Haber Detayı

Suriyeli Enes Layla’nın ölümüne ilişkin rapor: Polis ifadesiyle deliller çelişiyor
Güncel artigercek.com
11/03/2026 11:25 (3 saat önce)

Suriyeli Enes Layla’nın ölümüne ilişkin rapor: Polis ifadesiyle deliller çelişiyor

MAZLUMDER Adana Şubesi, Hatay’ın Dörtyol ilçesinde polis operasyonu sırasında yaşamını yitiren Suriyeli Enes Gıyas Layla’ya ilişkin rapor yayımladı. Raporda 'uzak atış' bulgusu ve parmak izi tespit edilememesinin polis ifadesiyle çeliştiği vurgulandı.

Artı Gerçek – MAZLUMDER Adana Şubesi, Hatay’ın Dörtyol ilçesinde polis operasyonu sırasında yaşamını yitiren Enes Gıyas Layla’nın ölümüyle ilgili hazırladığı inceleme raporunu yayımladı.

Raporda, olayın gerçekleşme biçimi ve polis müdahalesine ilişkin ciddi çelişkiler bulunduğu ifade edildi.

Mezopotamya Ajansı'nda yer alan habere göre; raporda, 15 Kasım’da Hatay Emniyet Müdürlüğü tarafından IŞİD’e yönelik düzenlenen operasyon sırasında Layla’nın evine arama kararı olmamasına rağmen polisler tarafından baskın yapıldığı yer aldı.

Baskın sırasında Layla yaşamını yitirdi.

Raporda, Layla’ya ait atletin sol ön askı bölümünde küçük bir delinme tespit edildiği ve yapılan fiziksel ile kimyasal incelemeler sonucunda atışın “uzak atış” niteliğinde olduğunun değerlendirildiği aktarıldı.

Bu bulgunun, şüpheli polis memurunun “Silah boynumda asılıyken arbede sırasında ateş aldı” yönündeki savunmasıyla bağdaşmadığı ve ciddi soru işaretleri doğurduğu ifade edildi.

Ayrıca yapılan kriminal incelemelerde şüpheli polis memurunun silahında Layla’ya ait herhangi bir parmak izine rastlanmadığı belirtildi.

Bu durumun, “maktulün silaha el attığı” yönündeki iddiayı destekleyen teknik bir delilin bulunmadığına işaret ettiği kaydedildi.

OPERASYONDAKİ ÇELİŞKİLER Raporda, Dörtyol Sulh Ceza Hakimliği kararına göre hedef şahsın evinde saat 06.30’da arama yapıldığı belirtildi.

Ancak Layla’nın 05.30 civarında vurulmuş olması ve yaklaşık bir saat sonra hedef kişinin kapısının normal şekilde çalınarak arama yapılması “dikkat çekici” bulundu.

Bu durumun, operasyon öncesinde dile getirilen “hedef şahsın çok tehlikeli olduğu ve canlı bomba yeleği giymiş olabileceği” yönündeki uyarıların gerçek bir risk mi yoksa müdahaleyi meşrulaştırmak için mi kullanıldığı konusunda soru işaretleri doğurduğu ifade edildi. 'ARAPÇA BAĞIRDI' İDDİASI TARTIŞMALI Dosyada yer alan ifadelerin incelenmesi sonucunda Layla’nın kapısının önüne çıkarak polislere Arapça bağırdığı yönünde net bir kanaate varılamadığı aktarıldı.

Raporda ayrıca Layla’nın Türkçeyi oldukça iyi konuşabildiğine dair bir kanaat oluştuğu ve herhangi bir adli suç kaydının bulunmadığı belirtildi.

Bu nedenle, sabit ikameti ve mesleği olan bir kişinin polisleri görünce kaçması ya da silaha tutunarak mukavemet göstermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu değerlendirmesine yer verildi. 'KİMLİK HATASI' İHTİMALİ Raporda polislerin arama kararı olmayan eve girme gerekçesini “maktulün hedef şahıs olabileceği” şeklinde açıkladıkları belirtildi.

Ancak hedef kişinin fotoğrafının polis memurlarına gösterilmiş olması, apartman girişindeki sensörlü lambaların çalışır durumda bulunması ve Layla ile hedef şahıs arasında yaklaşık 10 yıllık yaş farkı ve fiziksel benzerlik olmaması nedeniyle operasyonel tanımlama sürecinde ciddi bir kusur bulunduğu ifade edildi. 'MEŞRU MÜDAFAA' SAVUNMASI ZAYIF Raporda polislerin olayla ilgili ifadelerinde meşru müdafaa ve kaza iddiasında bulunduğu belirtildi.

Ancak Türk Ceza Kanunu kapsamında meşru müdafaa için saldırının haksız olması, müdahalenin saldırıyla eş zamanlı yapılması ve kullanılan gücün orantılı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği hatırlatıldı.

Somut olayda bu koşulların teknik delillerle ortaya konulamadığı ve bu nedenle meşru müdafaa savunmasının hukuki dayanağının zayıfladığı vurgulandı.

KONUT DOKUNULMAZLIĞI VE HÜRRİYET İHLALİ Raporda Layla’nın evine kapının kırılarak girilmesinin konut dokunulmazlığının ihlali anlamına gelebileceği ifade edildi.

Layla’nın ailesinin bir odaya kapatılması ve apartman sakinlerinin bir süre dairelerinden çıkmasına izin verilmemesinin ise Türk Ceza Kanunu kapsamında “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçunu gündeme getirebileceği belirtildi.

SORUŞTURMA ÇAĞRISI MAZLUMDER raporda, operasyona katılan diğer polis memurları ile emir-komuta zincirinde yer alan amirlerin de şüpheli sıfatıyla soruşturmaya dahil edilmesi gerektiğini belirtti. (HABER MERKEZİ) Ayrıca olayla ilgili yapılan resmi açıklamaların masumiyet karinesine uygun şekilde düzeltilmesi, balistik incelemelerin bağımsız uzmanlar tarafından yapılması ve otopsi raporunun yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulunuldu.

İlgili Sitenin Haberleri