Haber Detayı

Mahfi Eğilmez: CDS’teki yükseliş borçlanma maliyetini artırabilir
Ekonomi ekonomim.com
11/03/2026 15:12 (1 saat önce)

Mahfi Eğilmez: CDS’teki yükseliş borçlanma maliyetini artırabilir

Mahfi Eğilmez, Orta Doğu’daki savaşın ardından yeniden gündeme gelen CDS primindeki yükselişi değerlendirdi. Eğilmez, Türkiye’nin risk primindeki artışın büyük ölçüde jeopolitik gelişmelerden kaynaklandığını ancak yapısal reformlarla bu tür dış şokların etkisinin azaltılabileceğini vurguladı.

İktisatçı Mahfi Eğilmez, “CDS Primi Yine Gündemde” başlıklı yazısında İran savaşı ile başlayan ekonomilere yönelik endişelerle CDS’lerin yeniden gündeme gelmesini değerlendirdi.

Türkiye’nin CDS primindeki değişimlerin yurt içindeki dinamiklere bağlı olmaması için de Eğilmez, neler yapılması gerektiğini de açıkladı.

İşte, Eğilmez’in yazısı: CDS nedir? “Son günlerde Türkiye’nin CDS (kredi temerrüt takası) primi yeniden gündeme geldi.

Özellikle Orta Doğu’da artan jeopolitik gerilimlerin ardından risk primindeki yükseliş piyasaların dikkatini bu göstergeye çevirmiş durumda.

CDS; bir ülkenin borcunu geri ödeyememe riskine karşı ödenen sigorta primi olarak kabul edilebilir.

Bir yatırımcı bir ülkeye ya da bir kuruluşa borç verirken geri ödeme konusunda risk görüyorsa bu riski sigortalatır.

Ülkenin riski yüksek görülüyorsa sigorta talebi artar, sigorta talebi artınca CDS primi yükselir.

Bu nedenle CDS priminin yükselmesi piyasanın o ülkeyi daha riskli gördüğünü gösterir.

CDS primlerindeki yükselişin temel nedeni ne?

Bir ülkenin CDS primi iki temel faktörden etkilenir: Ülke dışı koşullar, ülke içi koşullar.

Jeopolitik gerilimler, küresel risk iştahındaki değişimler ya da büyük merkez bankalarının faiz politikaları risk primlerini doğrudan etkileyen dış koşulların örnekleridir.

Enflasyonun seyri, rezervlerin yeterliliği, ekonomi politikalarının tutarlılığı, siyasal istikrar gibi ülkenin kendi göstergeleri de ülke içi koşulların başlıca örnekleridir.

Son dönemde CDS primlerindeki yükselişin temel nedeni büyük ölçüde ABD – İsrail – İran savaşının yarattığı jeopolitik gelişmeler olarak karşımıza çıkıyor.

Bu gelişmelerin yol açtığı enerji fiyatlarındaki artış Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler açısından ek bir kırılganlık yaratıyor.

Petrol fiyatları yükseldiğinde cari açık artıyor, döviz ihtiyacı büyüyor ve bu durum risk primine yansıyor.

Yeniden ayrışma başladı Türkiye geçmişte çok daha yüksek CDS seviyeleri gördü.

Özellikle ekonomi politikalarına ilişkin tutarsızlığın arttığı 2021 – 2023 yılı arasındaki dönemde risk primi 800 baz puana kadar çıkmıştı. 2023 sonrasında uygulanan sıkı para politikası ve rezervlerdeki toparlanma sayesinde CDS kademeli olarak geriledi ve 2026 başında 200 baz puan dolayına kadar düştü.

ABD – İsrail – İran savaşıyla birlikte CDS primi 263’e kadar yükseldikten sonra Trump’ın son açıklamalarıyla 245’e geriledi.

Her yılın son ayına ilişkin CDS primlerini gösteren yukarıdaki grafikte Türkiye ile Brezilya’nın CDS primleri birbirine yaklaşmaya yönelmişken son dönemde savaş sonrası yeniden ayrışmaya başlamış görünüyor.

Bunun temel nedeni Türkiye’nin savaş bölgesine yakın, Brezilya’nın uzak olmasıdır.

Maliyetleri yükseltebilir CDS priminin yükselmesi finansal piyasaların yanı sıra ekonomiler üzerinde de sonuçlar yaratır.

Bir ülkenin uluslararası piyasalarda borçlanması sırasında devreye giren CDS primi faize ek faiz olarak borçlanmanın maliyetini artıran bir faktör şeklinde ortaya çıkar.

Bankalar ve özel şirketler yurtdışından borçlanırken ülkenin risk primiyle bağlı olduğundan risk primindeki artış özel kesim şirketlerinin dış finansman maliyetlerini de yükseltir.

Risk priminin yükselmesinde etkili olan dış şokları ortadan kaldırmak bizim elimizde olmayabilir.

Ama bunların etkisini en aza indirecek bir siyasal, sosyal ve ekonomik çerçeveyi oluşturacak yapısal reformları yapmak bizim elimizdedir.

Bunları yapamazsak Trump’ın her gün değişen ruh haline bağlı olarak yaptığı olumlu ya da olumsuz açıklamalarına göre maliyet hesabı yapmak zorunda kalırız.”

İlgili Sitenin Haberleri