Haber Detayı

İran savaşı ve Atlantik’te çözülme
Fikret akfırat aydinlik.com.tr
12/03/2026 00:00 (3 saat önce)

İran savaşı ve Atlantik’te çözülme

İran savaşı ve Atlantik’te çözülme

ABD ile İsrail’in İran’a eşgüdümlü olarak başlattığı savaşın ikinci haftası dolmak üzereyken Atlantik cephesinde havanın döndüğü görülüyor.

ABD içinde ve ABD ile Avrupa’daki müttefikleri arasında çelişmeler derinleşiyor.

Savaşın ilk gününde aynı hizadaymış gibi görünen müttefikler arasında sadece söylem düzeyinde değil, eylem açısından da farklılıklar belirginleşiyor.

Önemli bir nokta da ABD ile İsrail arasında İran’a yönelik saldırılarda bir eşgüdüm olsa da, savaşın hedefleri konusunda önemli farkların bulunması.

AVRUPA’DAN ABD’YE SERMAYE AKIŞI Savaş en çok Avrupa’yı vurdu.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, savaşın, ilk 10 günde AB’ye yaklaşık 3 milyar avro ek enerji maliyeti getirdiğini açıkladı (Euronews, 11 Mart 2026).

Avrupa ekonomisi, petrol ve gaz fiyatlarında sert artış, Avrupa borsalarında düşüş, euro ve diğer para birimlerinde değer kaybı, enflasyon beklentilerinde artış, ticaret ve lojistik maliyetlerinde yükseliş tablosuyla karşı karşıya kaldı.

Savaşın uzamasıyla Avrupa ekonomisi için “enerji kaynaklı stagflasyon” riski tartışılıyor.

Özellikle Hürmüz Boğazı’ndan tanker geçişlerinin durması, Rus gazının kesilmesinden sonra Avrupa’nın LNG’ye bağımlı hale gelmesi riski ciddi ölçüde artırıyor.

Enerji maliyetlerindeki artışlar, Almanya başta olmak üzere Avrupa sanayisini vuruyor.

Buna karşılık, ABD hem petrol hem de gaz üreticisi.

Sadece bu açıdan bakılacak olursa, savaşın uzaması ABD için gelir, Avrupa için maliyet anlamına geliyor.

Daha doğru bir ifadeyle savaşın esas maliyeti Avrupa’nın sırtına yıkılmış oluyor.

Fakat bu olay, sadece geçici bir finansal dalgalanma değil.

Enerji maliyetlerindeki artışın, ABD’ye sermaye ve üretim göçünü hızlandırdığı saptanıyor.

Son iki yılda birçok Avrupa sanayi şirketinin ABD’de yatırım planlarını büyütmesi bu eğilimin göstergesi olarak görülüyor (Financial Times, 11 Mayıs 2025).

Toplam olarak değerlendirildiğinde, ekonomik sonuçları itibarıyla savaşın bir bakıma “ABD’nin Avrupa ile savaşı” gibi göründüğünü söylemek mümkün.

Bu durum, Avrupa’nın ABD’den bağımsızlaşmasını içeren “stratejik özerklik” çabasını güçlendiriyor.

AVRUPA’DAN ABD’YE SALVOLAR Nitekim, on ikinci günün sonunda Avrupa’dan savaşın sona erdirilmesi yönündeki sesler artmaya başladı.

Savaşın başından itibaren ABD ile tam söylem birliği olmasa da, Fransız ve İngiliz mevkidaşlarıyla ilan ettikleri ortak bildiride, “İran’ın insansız hava aracı ve füze fırlatma kapasitesini yok etmeye yönelik olanlar dahil İran’a karşı ‘gerekli ve orantılı savunma eylemlerine’ hazır olduklarını” açıklayan Almanya Başbakanı Merz, İsrail ve ABD’ye sert eleştiriler yöneltti.

Daha önce birden fazla defa İsrail’in savaşı yayma eylemlerini eleştirmekten kaçınan Merz, bu kez İsrail’in yeni yerleşim planlarına karşı çıktı.

ABD ve İsrail’in bir haftayı aşan saldırılarının “net bir çıkış stratejisinden yoksun” olduğunu kaydeden Merz, Almanya’nın güvenlik, enerji ve göç alanlarında doğrudan etkilendiğini vurguladı ve “Sonsuz bir savaş istemiyoruz.

İran’ın toprak bütünlüğünün ve devlet yapısının çökmesi kimsenin çıkarına değil” diye konuştu (DW, 11 Mart 2026).

Avrupa’da Donald Trump’a en yakın lider olarak görülen İtalya Başbakanı Giorgia Meloni de Senato’daki konuşmasında, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ‘uluslararası hukukun ihlali’ olduğunu söyledi (Euronews, 11 Mart 2026).

Sonuç: Avrupa, 4 yıldır ABD dayatmaları nedeniyle Ukrayna’daki savaşın ağır yükünü çekiyor.

Avrupa’nın nesnel çıkarları bugün de İran’a yönelik savaş yüzünden Atlantik ortağı ABD ile yeniden karşı karşıya gelmesine neden oluyor.  

İlgili Sitenin Haberleri