Haber Detayı

Dervişoğlu: İki sene boyunca masada hangi Kürt'ün hangi sorunu konuşuldu?
Gündem nefes.com.tr
12/03/2026 21:04 (1 saat önce)

Dervişoğlu: İki sene boyunca masada hangi Kürt'ün hangi sorunu konuşuldu?

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin Van’da, “İki senedir uğraşıyorlar. Soruyorum şimdi: İki sene boyunca masada hangi Kürt'ün hangi sorunu konuşuldu? O Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde komisyon kuruldu. O komisyonda hangi mesele ortaya koyularak tartışıldı? Hangi Kürt'ün, hangi Türkmen'in herhangi bir derdine çare bulunuldu? Orada sorunlar konuşulmak yerine ileride Türkiye'yi büyük sorunlarla baş başa bırakacak olayların altyapısı oluşturuldu” dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Doğu turu kapsamında ilk olarak Van’a gitti.

Burada partisinin il başkanlığının düzenlediği iftar programına katılan Dervişoğlu’nun masasında kırmızı ve beyaz güllerle yapılmış Türkiye haritası şeklinde Türk bayrağı yer aldı.Dervişoğlu’na parti kurmaylarının yanı sıra Türkiye Muharip Gaziler Derneği Van Şube Başkanı Cafer Uğur, Van Şehit ve Gazi Aileler Derneği Başkanı Ahmet Baki, Güvenlik Korucuları Şehit ve Gazi Aileleri Federasyonu Başkanı Ayhan Kahraman, Küresünniler Derneği Başkanı Bilal Yücebaş, Kıbrıs Gazisi Şevket Sontürk eşlik etti.“BAŞLATILAN SÜREÇ HANGİ SORUNUN ACABA HANGİ PROBLEMİN ÇÖZÜMÜNE VESİLE OLMUŞTUR”İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu iftardan sonra gündeme dair kısa bir konuşma yaptı.

Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin eleştirilerini de sıralayan Dervişoğlu, şunları kaydetti:- "Yaklaşık iki seneden beri Türkiye'nin gündeminde bir müzakere süreci vardır.

Türkiye'nin sorunları var mı?

Elbette ki var.

Türkiye'nin sorunları çözülmeli mi?

Elbette ki çözülmeli.

Yaşadığımız bölgenin problemleri var mı?

Elbette ki inkar edilemez, var.- Ama başlatılan süreç hangi sorunun acaba hangi problemin çözümüne vesile olmuştur diye düşünmemiz lazımdır.

Bakın herkes konuşuyor terörsüz Türkiye, terörsüz Türkiye, terörsüz Türkiye.

Evet terörü kimse istemez.

Ve hatta terörü herkes telin eder, nefretle kınar.

Ama terörsüz Türkiye cümlesinin içinde bir taraftan terörsüzü ele alırsınız, öbür taraftan da Türkiye'yi ele almak mecburiyetinde kaldığınızı hissedersiniz.- Bu süreci yönetenler işin sadece terör boyutuyla ilgileniyor.

Terör boyutuyla da ilgilenmiyor aslına bakarsanız.

Terörist boyutuyla ilgileniyor.

Türkiye boyutuna bakan yok.

İki senedir uğraşıyorlar.

Soruyorum şimdi: İki sene boyunca masada hangi Kürt'ün hangi sorunu konuşuldu?

O Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde komisyon kuruldu.- O komisyonda hangi mesele ortaya koyularak tartışıldı?

Hangi Kürt'ün, hangi Türkmen'in herhangi bir derdine çare bulunuldu?

Orada sorunlar konuşulmak yerine ileride Türkiye'yi büyük sorunlarla baş başa bırakacak olayların altyapısı oluşturuldu.“BU BÖLGEDE SADECE İKTİDAR PARTİSİYLE BİR ÖRGÜTÜN ARASINA SIKIŞTIRILMIŞ İNSANLAR YOK”- O sebeple bu komisyon kurulduğu andan itibaren şahsen ben ve İYİ Parti bu komisyona katılmama kararı aldığımızda açık ve net olarak ifade ettik.

Bir terör örgütü liderinin yol göstericiliğinde inşa edilecek herhangi bir sürecin Türkiye Cumhuriyeti Devletine, Türk milletine, Kürtlere ve Türkmenlere asla sağlayacağı bir fayda yoktur diye söyledik.

Böyle bir oyunun parçası olmayacağımızı da ifade ettik.- Şimdi sorunu olan Kürt yok mu?

Var.

Ama sorunu olan Türkmen de var.

Sorunu olan doğulu olduğu kadar sorunu olan batılı, güneyli ve kuzeyli de var.

Bu tartışılmaz değerlerini tartışma masasına yatırarak bu insanların sorunlarını çözümsüz hale getirmeyin diye de uyardık.

Görülüyor ve anlaşılıyor ki hiç kimse uyarılarımızdan kendisine düşen payı almadı.

Bu ülke yaklaşık 50 yıldır zaten terörle mücadele ediyor.- Terörle mücadele ederken o mücadeleyi kim yapıyor sorusunun hiç cevabını aradık mı biz?

