Haber Detayı
Berkin Elvan Mezarı Başında Anıldı
Gezi Parkı eylemleri sırasında polisin attığı biber gazı fişeğiyle başından vurulup 269 gün komada kaldıktan sonra 11 Mart 2014’te yaşamını yitiren Berkin Elvan, ölümünün 12’inci yılında mezarı başında anıldı. Anmada annesi Gülsüm Elvan, babası Sami Elvan ve avukatı Çiğdem Akbulut konuştu. Basın açıklamasını yapan kardeşi Özge Elvan ise "Berkin'imizin çocukluğunu, geleceğini ve hayallerini çalanların bir an önce hesap vermesini istiyoruz. Berkin nezdinde katledilen tüm çocuklar için adalet istiyoruz. Ölüme karşı yaşamı savunmaya inatla ve ısrarla devam edeceğiz. Çocuklar bir daha öldürülmesin diye katillerinin yargılanması için ısrarımızı sürdüreceğiz" dedi.
Haber Oktay YILDIRIM - Kamera: Belçim KILICKIRAN (İSTANBUL) Gezi Parkı eylemleri sırasında polisin attığı biber gazı fişeğiyle başından vurulup 269 gün komada kaldıktan sonra 11 Mart 2014'te yaşamını yitiren Berkin Elvan, ölümünün 12'inci yılında mezarı başında anıldı.
Anmada annesi Gülsüm Elvan, babası Sami Elvan ve avukatı Çiğdem Akbulut konuştu.
Basın açıklamasını yapan kardeşi Özge Elvan ise "Berkin'imizin çocukluğunu, geleceğini ve hayallerini çalanların bir an önce hesap vermesini istiyoruz.
Berkin nezdinde katledilen tüm çocuklar için adalet istiyoruz.
Ölüme karşı yaşamı savunmaya inatla ve ısrarla devam edeceğiz.
Çocuklar bir daha öldürülmesin diye katillerinin yargılanması için ısrarımızı sürdüreceğiz" dedi.Gezi Parkı eylemleri sırasında polisin attığı biber gazı fişeğiyle başından vurulup 269 gün komada kaldıktan sonra 11 Mart 2014'te yaşamını yitiren Berkin Elvan, ölümünün 12'inci yılında Feriköy Mezarlığı'nda, mezarı başında anıldı.
Anmaya Elvan ailesi, yakınları ve dostları katıldı.
Feriköy Mezarlığı'nın girişindenden Berkin Elvan'ın mezarına kadar bir yürüyüş gerçekleştirildi.Berkin Elvan'ın mezarı başında ilk açıklamayı Çiğdem Akbulut yaptı.
Akbulut şunları söyledi: "Hakkında yakalama kararı çıkartılması ve hemen cezasının infazına geçilmiş olmasıydı" "Vurulduğu ilk günden beri 2013 yılından beri yaklaşık 13 yıldır Berkin Elvan için adalet diyerek bir mücadele veriyoruz.
Bu mücadelede hep birlikteydik, hep omuz omuzaydık, hep yan yanaydık.
Ancak yine de bugün tekrar üstüne basa basa sizinle paylaşmak istediklerimiz var.
Berkin'in katili, Berkin'i bile isteye vurduğu mahkeme kararıyla da ortaya çıkmış olmasına rağmen tutuksuz yargılanan, yargılama sonunda 16 yıl 8 ay hapis cezası almasına rağmen hükümle dahi tutuklanmayan katil polis, Fatih Dalgalı'ya karşı bir mücadele veriyoruz.
Ama mücadelemiz sadece katil polise karşı değil, mücadelemiz onu koruyan sisteme de karşı. ve bu sistem, Yargıtay geçirdiğimiz son bir yıl içerisinde yıllar sonra nihayet Fatih Dalgalı hakkında kasten insan öldürmekten verilen 16 yıl 8 aylık hapis cezasını onadı.
