Haber Detayı
AB’de nükleer enerji çatlağı
AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen nükleer enerjiden vazgeçilmesini "stratejik hata" olarak nitelendirerek küçük modüler reaktör projelerine destek açıklarken, Almanya Çevre Bakanı Carsten Schneider AB'nin bu stratejisini "nükleer hayal" olarak eleştirerek rüzgar ve güneş enerjisine odaklanılması gerektiğini ifade etti.
Avrupa Birliği (AB), küresel enerji krizi ve Orta Doğu'daki savaşın enerji fiyatları üzerindeki baskısıyla rotasını yeniden nükleer enerjiye çevirirken, üye ülkeler arasındaki görüş ayrılıkları dikkati çekiyor.Paris'te düzenlenen 2026 Nükleer Enerji Zirvesi'nde, AB ve Fransa küçük modüler reaktör (SMR) teknolojisiyle nükleer yarışın başladığını ilan ederken, Almanya, bu stratejiyi "geriye dönük ve verimsiz" bularak sert bir dille reddetti.Söz konusu zirvede, AB ve Fransa, SMR teknolojisine yönelik devasa yatırım ve genişleme planlarını kamuoyuna duyurdu.Zirveye katılan 40'tan fazla ülke ve uluslararası kuruluş temsilcisine seslenen Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, nükleer enerjinin küresel çapta yaygınlaştırılması gerektiğini vurguladı.
Macron, "Nükleer enerji ilerleme, refah ve bağımsızlığın kaynağıdır." diyerek, COP28'de alınan "küresel nükleer kapasiteyi 2050'ye kadar üç katına çıkarma" hedefine sadık olduklarını belirtti.Zirvede en dikkat çekici açıklama AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'den geldi.
Von der Leyen, Avrupa'nın düşük emisyonlu ve güvenilir bir enerji kaynağı olan nükleer güce sırtını dönmesini "stratejik bir hata" olarak tanımladı.
Orta Doğu'daki savaş nedeniyle tırmanan enerji fiyatlarını sert bir uyarı olarak nitelendiren von der Leyen, "Dünya genelinde nükleer enerjiye dönüş yaşanıyor ve Avrupa bunun bir parçası olmak istiyor." ifadelerini kullandı.Von der Leyen, Avrupa'nın yerli enerji kaynaklarının nükleer ve yenilenebilir olduğunu belirterek, doğru adımların atılması halinde bunların bağımsızlığın, tedarik güvenliğinin ve rekabet gücünün garantisi olabileceğini söyledi.BAZI ÜLKELER KARŞIAncak nükleer enerji politikası, AB üye devletleri arasında derin bir görüş ayrılığına neden oluyor.Fransa liderliğindeki İtalya, Polonya ve Macaristan'ın da dahil olduğu 16 ülke nükleer enerjiyi savunurken, Almanya, Avusturya ve İspanya'nın başını çektiği grup bu genişlemeye karşı çıkıyor.Almanya Çevre Bakanı Carsten Schneider, AB Komisyonu'nun nükleer enerjiyi canlandırma ve "mini reaktörleri" destekleme planlarını sert bir dille eleştirdi."Nükleer bir hayale tutunmak yerine, rüzgar ve güneş gibi daha güvenli ve ucuz alternatiflere odaklanıyoruz." ifadesini kullanan Schneider, küçük reaktörlerin "tehlikeli, verimsiz ve pahalı" olduğunu savunarak AB Komisyonu tarafından sunulan stratejiyi eleştirdi.Riskli bir teknolojinin 75 yıl sonra bile devlet sübvansiyonlarına ihtiyaç duymasının "düşündürücü" olduğunu belirten Schneider, "Daha iyi alternatifler uzun zamandır mevcutken, yeni ve riskli reaktörlere daha fazla vergi mükellefi parası harcanmasını doğru bulmuyorum." ifadelerini kullandı.SMR teknolojisinin uzun yıllardır yaygınlaşamadığına dikkati çeken Schneider, santraller küçülse de nükleer atık ve güvenlik gibi temel sorunların daha da artacağını savundu.Schneider, rüzgar ve güneşten elde edilen temiz enerjinin daha ucuz olduğunu belirterek, bu kaynakların uzun süredir enerji dönüşümünü başarıyla yönlendirdiğini ve radyoaktif atık üretmediğini vurguladı.Almanya'nın daha güvenli ve erişilebilir alternatiflere odaklandığını aktaran Schneider, nükleer enerjiden çıkış sürecinin ülkeyi belirgin şekilde daha güvenli hale getirdiğini savundu.Nükleer yatırımların önündeki en büyük engelin yüksek maliyetler ve inşa sürecindeki gecikmeler olduğu belirtiliyor.Fransa'da geçen yıl faaliyete geçen Flamanville reaktörünün maliyetinin 3 milyar avrodan 13 milyar avroya çıkması ve inşaat süresinin 5 yıldan 17 yıla uzaması, bu zorlukların en somut örneği olarak gösteriliyor.Macron, nükleer enerji projelerinin de hidrojen veya batarya projeleri gibi "Ortak Avrupa Çıkarı için Önemli Projeler (IPCEI)" kapsamına alınmasını ve devlet yardımlarıyla desteklenmesini talep ediyor.