Haber Detayı
Cumhurbaşkanı Erdoğan: İran Merkezli Şiddet Sarmalının Daha Fazla Büyümemesi İçin Yoğun Bir Diplomasi Traf...
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’e Atatürk Uluslararası Barış Ödülü’nü takdim ettiği törende Orta Doğu'da yaşanan gerilime ilişkin, "Türkiye olarak biz de coğrafyamızı topyekun bir felakete sürükleme riski taşıyan İran merkezli şiddet sarmalının daha fazla büyümemesi için yoğun bir diplomasi trafiği yürütüyoruz. Umutları kırmak, bizi mücadelemizden vazgeçirmek isteyenlere rağmen sabırla ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Guterres de "Atatürk’ün vizyonunu ileri taşıma, 'Yurtta barış, dünyada barış' deme zamanıdır. Hep birlikte barışa bir şans verelim." ifadesini kullandı.
(ANKARA)- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres'e Atatürk Uluslararası Barış Ödülü'nü takdim ettiği törende Orta Doğu'da yaşanan gerilime ilişkin, "Türkiye olarak biz de coğrafyamızı topyekun bir felakete sürükleme riski taşıyan İran merkezli şiddet sarmalının daha fazla büyümemesi için yoğun bir diplomasi trafiği yürütüyoruz.
Umutları kırmak, bizi mücadelemizden vazgeçirmek isteyenlere rağmen sabırla ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz" dedi.
Guterres de "Atatürk'ün vizyonunu ileri taşıma, 'Yurtta barış, dünyada barış' deme zamanıdır.
Hep birlikte barışa bir şans verelim." ifadesini kullandı.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Beştepe Millet Sergi Salonu'nda BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'e, Atatürk Uluslararası Barış Ödülü takdim etti.Ödül takdiminden önce konuşan Erdoğan şunları kaydetti:"Birleşmiş Milletler'in kurucu değerlerinin 80 yıldır en güçlü destekçilerinden biriyiz""Sayın Guterres'in ülkemize her ziyareti bizler için ayrı bir önem ve mana taşımıştır.
Kendileri, 2017'de genel sekreterlik görevini üstlenmesinin ardından ilk ikili ziyaretini yine Türkiye'ye gerçekleştirmiştir.
Müteakip her ziyaretinde mültecilerin korunması, küresel adaletin tesisine dair projelerin uygulanması ve Ukrayna'daki savaş bağlamında mekik diplomasisine yaptığı çok değerli katkılara hep birlikte şahit olduk.
Uluslararası barış ve güvenliğin tesisi için adeta sessiz çoğunluğun sesi olan değerli dostuma, bu altıncı ziyareti vesilesiyle Atatürk Uluslararası Barış Ödülü'nü takdim etmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum.
Ramazan-ı Şerif vesilesiyle her yıl Müslümanlarla dayanışma ziyaretleri kapsamında ülkemize gelmesini de ayrıca anlamlı bulduğumu özellikle ifade ediyorum.
Bugün barış içinde bir arada yaşama hedefine en büyük tehdidi teşkil eden yabancı düşmanlığı, kültürel ırkçılık ve ayrımcılıkla mücadele konusundaki sayısız çalışmaları için kendilerini ayrıca tebrik ediyor, teşekkür ediyorum.
Bu vesileyle Ramazan-ı Şerif'in ülkelerimiz ve tüm insanlık için bir kez daha hayırlar getirmesine, tüm dünyada barış, huzur ve istikrara giden kapıları sonuna kadar açmasını canıgönülden özellikle temenni ediyorum."Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ten miras kalan 'Yurtta sulh, cihanda sulh' ilkesini proaktif, atılgan ve girişimci bir anlayışla yoğurarak dış politikamızın odağında tutmayı sürdürüyoruz.
İnsanlığın ortak vicdanını, küresel dayanışma iradesini ve geleceğe yönelik umudunu temsil eden Birleşmiş Milletler'in kurucu değerlerinin 80 yıldır en güçlü destekçilerinden biriyiz.
Başta bölgemizdeki çatışmalar, savaşlar, zulümler ve insani krizler olmak üzere nerede bir yangın varsa söndürmek için su taşıyoruz.
Nerede bir acı, dram, trajedi ve gözyaşı varsa tüm gücümüzle onu dindirmeye çalışıyoruz." "Karadeniz Tahıl Girişimi sayesinde küresel bir gıda krizinin önüne geçmeyi başardık" Guterres'in Genel Sekreterliği sırasında Türkiye'nin Birleşmiş Milletler çatısı altındaki katkılarını güçlendirdiğini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:"Aradan geçen on yılda Sayın Genel Sekreter ile gerek bölgemizde gerek dünyada barışı tehdit eden meseleler konusunda yakın diyalog içerisinde olduk.
Bu istişare ve çabalarımızın bazen en zorlu şartlarda dahi sonuç verdiğini de memnuniyetle gördük.