Fatih Dalgalı ise bu süre içerisinde hala polisti, hala görevi başındaydı.
Yaz aylarına girmek üzereydik, kesinleşme kararını duyduğumuzda ve olması gereken hakkında yakalama kararı çıkartılması ve hemen cezasının infazına geçilmiş olmasıydı." "Katilleri koruyan bu sisteme de karşı" Ancak bugün geldiğimizde Fatih Dalgalı'nın şu an cezasını çekip çekmediğine dair bir bilgi sahibi olamıyoruz.
Başvurduğumuz yetkili merciler bize bu konuda bir bilgi vermiyorlar.
Eylül ayından beri hakkında bir yakalama kararı olduğunu biliyoruz.
Ancak seneler süren soruşturma ve seneler süren yargılama boyunca ve hükümle birlikte dahi, sırf bir devlet memuru, sırf görevi başında bir polis memuru diye tutuklanmasına gerek görülmeyen Fatih Dalgalı, en azından Eylül ayından itibaren o güvendiği, o onu koruyan devletinden kaçıyor.
Yani devlet onu korumaya devam ediyor.
Mücadelemiz sadece Fatih Dalgalı'ya karşı değil, mücadelemiz Fatih Dalgalı'yı koruyan, katilleri koruyan bu sisteme de karşı.
Sevgili Can, sevgili dostumuz Tayfun, Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen tahliye edilmiyorlarken 16 yıl 8 ay hapis cezası almış katil bir polis hala dışarıda. "Geçtiğimiz bir sene içerisinde başka gelişmeler de oldu" Hem Berkin'in hem nice hak çocuğunun halkın avukatı, Berkin'in avukatı Oya Aslan hala hapishanedeyken Berkin'nin katili 16 yıl 8 ay hapis cezası almasına rağmen hala dışarıda.
Fatih Dalgalı eğer bir gün hapse girerse ne kadar kalacağını da biz bilmiyoruz aslında.
Çünkü düzenledikleri, çıkardıkları yargı paketleriyle infaz paketleriyle katiller tahliye edilirken, katiller sokakta gezerken yine Berkin'in, yine halkın avukatlığını yaptığı için tutsak edilmiş olan 10 yıldır tutsak olan avukat Selçuk Kozağaçlı'nın tahliyesi halkla bütünleşmesi, toplumla bütünleşmesi uygun görülmemiştir diye engelleniyorken 16 yıl 8 ay hapis cezası almış Berkin'in katili Fatih Dalgalı hala dışarıda.
Geçtiğimiz bir sene içerisinde başka gelişmeler de oldu hepimiz takip ettik.
Yüzlerce genç, yüzlerce üniversite öğrencisi eğer katledilmeseydi Berkin'le sıra arkadaşı olacak yüzlerce genç demokratik haklarını kullandıkları için sabah baskınlarıyla gözaltına alındılar, tutuklandılar, yargılandılar. "Henüz bize tecelli etmiş bir adalet söz konusu değil" İktidara karşı en ufak bir söylemde bulunan herkes sabah baskınlarıyla gözaltına alınıp tutuklanıyor...
Biz Elvan ailesinin, Elvan ailesine yönelik hem sosyal medyada hem de daha da öteye geçerek telefon numaralarına yönelttikleri tacizler, tehditler hakkında ne kadar suç duyurusu yaptıysak hiç kimse tespit edilemiyor hiç kimse yargılanamıyor.
Devlet istediği zaman istediği kişileri buluyor.
Ama istemediği zaman kalem oynatmıyor.
İstediği zaman istediği kişiyi buluyor çünkü Elvan ailesiyse yargılanıyor ve cezalar alıyorlar. 2013 yılında Gezi olayları sırasında yürüttükleri prosedür katlettikleri çocuklar için yaptığımız, katlettikleri çocuklardan dolayı cezalandırılmaları için yaptığımız başvurular vardı sadece Berkin için değil tüm çocuklar için.
