Haber Detayı
MHP lideri Bahçeli çok boyutlu sonuçları işaret etti: 'Her türlü senaryoya hazırlıklı olmalıyız'
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partililerle yaptığı iftar buluşmasında gündeme dair önemli değerlendirmelerde bulundu. İran'a İsrail ve ABD'nin başlattığı saldırılar sonrası bölgedeki karışıklıkların Türkiye'ye etkilerine işaret eden Bahçeli, tehlikenin daha da yoğunlaşacağını ancak Türkiye'nin hiçbir tehdide eyvallah demeyeceğini vurguladı.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Merkez Yönetim Kurulu, Merkez Disiplin Kurulu ve Milletvekillerinin katılımıyla düzenlenen iftar programında konuşma yaptı.
Bahçeli açıklamalarında Türkiye'nin "gayya kuyusuna" itilmek için tezgahlar olduğuna işaret ederek Türkiye'nin İran ile karşı karşıya getirilmek istendiğini söyledi.
Terörsüz Türkiye hedefinin taviz değil, Türkiye'nin güvenliği için önemli olduğunun altını çizen Bahçeli, nihai hedefin güçlü bir Türkiye olduğunu belirtti.
Bahçeli'nin açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde yer aldı: "Böylesi alacakaranlık dönemlerde, tehditlerin böylesine cüsse ve cüret kazandığı devirlerde dayanışma duygumuzu çok daha güçlendirmeli, milli birlik ve kardeşliğimizi olabilecek en üst seviyede perçinlemeliyiz.
Kaldı ki “Terörsüz Türkiye” hedefiyle yapmak istediğimiz de evvelemirde budur.
Yeni yüzyılın ikinci çeyreğinde, “Terörsüz Türkiye”yi inşa ve ihya edecek milli diriliş ruhu inanıyorum ki nice mucizelere imza atacaktır.
Türkiye sırtına binen ağırlıklarından hızla kurtulmaktadır.
Uyanan ve ayağa kalkan devin önünü kesecek, tarihi yürüyüşünü kesintiye uğratacak hiçbir muhasım veya mütecaviz odak yoktur ve olması da mümkün değildir.
Türk milleti muazzam bir uyanışın ivmesiyle yeni yüzyılı kardeşliğin yüzyılı yapacak, barış ve huzurla bu yüzyılın yapı taşlarını döşeyecektir. “Terörsüz Türkiye” hedefi taviz değil, Türk ve Türkiye Yüzyılına yönelik kesif bir tahkimattır.
ABD ile İsrail’in İran karşısında teklemeye başladığı, iç kamuoylarında ise çözülmelerin hız kazandığı anlaşılmaktadır.
Savaşın bölgesel mahiyet kazanması, etnik ve mezhebi bir hüviyete bürünmesi hususunda kahredici bir provokasyon devrededir. "HER TÜRLÜ SENARYOYA HAZIRLIKLI OLMALIYIZ" Hatta Türkiye ile İran’ı karşı karşıya getirmek, İran’la Körfez ülkelerini çatıştırmak, bu suretle savaşın akışını değiştirmek amacıyla karanlık planların yapıldığı da esasen sır değildir.
Stratejik bilgi çift katmanlıdır.
Bir yandan dış çevreyi anlamayı, diğer yandan da sahip olunan kapasiteyi doğru tartmayı gerektirmektedir.
Türkiye gelişmeleri doğru anlarken, kendi kapasitesini bilmekte, stratejik dengeleme ve doğrulamayı yapmaktadır.
Hiçbir tehdide eyvallah demeyiz, diyemeyiz.
Bununla birlikte Siyonist-emperyalist menşeli derin çukura düşecek, algı ve istihbarat oyunlarının tuzağına kapılacak yeni yetme bir devlet de hiç değiliz.
ABD-İsrail ortaklığının askeri, siyasi ve ekonomik külfeti artıkça, bilhassa iç kamuoylarının İran savaşıyla ilgili kategorik itirazları yükseldikçe etrafımızda biriken tehlike daha da yoğunlaşacaktır.
Her türlü senaryoya hazırlıklı olmalıyız.
Türkiye’yi gayya kuyusuna itmek için yapılan ahlaksız tezgâhları isabetle okumalı, bu kuyuyu kazanları boşa düşürmeliyiz.
Görüldüğü kadarıyla, ABD ve İsrail için evdeki hesap İran’a uymamıştır.
Birbiriyle bağlantısız ve tutarsız açıklamaları bir yana bırakırsak, bölgesel sıkışma ve basınç yüksekliği küresel mahiyet almak üzeredir. "ÇOK BOYUTLU SONUÇLARIN DOĞACAĞINA İŞARET" Hürmüz Boğazı’ndaki darboğazlar, Basra Körfezi’ndeki tıkanmalar, petrol ve diğer enerji kaynaklarının taşınması ve lojistiğiyle ilgili çok ciddi aksaklıklar ve sıkıntılar savaşın çok boyutlu sonuçlarının doğacağını işaret etmektedir.
Karşılıklı füze saldırıları, bombalanan okullar, hastaneler, sivil ve masum insanlar küresel vicdanı titretmektedir."