Sadece silahlı kuvvetler, sadece emniyet güçleri mi yapıyordu?

Terörle mücadeleyi bu bölgenin vatanına, milletine, bayrağına bağlı insanlar da layıkıyla ve hakkıyla vermeye muvaffak oldu.

Bu bölgede sadece iktidar partisiyle bir örgütün arasına sıkıştırılmış insanlar yok.

Bu bölge bizim hepimizin bu bölge büyük Türk milletini oluşturan Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni kuran ve adına Türk Milleti denen Türkiye halkına ait bir bölgedir.“HİÇ KİMSENİN ÖCALAN DENEN CANİYİ BU ÜLKEDE KÜRTLERİN HAMİSİ OLARAK TANIMLAMASINA İZİN VERMEYECEĞİM”- 60 binden fazla korucu ailelerine mensup insanlar var.

Terörle mücadele eden.

Ve bu mücadeleyi verirken şehit vermiş ailelerimiz var.

Bu mücadeleyi verirken gazi vermiş ailelerimiz var ki onlar yüreğimizin en müstesna yerinde duruyorlar.

Ama sorun çözmeye yönelik değil sorun çıkarmaya yönelik uygulamaları ön plana çıkarmak suretiyle Türkiye'nin tartışılmaz değerlerini tartışma masasına yatırmaya kalkıştılar.- Biz Kürt kardeşlerimizle ki geldiğim geleneği söylüyorum.

Kürt ne kadar Kürt ise ben de o kadar Kürt'üm.

Türk ne kadar Türk ise Kürt de o kadar Türktür diyen bir gelenekten geliyorum.

Bu kardeşlik duygusunu pekiştirmek için mücadele ediyorum yıllardır.

Terör örgütünün himayesine muhtaç olarak görmediğim Kürt kardeşlerimin haklarını ve hukuklarını da savunuyorum.- Bu süreç başladığında şahsıma yöneltilmiş eleştirilere cevap verirken de açıkça ifade ettim.

Kürt kardeşlerimizin yüzde altmışından fazlası Ankara'nın batısında yaşıyor.

Sadece bu bölgede değil.

Yüzde 60’dan fazlası Ankara'nın batısında yaşıyor.

Devletin yetkililerine de söyledim.

Ben aslına bakarsanız Kürt kardeşlerimiz için de bir savunma hattı oluşturuyorum ifadesinde bulundum.- Aynı şeyi tekrarlıyorum.

Hiç kimsenin Abdullah Öcalan denen caniyi bu ülkede Kürtlerin hamisi olarak tanımlamasına izin vermeyeceğim.

Dün de vermedik bugün de vermiyorum.

Bunu siyaseten bir milliyetçi refleks olarak bir refleks olarak da söylemiyorum.

Bir gerçeğin altını çizmek bakımından söylüyorum.“BU MİLLETİN EVLATLARI BÖLÜNEREK BÜYÜMEZ”- Asırlardır kardeşçe yaşadığımız insanlarla bizim aramıza kim girmeye kalkarsa kalksın bundan netice alamayacağını ifade etmek bakımından dile getiriyorum.

Bakın söylüyorum Türk milleti buna müstahak değildir.

Bu bölgede yaşayan kardeşlerimiz buna müstahak değildir.

Bu milletin evlatları bölünerek büyümez bu memleketin evlatları birleşerek büyür ve güçlenir.- Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu andan itibaren de bu duyguyu güçlendirmek ve geliştirmek için yapılması gereken her şeyi her alanda yaşama geçirmeye de gayret ediyor.

Devlet yönetiminin eksiklikleri olabilir.

O eksiklikleri gidermek bizim işimizdir.

Devleti yönetenlerin hataları olabilir.

O hataları ortadan kaldırmak bizim görevimizdir.

İnsanlar arasında nifak çıkartılmış olabilir.

O nifak ortadan yok edip insanlarımızı kucaklaştırmak bizim görevimizdir.- Türkiye'nin bölünmesinden muradı olan emperyalist güçlerin birtakım beklentileri olabilir.

O beklentilere karşı set oluşturmak da bizim görevimizdir.

Biz insanlarımızı eşit ve onurlu vatandaşlarımız olarak görürken dikkat edin.

Orta Doğu'daki birtakım olaylarda bazı etnik gruplardan ve mezhebi unsurlardan savaş aparatı olarak yararlanmaya çalışıyorlar.- Bir ülkede bir şey oluyor.

Diyorlar ki o bölgenin işte şunları isyan etsin.

Bir bölgede bir şey oluyor İran'da.

Oradaki işte Kürtler isyan etsin.

Bizim kardeş olarak gördüklerimizin savaş aparatı olarak görülmesine asla müsaade etmeyin sevgili Vanlılar.

Biz kardeşiz.

Etle tırnak gibiyiz.

Etle kemik gibiyiz.

Kim ne yaparsa yapsın yüreklerini gönüllerini zihinlerini birleştirmiş Türk milletinin asil soylu onurlu vatandaşlarıyız.”

İlgili Sitenin Haberleri