Dosyasında bir gelişme yaşadık biz.
Dönemin Emniyet Müdürü, dönemin İstanbul Valisinin yaşam hakkından dolayı kusurlu oldukları ve yargılanmaları gerektiğine dair bir Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı var elimizde.
Üzerinden yıllar ama yine kalem oynatılmıyor.
Hiçbir şey yapılmıyor bu dosyayla alakalı.
Yani bizim mücadelemiz devam ediyor.
Çünkü henüz bize tecelli etmiş bir adalet söz konusu değil.
Bizim mücadelemiz.
Berkin'in ve tüm çocukların katilleri ve sorumluları gerçek cezalandırılmalarla muhatap olduklarında ve yeniden, yeniden bir halk çocuğu katledilmeyecek, katledemeyecekleri bir düzen kuruluncaya kadar devam edecek" "Sen bunu söylerken çocuğumun hatırlıyor musun" Avukat Çiğdem Akbulut'tan sonra Berkin Elvan'ın annesi Gülsüm Elvan konuştu.
Gülsüm Elvan şunları söyledi:"Hoş geldiniz Berkin'lerim.
Gün ve gün benim Berkinlerim çoğalıyor yavrularım çok çoğalıyor.
Onlar ne yapsalar eksiltemezler bizi.
Ben sadece şuradan şunu söylemek istiyorum.
Biz nerede adalet, nereye başvurduksa bize kapıyı öyle bir kilitlediler ki bir türlü çözemiyoruz biz o kapıları araladık ama bir türlü kapıyı açamıyoruz.
Araladık ama kapıyı ama bir türlü açamıyoruz.
Er ya da gece kapıyı açacağız.
Ben buradan gene Cumhurbaşkanı Erdoğan'a sesleniyorum.
Kadınlar Günü'nde İstanbul Sözleşmesi üzerinde konuştu dedi ki sözleşmede adalet.
Çocuklar için adalet, kadınlar için adalet, adalet, adalet istiyorum.
Sen bunu söylerken çocuğumu yine sana söylüyorum hatırlıyor musun?
Hatırladın mı çocuğumu?
Emri sen verdin.
Bunu hatırlıyor musun?
Bu konuşmaları yaparken bunları hatırla.
Benim çocuğumun katili neden dışarıda?
Neden dışarıda?
Kaç tane adalet bakanı değişti.
Şimdi yeni gelmiş.
Akın Gürlek çocuğumun dosyası adliyede bir imzanıza bakıyor.
Siyasetçiler hepsini içeri alabiliyorsun şikayetçiyim bir kulak assın ben şikayetçiyim.
Emri verenden, o dönemin, emniyet müdüründen, valisinden bakanlarından şikayetçiyim.
Artık beni duyun.
Benim çocuğumun katilleri yargılayın.
Başka çocuklar ölmesin.
Başka anaların yüreği yanmasın.
Sokak ortasında kadınlar ölmesin.
Bizim avukatlarımız içeride.
Ebru Timtik adalet diye diye gitti.
Artık biz bunları yaşamak istemiyoruz.
Biz adalet istiyoruz, adalet istiyoruz" "Ama şu an görüyorum ki herkes adalet peşinde" "Bu adaletin terazisi ne kadar ağırmış dostlarım" diyen Berkin Elvan'ın babası Sami Elvan şunları söyledi:""Bu adaletin terazisi ne kadar ağırmış dostlarım ya?
Ne kadar ağırmış.
Biz 13 yıldır bu teraziyi taşıyoruz omuzumuzda.
Ama bir gün bizden yana dönmedi.
Umuyorum bize bunları reva görenler, bunun bedelini öderler.
Ben ona yürekten inanıyorum, bu halka inanıyorum daha doğrusu.
İlk seçimde bunlar gideceğine yürekten inanıyorum.
