Haber Detayı

TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu toplandı
Politika haberler.com
11/03/2026 18:13 (3 saat önce)

TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu toplandı

TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu'nda, Ankara 1 ve 2 Nolu Barosu temsilcileri sunum yaptı.

TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu'nda, Ankara 1 ve 2 Nolu Barosu temsilcileri sunum yaptı.Komisyon, AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut başkanlığında toplandı.Durgut, komisyona cezaevlerinden gelen bazı mektuplar olduğunu belirterek, bazılarının içeriği hakkında bilgiler verdi.Bir çocuğun mektubunda "O zamanlar saldıklarında çok mutlu oluyordum, keşke salmasalarmış.

Suçum 150-160 olunca yakalandım. 16 yaşında cezaevine girdim.

İlk işlediğim suçlarda salınmazsam bu kadar rahat davranmayabilirdim." ifadelerini kullandığını aktaran Durgut, çocuğun mükerrer suçlardan dolayı 69 yıl 182 ay cezası olduğunu söyledi.Komisyon Başkanı Durgut, başka bir mektupta çocuğun uyuşturucuya alıştırıldığını, defalarca suç işlediğini, yakalandığını, çocuk olduğunu ve serbest kaldığını anlattığını belirterek, "Hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararı defalarca verilerek serbest kaldım ve bu suçun caydırıcılığı olmadığı gibi çocukluğumu ve şimdi de gençliğimi kurban ettiler.

İlk suçta değilse bile ikinci suçta ağır olmasa da bir yaptırım alsaydım belki çoktan ıslah olmuş, buralarda değildim." ifadelerini kullandığını söyledi.Mektupları değerlendiren Durgut, bu çocukların çoğu zaman suçu seçmeden önce korunamamış çocuklar olduğuna, çocukluk döneminde oluşan "cezasızlık" algısına dikkati çekti.Bazı gençlerin ilk işledikleri suçlarda karşılaştıkları süreçleri "yanıma kar kaldı" şeklinde yorumlayabildiğine işaret eden Durgut, şunları kaydetti:"Bu algı kırılmadığında suçlu davranışı giderek ağırlaşıyor ve hem çocuk hem toplum açısından çok daha ağır sonuçlar ortaya çıkabiliyor.

Toplumda büyük infial oluşturan, acımasızca işlenmiş cinayetlerde de benzer bir tartışma gündeme gelmiştir.

Atlas Çağlayan ve Ahmet Minguzzi cinayetleri gibi sebepsiz, vahşi ve sadistçe işlenmiş cinayetler, olaylar sonrasında toplumda en çok dile getirilen hususlardan biri özellikle genç failler açısından cezaların caydırıcılığı meselesidir."Toplum, bir yandan suça sürüklenen çocukların korunmasını ve rehabilite edilmesini isterken, diğer yandan ağır suçlarda cezaların caydırıcı ve adalet duygusunu tatmin edecek ölçüde uygulanmasını beklemektedir.

Dolayısıyla burada çok hassas bir denge vardır.

Bir yanda çocukları koruyan, rehabilitasyonu esas alan, onları tekrar topluma kazandırmayı hedefleyen bir çocuk adalet sistemi, diğer yanda ise suçu teşvik eden ve cezasızlık algısı yaratan boşluklara izin vermeyen, mağdur ailelerin sesini duyan ve toplumda adalet duygusunu tesis edecek bir hukuk düzeni.

Komisyonumuzun çalışmaları tam da bu nedenle büyük önem taşımaktadır.""Ana sınıfından başlayarak karakter eğitimi verilmeli"Ankara 2 Nolu Barosu Aile Merkezi Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Saliha Sasa, cezaevlerinde eğitimin, psikolojik desteğin ve sosyal rehabilitasyonun yetersiz kaldığını belirterek, çocuk mahkemesi sayısının azlığına dikkati çekti.Uluslararası başarılı modellere değinen Sasa, Norveç modelinde ceza yerine uzlaştırma ve rehabilitasyon, nadiren cezaevine gönderme bulunduğunu, Finlandiya modelinde ise sosyal devlet odaklı yaklaşım, güçlü çocuk psikolojisi sisteminin yer aldığını anlattı.Sasa, "Japonya modeli, merkezine aileyi almıştır.

Aile ve toplum sorumluluğuyla çocuklarla ilgili yargılamaları çocuk aile mahkemeleri içinde yapmaktadır." dedi.Sasa, çocukların suça sürüklenmesinin yalnızca ceza hukuku politikalarıyla çözülebilecek bir sorun olmadığını belirterek, "Ana sınıfından başlayarak karakter eğitimi verilmeli.

Çocuklarımızın mutlaka bir spor ya da müzik, resim gibi yetenekleri alanında geliştirilmeleri sağlanmalıdır.

Boşlukta kalan çocuk, kötü alışkanlıklar edinmekte ve kötü arkadaşlıklar kurmaktadır.

Suça karışmış çocuklarda tekrar suça karışma oranlarını azaltacak çalışmaların başında danışmanlıkla eğitim tedbirlerinin daha geniş tabanlı olarak uygulanması yer almalıdır." diye konuştu."Suça sürüklenen çocukların tamamına yakını dar gelirli ailelere mensup"Ankara Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Avukat Cemile Didem Karaboğa ise suça sürüklenen çocukların tamamına yakınının sosyoekonomik olarak düzeyi düşük, aile desteği olmayan ve dar gelirli ailelere mensup çocuklar olduğunu söyledi.Çocuklarla ilgili koruma tedbirlerini herhangi bir ihtisası olmayan sulh ceza hakimliklerinin verdiğini belirten Karaboğa, burada bir ihtisaslaşmanın söz konusu olabileceğini ifade etti.Sasa ve Karaboğa, daha sonra milletvekillerinin sorularını yanıtladı.Bir soru üzerine Karaboğa, şöyle konuştu:"44 maddelik Çocuk Koruma Kanunu'muz, uygulama yönetmeliğimiz, koruyucu destekleyici tedbirlere yönelik uygulama yönetmeliği çağın çok ötesinde.

Bizim çok ciddi bir sorunumuz var.

Bu sorunun en önemli sebeplerinden bir tanesi bu kanunun etkili uygulanmaması zaten.

Toplumdaki adalet duygusunu münferit olay derken Ahmet Minguzzi, Atlas Çağlayan ve diğer tüm çocuklar üzerinden o annelerin ve ailelerin yaşadığı acıyı, öfkeyi anlıyorum ama yasama yapmak ancak bir yara bandı görevi görür.

O ailenin o anki öfkesini sakinleştirebiliriz ama burada bir yükselen akran şiddeti, çocuk suçluluğu meselesi varsa bunu çözmemek mümkün değildir.

Dünyanın hiçbir yerinde cezaların artırıldığında çocuk suçluluğunun önlendiğine dair bir bilimsel veri yok."Komisyon Başkanı Durgut, vahşice öldürülmüş çocukların hakkını savunmanın da çok önemli olduğunu belirterek, "Bununla ilgili adalet duygusunu tesis etmek gibi bir görevimiz olduğunu tekrarlamak istiyorum, önlemek ve rehabilitasyon temel amacımız olmakla beraber." dedi.

İlgili Sitenin Haberleri