Haber Detayı

40 yıldır piyasaları izleyen enerji uzmanından petrol yorumu: “Tarihin en tehlikelisi yaşanıyor"
Enerji cnbce.com
11/03/2026 12:36 (3 saat önce)

40 yıldır piyasaları izleyen enerji uzmanından petrol yorumu: “Tarihin en tehlikelisi yaşanıyor"

40 yılı aşkın süredir petrol piyasalarını izleyen enerji uzmanı Neil Atkinson İran savaşıyla birlikte ortaya çıkan Hürmüz Boğazı krizinin modern petrol piyasası tarihinde benzeri görülmemiş bir risk yarattığını söyledi.

Enerji Piyasası Uzmanı Neil Atkinson, CNBC-e Londra Temsilcisi Berfu Güven’in sorularını yanıtladı.

Atkinson, mevcut durumun 1970’lerdeki petrol şoklarıyla karşılaştırılabilecek ölçekte olsa da bazı yönleriyle tamamen benzersiz olduğunu söyledi.Atkinson şunları söyledi: “1973-74 petrol krizi Yom Kippur Savaşı’nın ardından gelmişti ve o dönemde dünya ekonomisi petrole çok daha bağımlıydı.

Örneğin petrol elektrik üretiminde çok daha yaygın kullanılıyordu ve birim ekonomik üretim başına petrol tüketimi bugünkünden çok daha yüksekti.

Bugün gördüğümüz şey tamamen farklı.

Dünya petrolünün küresel piyasalara ulaşmasındaki en önemli stratejik geçidin fiilen kapanmasıyla karşı karşıyayız.

Hürmüz Boğazı’nın bu şekilde kapanması daha önce hiç yaşanmadı, Eğer durum çözülmezse, bu küresel petrol arz krizi şimdiye kadarki en tehlikeli krizlerden biri olabilir.”“Günde 20 milyon varillik akış risk altında”Atkinson’a göre petrol piyasaları açısından asıl risk, Hürmüz Boğazı’ndan geçen devasa enerji akışının durması.Atkinson “Her gün yaklaşık 15 ila 20 milyon varil petrol ve petrol ürünleri Hürmüz Boğazı’ndan geçerek dünya piyasalarına ulaşıyor.

Bunun büyük kısmı Asya’ya gidiyor ama Avrupa ve ABD de bu akıştan pay alıyor.

Boğaz uzun süre kapalı kalırsa Körfez’deki üreticiler Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Katar gibi üreticiler üretimi kısmak zorunda kalabilir.

Çünkü üretilen petrolü deniz yoluyla ihraç edecek bir çıkış kalmaz” diye konuştu.“Kriz yalnızca petrolü değil küresel ticareti de etkiliyor”Hürmüz Boğazı’ndaki aksamanın yalnızca petrol piyasasını değil küresel ekonominin birçok alanını etkilediğini belirten Atkinson, "“Katar dünyanın en büyük LNG ihracatçısı ve sıvılaştırılmış doğalgaz tankerleri de bu boğazdan geçmek zorunda.

Ayrıca gübre ve petrokimya ürünleri gibi birçok kritik ürün de buradan taşınıyor.

Gübre özellikle küresel tarım için son derece önemli” ifadelerini kullandı.Atkinson Hürmüz’de yaşanan aksamanın küresel ekonomi üzerindeki etkisinin hafife alınmaması gerektiğini vurguladı: “Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanmasının küresel ekonomi için hayati olduğunu söylesem abartmış olmam.”“Petrol fiyatı teorik olarak 150 dolara gidebilir”Petrol fiyatlarının 120 dolar seviyesine kadar yükseldiğini hatırlatan Atkinson, fiyatların daha da yükselebileceğini söyledi.Atkinson “2008 yılında petrol fiyatı yaklaşık 150 dolara kadar yükselmişti.