Umarım seçim en kısa zamanda gelir.
Kendimiz halkımız rahat nefes alır.
Ama şu an görüyorum ki herkes adalet peşinde.
Biz de bu teraziyi kendi yönümüze çevirmek için elimizden gelen mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz" "Türkiye'deki adli makamlar, bu karara rağmen harekete geçmedi" Basın açıklamasını ise Berkin Elvan'ın kardeşi Özge Elvan okudu.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:"Bugün burada, Berkinimizin yanıbaşında adalet talebiyle bir aradayız.
Oğlumuz 16 Haziran 2013'te, Gezi Parkı eylemleri sırasında evimizin üst sokağında katil Fatih Dalgalı'nın attığı gaz fişeğiyle yaralandı. 269 gün komada yaşam mücadelesi veren Berkinimizin bedeni 16 kiloya düştü.
Tam 269 gün boyunca komada yaşam mücadelesi verdi oğlumuz.
Berkin komada hayata tutunmaya çalışırken, failleri elini kolunu sallayarak gezmeye devam etti, ülkeyi yönetti, çıktığı miting meydanlarında 'Emri ben verdim' dedi.
Oğlumuzu toprağa verdikten hemen sonra, o dönemin başbakanı şimdi ise cumhurbaşkanı olan Recep Tayyip Erdoğan, meydanlarda bizi yuhalattı.
Dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın ve İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu yargılanmadı.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 7 Şubat'ta Çapkın ve Mutlu'nun sorumluluklarıyla ilgili etkili bir soruşturma yürütülmediği görüşüne vardı ve Türkiye'yi mahküm etti.
Fakat Türkiye'deki adli makamlar, bu karara rağmen harekete geçmedi." "Ebru Timtik adalet istediği için yaşamını kaybetti" Berkin'imizin katili Fatih Dalgalı ise sadece ama sadece 16 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı.
Mahkeme heyeti Dalgalı'nın 'kasten öldürme suçunu işlediğinin sabit olduğuna' hükmetti.
Yargıtay geçtiğimiz yıl içerisinde bu cezayı onadı.
Karar kesinleşti.
Ancak Fatih Dalgalı bugüne değin hala bir gün bile hapis cezasını yatmadı.
Biz yıllardır katillerin hesap vermesini talep ederken, iktidarın yarattığı kutuplaştırıcı siyaset sonucu ailemize yönelik tehditler, hakaretler asla son bulmadı.
Adaletin sağlanmasını isterken, biz yargılandık ve hapis cezası aldık.
Biz hukukun üstünlüğünü savunurken avukatlarımız Can Atalay, Oya Aslan yıllardır haksız yere cezaevinde tutuldu.
Biz yaşamı savunurken avukatımız Ebru Timtik adalet istediği için yaşamını kaybetti.
Biz adalet istiyoruz!
Sadece tetiği çekenin değil emri verenlerin de adalet önünde hesap vermesini istiyoruz. "Elbet bir gün yattığın yerde rahat uyuyabilmeni sağlayacağız" Berkin'imizin çocukluğunu, geleceğini ve hayallerini çalanların bir an önce hesap vermesini istiyoruz.
Berkin nezdinde katledilen tüm çocuklar için adalet istiyoruz.
Ölüme karşı yaşamı savunmaya inatla ve ısrarla devam edeceğiz.
Çocuklar bir daha öldürülmesin diye katillerinin yargılanması için ısrarımızı sürdüreceğiz.
Unutulmamalıdır ki bir çocuğu öldüren katilin hesap vermesi, geride kalan tüm çocukların geleceğinin teminatı olacak.
Oğlumuz, canımız, yavrumuz, Berkin'imiz, kaç yıl geçerse geçsin; sana yaşatılan zulmü unutmayacağız, seni bizden koparanları asla affetmeyeceğiz.
Elbet bir gün yattığın yerde rahat uyuyabilmeni sağlayacağız"