Sayın Guterres'le birlikte yoğun çaba sarf ettiğimiz Karadeniz Tahıl Girişimi sayesinde küresel bir gıda krizinin önüne geçmeyi başardık."Ukrayna'da barışın yeniden inşasına ve savaşın sonlandırılmasına yönelik çabalarda Birleşmiş Milletler ile yakın iş birliğimizi devam ettiriyoruz.
Diplomasi ve diyalog, adil ve kalıcı bir barışa giden en güvenli yoldur.
Dolayısıyla bölgemizin bir ateş çemberine döndüğü bu zor günlerde Sayın Genel Sekreter'in diplomasi ve diyalog çağrılarını bu bakımdan çok değerli bulduğumu vurgulamak isterim." "İran merkezli şiddet sarmalının daha fazla büyümemesi için yoğun bir diplomasi trafiği yürütüyoruz" Erdoğan, Orta Doğu'daki gerilime ilişkin ise, "Türkiye olarak biz de coğrafyamızı topyekun bir felakete sürükleme riski taşıyan İran merkezli şiddet sarmalının daha fazla büyümemesi için yoğun bir diplomasi trafiği yürütüyoruz.
Umutları kırmak, bizi mücadelemizden vazgeçirmek isteyenlere rağmen sabırla ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz" dedi.Erdoğan, konuşmasının ardından Guterres'e, Atatürk Uluslararası Barış Ödülü'nü takdim etti.
Ödül takdiminden sonra konuşan Gutteres ise şu ifadeleri kullandı: Gutteres: Bu ödülü Birleşmiş Milletler çalışanları adına da kabul etmek istiyorum "Bu ödülün, bu bölgede ve dünyanın başka yerlerinde çok büyük ızdırapların yaşandığı bir döneme denk geldiğinin farkındayım.
Çok kötü çatışmalar yaşanıyor, giderek derinleşen jeopolitik bölünmeler var ve küresel iş birliğine güven azalıyor.
Atatürk Uluslararası Barış Ödülü, barışın sadece soylu bir vizyonun ötesinde bir şey olduğunu gösteriyor.
Barış bir toplanma çağrısıdır, eylem çağrısıdır.
Ben de bu ödülü kabul etmekten onur duyuyorum."Sayın Cumhurbaşkanı, izninizle bu ödülü Birleşmiş Milletler çalışanları adına da kabul etmek istiyorum.
Çünkü bu barış çağrısına her gün yanıt veren onlar.
Barışı geliştirmek, sürdürülebilir kalkınmayı ve insan haklarını güçlendirmek için tüm dünyada birçok kadın ve erkek çalışıyor.
Dünyanın en zorlu yerlerine yardım götürüyorlar ve gerçekten ateşkeslerde barışı korumaya çalışıyorlar.
Arabulucular bu bölünmüşlüğü ortadan kaldırmaya çalışıyor.
İnsan hakları savunucuları ve kalkınma uzmanları hem toplumları güçlendiriyor hem de hakları koruyorlar.
Bu ödül onları da onurlandırıyor.
Bu prestijli ödül vesilesiyle yaşamlarını kaybetmiş Birleşmiş Milletler çalışanlarını da anmak istiyorum.
Özellikle Gazze'de, Gazze'deki insanları desteklemeye çalışırken hayatını kaybetmiş yüzlerce Birleşmiş Milletler çalışanını anmak istiyorum." "Atatürk, barışın şans eseri ortaya çıkmadığını anlamıştır" Guterres, Mustafa Kemal Atatürk'ün "Yurtta barış, dünyada barış" vizyonunun Birleşmiş Milletler'in ruhunu yansıttığını belirterek şöyle konuştu:"Tabii bu ödülün anlamı, Mustafa Kemal Atatürk'ün hayatı ve mirasından ayrı düşünülemez.
Zorluklar karşısında gösterdiği liderlikle Atatürk, barışın şans eseri ortaya çıkmadığını anlamıştır.
Barış bir tercihtir.
Sosyal uyum içinde yer alan ve uluslararası iş birliğiyle gelişen bir tercihtir. 'Yurtta barış, dünyada barış' vizyonu Birleşmiş Milletler Şartı'nın ruhunu da çok iyi yansıtıyor.
Atatürk'ün toplumsal ilerlemeye, eşitliğe ve refaha kendini adamış olması ve bu konudaki çalışmaları da Birleşmiş Milletler vizyonu içerisinde karşılığını buluyor.
Bu miras Türk halkı aracılığıyla yaşamaya devam ediyor."O yüzden bugün burada, mübarek Ramazan ayında hepinizle birlikte olmak istedim.
Birleşmiş Milletler ailesinde geçirdiğim 20 yıl boyunca benim için bir Ramazan geleneği oldu.
Her Ramazan'da bir Müslüman topluma gider ve onlarla iftar yapardım.
Bu ziyaretler hem bana hem de dünyaya İslam'ın gerçek ruhunu hatırlattı.