O dönemde güçlü talep vardı ama bugünkü gibi ciddi bir arz kesintisi riski yoktu” dedi.Mevcut koşullarda fiyatların 150 dolara yaklaşmasının ihtimal dışı olmadığını kaydeden Atkinson, “Eğer ABD Başkanı Trump savaşın sona erebileceğine dair açıklamalar yapmasaydı petrol fiyatı 120 doların da üzerine çıkabilir ve belki 150 dolara doğru hareket edebilirdi.

Ancak bu tamamen tahmine dayalı bir değerlendirme çünkü daha önce böyle bir durum yaşanmadı” diye konuştu.“Barış olursa petrol hızla 70 dolara dönebilir”Çatışmaların sona ermesi halinde petrol fiyatlarının hızlı şekilde gerileyebileceğini vurgulayan Atkinson, “Eğer gerçekten barış sağlanır ve Hürmüz Boğazı’ndan tanker trafiği yeniden başlarsa son haftalarda petrol fiyatına eklenen jeopolitik risk primi ortadan kalkar.

O zaman petrol fiyatı yeniden kriz öncesinde gördüğümüz yaklaşık 70 dolar seviyelerine doğru gerileyebilir” dedi.“Kısa süreli şok bile tüketiciye yansıyacak”Atkinson’a göre petrol fiyatlarındaki sıçrama kısa süreli olsa bile tüketiciler üzerinde etkisi hissedilecek.Atkinson şunları kaydetti: “Savaş öncesinde petrol yaklaşık 70’lerdeydi.

Fiyat kısa sürede 120 dolara kadar çıktı.

Bu daha pahalı ham petrolün rafinerilerde işlenmesi ve ürün fiyatlarına yansıması anlamına geliyor.

Bu nedenle tüketicilerin pompada daha yüksek fiyatlarla karşılaşması kaçınılmaz ancak barış sağlanması halinde bu baskı zamanla azalabilir.”“Stratejik rezervler sadece geçici rahatlama sağlar”G7 ülkelerinin ve Uluslararası Enerji Ajansı’nın stratejik petrol rezervlerini piyasaya sürmeyi değerlendirdiğini hatırlatan Atkinson, bunun piyasayı sakinleştirebileceğini ancak sorunu çözmeyeceğini söyledi.Atkinson “300 milyon, hatta 400-500 milyon varile kadar çıkabilecek bir rezerv salımı konuşuluyor.

Böyle bir karar piyasaya ek arz mesajı verir ve fiyatları sakinleştirebilir.

Ancak Hürmüz Boğazı’ndan her gün 15-20 milyon varil petrol geçiyor. 300 milyon varillik bir rezerv salımını bu rakama bölerseniz bunun yalnızca 15-20 günlük bir rahatlama sağlayacağını görürsünüz.

Dolayısıyla bu gerçek bir çözüm değil” açıklaması yaptı.“Türkiye enerji fiyatlarından doğrudan etkilenir”Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkelerin petrol fiyatlarındaki yükselişten doğrudan etkilendiğini söyleyen Atkinson, "Artan enerji fiyatlarından Türkiye’nin etkilenmesi kaçınılmaz.

Türkiye enerji ithalatına bağımlı bir ülke ve bu durum birçok enerji tüketicisi ekonomi gibi Türkiye’yi de zorlayacaktır.

Öte yandan Türkiye’nin İran’a komşu olması ve bölgedeki jeopolitik gelişmeler de riskleri artırıyor.

Olası bir mülteci dalgası ve bölgesel güvenlik meseleleri gündeme gelebilir.

Bu nedenle Türkiye coğrafi konumu nedeniyle bu krizin etkilerini yakından hissedecek ülkelerden biri” ifadelerini kullandı.Atkinson, Türkiye açısından da en önemli beklentinin çatışmanın hızla sona ermesi olduğunu vurguladı: “Türkiye’de de herkes gibi beklenti, çatışmanın mümkün olan en kısa sürede sona ermesi ve piyasaların yeniden normalleşmesi.”

İlgili Sitenin Haberleri