirmek için cesur adımlar atmak zorundadır.

Sendikaların yıldızının parlaması için ücret sendikacılığı yapmak yetmez, yeni bir sendikacılık modelinin yaratılması ve toplumsal sendikacılığın yapılması zorunludur.

DR.

ENGİN ÜNSAL 15.

DÖNEM CHP İSTANBUL MİLLETVEKİLİ

İlgili Sitenin Haberleri