Haber Detayı
-196 dereceden hayata döndü: Dondurulan beyin dokusu yeniden çalıştı
Alman bilim insanları fare beyin dokusunu dondurup çözdükten sonra sinirsel aktiviteyi yeniden başlatmayı başardı. 'Vitrifikasyon' tekniğiyle buz kristali hasarını engelleyen ekip hafıza merkezi hipokampusta yaşam sinyalleri tespit etti.
Bilim insanları uzun yıllardır yalnızca bilim kurgu filmlerinde görülen bir fikri gerçeğe biraz daha yaklaştıran önemli bir deney gerçekleştirdi.
Almanya'da yürütülen bir araştırmada dondurulan fare beyin dokusunun çözülme sonrası yeniden sinirsel aktivite gösterebildiği ortaya kondu.
Bu bulgu gelecekte beyin dokusunun korunması ve organların uzun süre saklanabilmesi açısından dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Dondurulmuş beyin dokusunda ilk başarı Almanya'daki araştırmacılar farelerden alınan beyin dokularını çok düşük sıcaklıklarda dondurduktan sonra tekrar çözerek inceleme yaptı.
Deneylerde çözülme sonrasında bazı sinir hücrelerinin yeniden elektriksel aktivite gösterdiği gözlemlendi.
Bu durum dondurma sürecinin ardından beyin dokusunun tamamen işlevsiz hale gelmediğini ve belirli koşullar altında yeniden çalıştırılabileceğini ortaya koydu. 5.000 yıllık uykusundan uyandı Bilim kurgudaki senaryolara bir adım daha Uzun süreli uzay yolculuklarında insanların dondurulup yıllar sonra uyandırılması fikri, bilim kurgu yapımlarında sıkça kullanılan bir tema.
Ancak gerçek dünyada bugüne kadar dondurulmuş beyin dokusunun işlevlerini geri kazanması mümkün görülmüyordu.
Araştırmaya katılan nörolog Alexander German, çalışmanın temel sorusunu şöyle özetliyor: 'Beyin fonksiyonları fiziksel yapıdan kaynaklanıyorsa, tamamen durmuş bir sistemi yeniden nasıl başlatabiliriz?' ASIL TEHLİKE: BUZ KRİSTALLERİ Beyin dokusunun dondurulduktan sonra zarar görmesinin en büyük nedeni donma sırasında oluşan buz kristalleri.
Bu kristaller: Hücre zarlarını parçalayabiliyor Sinir bağlantılarına zarar verebiliyor Hücresel metabolizmayı durdurabiliyor Bu nedenle klasik dondurma yöntemleri beyin gibi hassas dokular için ciddi risk oluşturuyor.
ÇÖZÜM: 'CAMLAŞMA' TEKNİĞİ Araştırmacılar bu sorunu aşmak için vitrifikasyon adı verilen özel bir yöntem kullandı.
Bu teknik sıvıların çok hızlı soğutularak buz kristali oluşturmak yerine cam benzeri bir yapıya dönüşmesini sağlıyor.
Böylece hücrelerin hassas yapısı korunabiliyor.
Deneyde kullanılan yöntem şu aşamalardan oluştu: Fare beyinlerinden yaklaşık 350 mikrometre kalınlığında doku dilimleri alındı.
Bu dokular hücreleri koruyan kimyasal çözeltilerle işlem gördü.
Ardından -196 derece sıvı nitrojen kullanılarak hızla donduruldu.
Örnekler -150 derecede 10 dakika ile 7 gün arasında değişen sürelerle saklandı.
Çözülme sonrası sinir aktivitesi Dondurulan dokular daha sonra kontrollü şekilde çözülerek mikroskop altında incelendi.
Analizlerde: Sinir hücrelerinin zarlarının büyük ölçüde sağlam kaldığı Hücrelerde ciddi bir yapısal hasar oluşmadığı Nöronların elektriksel uyarılara tepki verebildiği tespit edildi.
Ayrıca öğrenme ve hafızanın temel mekanizmalarından biri olan 'uzun süreli güçlenme' (long-term potentiation) sinyallerinin de görüldüğü bildirildi.
Gelecekte ne işe yarayabilir?
Araştırma henüz yalnızca küçük beyin dokusu parçaları üzerinde gerçekleştirildi.
Bu nedenle bütün bir beynin veya canlı bir organizmanın dondurulup yeniden hayata döndürülmesi şu an için mümkün değil.
Buna rağmen uzmanlar yöntemin gelecekte bazı önemli alanlarda kullanılabileceğini düşünüyor: Ağır beyin travmalarında dokuyu koruma Organ nakli için uzun süreli organ saklama Büyük organların depolanabileceği biyolojik bankalar oluşturma Tıbbi araştırmalar için uzun süre korunabilen sinir dokusu arşivleri Kriyojenik uyku için hala uzun bir yol var Bilim kurgu filmlerindeki gibi insanların yıllarca dondurulup daha sonra uyandırılması fikri hala çok uzak bir ihtimal olarak görülüyor.
Araştırmacılar bir insan beyninin veya tüm vücudunun bu yöntemle güvenli şekilde saklanıp yeniden çalıştırılmasının önünde ciddi bilimsel engeller bulunduğunu vurguluyor.
Ancak elde edilen sonuçlar kriyojenik teknolojiler ve biyolojik doku koruma yöntemleri açısından bilim dünyasının önemli bir eşiğe yaklaştığını gösteriyor.
Haberde kullanılan fotoğraflar Takvim.com.tr grafik servisi tarafından hazırlanmıştır.
Alpler'de donmuş bir zaman kapsülü: Tarihin en iyi korunan cesedi Ötzi'nin sıra dışı hikayesi