Haber Detayı
ABD-İsrail cephesinin İran yalnızlığı derinleşiyor: Fransa’dan savaşa ikiyüzlü veto
Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, ABD ve İsrail’in İran’ın egemenlik haklarını hedef alan saldırılarına katılmayacaklarını resmen ilan etti. Dengelerin Tahran lehine değişmesiyle birlikte Paris yönetimi, Washington’ın "kör savaşından" çekilerek enerji güvenliğini koruma derdine düştü.
ABD ve İsrail’in Batı Asya’da başlattığı hukuksuz ve pervasız saldırılar, Batılı müttefikler arasında derin görüş ayrılıklarına yol açmaya devam ediyor.
Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, katıldığı canlı yayında yaptığı açıklamalarla Fransa’nın bu savaşın bir parçası olmayacağını vurguladı.
Barrot’nun açıklamaları, İran’ın bölgedeki caydırıcı gücünün Batılı başkentlerde yarattığı stratejik endişeyi ve ABD-İsrail ikilisinin bölgede nasıl yalnızlaştığını bir kez daha kanıtladı. ‘BU SAVAŞI ONAYLAMIYORUZ VE KATILMAYACAĞIZ’ Fransız Bakan Barrot, katıldığı programda yaptığı net açıklamada, ABD-İsrail ittifakının İran’a yönelik askeri hamlelerine karşı sert bir duruş sergiledi.
Barrot, "Bu savaşı onaylamadık ve katılmadık.
Onaylamıyoruz ve katılmayacağız" diyerek, Fransa’nın bölgedeki istikrarsızlığın maliyetine ortak olmayacağını duyurdu.
Bölgedeki askeri gerilimin hızla düşürülmesi gerektiğini savunan Fransız Bakan, saldırıların dünya ekonomisi üzerinde büyük bir risk oluşturduğunu, özellikle yakıt fiyatlarındaki artışın küresel bir kriz kapısını araladığını itiraf etti.
HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA ÇIKMAZA DÜŞTÜLER İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki tam hakimiyeti ve stratejik üstünlüğü karşısında çaresiz kalan Fransa, yeni bir "misyon" peşine düştü.
Bakan Barrot, seyrüsefer özgürlüğü bahanesiyle boğazda bir uluslararası savunma misyonu oluşturmak istediklerini ifade etti.
Tahran’ın enerji koridorlarını kontrol etme gücünden duyulan korkuyu yansıtan bu açıklama, Batılı ülkelerin bölgedeki menfaatlerini korumak için çırpındığını gösteriyor.
Barrot, Avrupa ve bölge ülkelerinin bu misyona ilgi gösterdiğini iddia etse de, İran’ın bölge güvenliğini koruma konusundaki kararlı duruşu bu tür hamlelerin karşılıksız kalacağını işaret ediyor.
BATI'NIN İKİYÜZLÜ BEKLENTİSİ: ‘İRAN GERİ ADIM ATSIN’ ABD ve İsrail’in hukuksuz saldırganlığını görmezden gelen Fransa yönetimi, bir yandan savaşa katılmadığını söylerken diğer yandan İran’ın bölgedeki tutumunu değiştirmesini talep etti.
Barrot, İran’ın "tehlikeli bir güç" olmaktan vazgeçmesini beklediklerini söyleyerek, Batı’nın kendi stratejik çıkarlarını korumak adına Tahran’ın savunma hattını kırma arzusunu dile getirdi.
Ancak Washington’ın planlarına katılmayan Paris'in bu çıkışları, Batı bloğunun İran karşısında içine düştüğü stratejik açmazın en net dışavurumu olarak kayda geçti.