Bu Ramazan'da da bu dayanışma ziyaretini Türkiye'ye yapmam gerektiğini hissettim.
Türk halkının olağanüstü yüce gönüllü ruhuna dikkat çekmek için geldim.Gerçekten de daha önce eşi benzeri görülmemiş bir yerinden edilme krizinde Türkiye kapılarını açtı ve milyonlarca insan şiddetten ve zulümden kaçarak Türkiye'ye geldi.
Mülteciler Yüksek Komiseri olarak çalıştığım on yıl boyunca başka hiçbir ülkede insanların bu kadar rahat ve güvenli bir şekilde sınırı geçtiğini ve bu kadar güvende yaşadığını görmedim.
Türkiye bu anlamda birinci sırada geliyor. "İki devletli çözüm dışında başka bir alternatif yoktur" Gazze'deki gerilime ilişkin de değerlendirmede bulunan Guterres, şu ifadeleri kullandı:"Gazze'de sağlanan ateşkes konusunda gösterdiği arabuluculuktan dolayı Türkiye'ye teşekkür etmek isterim.
Aynı zamanda rehinelerin serbest bırakılması için verdiği katkılardan dolayı da teşekkür ederim. 7 Ekim'de yaşanan korkunç saldırının hiçbir haklı gerekçesi olamaz ancak Filistin halkının kolektif şekilde cezalandırılmasının da hiçbir haklı gerekçesi olamaz."Gazze'de meydana gelen kıyım ve yıkım, benim genel sekreter olarak görev yaptığım yıllar boyunca görmediğim bir düzeydeydi.
Filistinliler bugün büyük ızdırap yaşıyor ve insani yardımlara çok ciddi kısıtlamalar getiriliyor.
Aynı zamanda Batı Şeria'da da yerleşimci faaliyetlerinin arttığını görüyoruz.
İnsani yardımın güvenli ve sürdürülebilir biçimde ulaştırılması gerekir.
Uluslararası hukuka saygı gösterilmesi gerekir.
Filistin halkının haklarının tanınması gerekir.
İşgalin sona ermesi gerekir.
İki devletli çözüm dışında başka bir alternatif yoktur.
İsrail ve Filistin'in yan yana, barış ve onur içinde yaşaması gerekir." "Sivillerin korunması ve müzakere masasına geri dönülmesi çağrısında bulunuyorum" Guterres, Orta Doğu'da yaşanan gerilime ilişkin ise şu değerlendirmelerde bulundu:"Dünyada çok fazla barıştan konuşuluyor ama çok az barış görüyoruz.
Uluslararası hukuk çiğneniyor, güç siyaseti güç kazanıyor, eşitsizlikler büyüyor.
Yapay zeka gibi yeni teknolojiler şiddet riskini artırıyor.
Aynı zamanda askeri harcamalar da ciddi biçimde artmış durumda.
Bütün bunlar olurken siviller bedel ödüyor.
Ölü sayıları artıyor, toplumların hayatları yıkılıyor."Orta Doğu'daki kriz bunun en trajik örneklerinden biri.
ABD ve İsrail tarafından yapılan askeri saldırılar ve buna müteakip İran'ın birçok ülkeye yaptığı saldırılar —ki dün Güvenlik Konseyi'nde de kınandı— uluslararası barış ve güvenlik için büyük bir tehdittir ve siviller için büyük bir ızdıraba yol açmaktadır.Bölge bir kırılma noktasına yaklaşmaktadır ve bunun sonuçları tüm dünyayı etkiliyor.
Ticaret kesintiye uğruyor, enerji ve gıda fiyatları artıyor, güvensizlik ve istikrarsızlık büyüyor. ve her zaman olduğu gibi en kırılgan olanlar en fazla acı çekiyor.Bölge ve dünya bu durumu değiştirmelidir.
Şiddetin azaltılması ve diyalog en iyi çıkış yolu olacaktır.
Ben bu saldırıların sona erdirilmesi, uluslararası hukuka saygı gösterilmesi, sivillerin korunması ve müzakere masasına geri dönülmesi çağrısında bulunuyorum." "Atatürk'ün vizyonunu ileri taşıma, 'Yurtta barış, dünyada barış' deme zamanıdır" Guterres, konuşmasını şu ifadelerle tamamladı:"Bu akşam verilen bu ödül de aslında Birleşmiş Milletler'e ve tüm barış savunucularına bir mesajdır.
Bu zor zamanlarda sebat göstermek için bir mesajdır.
Alaycılığa, şüpheciliğe ve umutsuzluğa karşı durmak için bir mesajdır.
Aynı zamanda uluslararası iş birliğine olan taahhüdü yenileme mesajıdır.
Dayanışma ve kararlılıkla ilerleme mesajıdır.
Atatürk'ün vizyonunu ileri taşıma, 'Yurtta barış, dünyada barış' deme zamanıdır.
Hep birlikte barışa bir şans verelim."