Haber Detayı

MHP Genel Başkanı Bahçeli, partisinin MYK, MDK ve milletvekilleriyle iftar programında konuştu Açıklaması
Politika haberler.com
12/03/2026 22:51 (3 saat önce)

MHP Genel Başkanı Bahçeli, partisinin MYK, MDK ve milletvekilleriyle iftar programında konuştu Açıklaması

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla ilgili, "Yol yakınken ateşkes rejimi devreye girmelidir.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla ilgili, "Yol yakınken ateşkes rejimi devreye girmelidir.

Eller tetik yerine uzlaşma gayesiyle birleşmelidir.

Aksi halde İran, ABD-İsrail ortaklığı için yeni bir Afganistan'a, yeni bir Irak'a, hatta yeni bir Vietnam'a dönebilecektir." dedi.MHP'den yapılan açıklamaya göre, Genel Başkan Bahçeli, partisinin Merkez Yönetim Kurulu, (MYK), Merkez Disiplin Kurulu (MDK) ve milletvekillerinin katılımıyla ATO Congresium'da düzenlenen iftar programına katıldı.Bahçeli, başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan 11 ayın sultanı Ramazan-ı Şerif'in bir hafta sonra biteceğini belirterek, tutulan oruçların, yapılan ibadetlerin, verilen fitre, sadaka ve zekatların kabul olmasını diledi.Bölgesel sorunların, insani krizlerin, beşeri felaketlerin, tırmanan savaşların ve kışkırtılan çatışmaların biteviye takviye edildiği hüsran verici bir zaman dilimi içerisinde bulunulduğunu ifade eden Bahçeli, "İsterdik ki, İslam alemi huzur ve huşu içinde bir Ramazan geçirseydi.

Dilerdik ki, silahların, bombaların, düşmanlıkların yerini barışçıl diyaloglar ile dostane ilişkiler alabilseydi." dedi.Ramazan ayının Türkiye'nin bölgesinde yaşanan savaş ve şiddet sahneleriyle perdelendiğini aktaran Bahçeli, şunları kaydetti:"Karamsar olmanın, kötümserliğe hapsolmanın, umutsuzluğa kapılmanın hem insani, hem de İslami anlamda caiz olmadığını biliyor ve inanıyoruz.

Hayır ve şerrin Allah'tan geldiğine iman etmiş bizler için her gecenin sonu aydınlık, her yokuşun ardı düzlüğe çıkıştır.

Bu nedenle umudumuzu kaybetmeyeceğiz, ihtiyatlı iyimserliğimizden ödün vermeyeceğiz.

Yılmayacağız, yıkılmayacağız, yeise kapılmayacağız.

Eskiyen ve çürüyen 1945 sonrasının dünya düzenini ikame edecek yeni bir küresel sistemin kuruluş sancıları artarak devam ederken, devasa bir anafora dönüşen nevzuhur ara dönem insanlığın barış ve huzur özlemlerini adeta yutmaktadır.

Bu mefluç, mefsuh ve metruk tablonun bütün komplikasyonları coğrafyaları A'dan Z'ye sarmıştır.

Böylesi alacakaranlık dönemlerde, tehditlerin böylesine cüsse ve cüret kazandığı devirlerde dayanışma duygumuzu çok daha güçlendirmeli, milli birlik ve kardeşliğimizi olabilecek en üst seviyede perçinlemeliyiz.

Kaldı ki 'Terörsüz Türkiye' hedefiyle yapmak istediğimiz de evvelemirde budur.""Çevremiz kaynarken, ülkemizin ve milletimizin tertemiz çehresini dikkatle korumalıyız"Yeni yüzyılın ikinci çeyreğinde, "Terörsüz Türkiye"yi inşa ve ihya edecek milli diriliş ruhunun nice mucizelere imza atacağına inandığını belirten Bahçeli, "Türkiye sırtına binen ağırlıklarından hızla kurtulmaktadır.

Uyanan ve ayağa kalkan devin önünü kesecek, tarihi yürüyüşünü kesintiye uğratacak hiçbir muhasım veya mütecaviz odak yoktur ve olması da mümkün değildir." dedi.Türk milletinin muazzam bir uyanışın ivmesiyle yeni yüzyılı kardeşliğin yüzyılı yapacağını barış ve huzurla bu yüzyılın yapı taşlarını döşeyeceğini işaret eden Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:"Terörsüz Türkiye hedefi taviz değil, Türk ve Türkiye Yüzyılı'na yönelik kesif bir tahkimattır.

Terörsüz Türkiye hedefi teslimiyet değil, Türk ve Türkiye Yüzyılı'nın muzaffer ve muteber iradesinin kesin bir teminidir.

Şayet Anadolu coğrafyasında birliğimizi, dirliğimizi ve kardeşliğimizi yürekten savunamazsak, sudan sebeplerle, ucuz hesaplarla, basit ve bayağı heveslerle onun bunun tazyik ve telkinleriyle birbirimizden uzaklaşırsak, biliniz ki yurt yaptığımız bu topraklarda asla tutunamayız.

Terörsüz Türkiye hedefi ortak tarih ve kültürümüzün şemsiyesi altında, kardeşlikle geçen asırların geleceğin ülkü ve heyecanlarıyla eklemlendiği kaynaşma ve kucaklaşma potasıdır.

Çevremiz kaynarken, ülkemizin ve milletimizin tertemiz çehresini dikkatle korumalıyız."Devlet Bahçeli, "Mücavir toprakların altüst oluşu karşısında, tıpkı Akif'in dediği gibi biz bastığımız mukaddes vatan topraklarını geçmeden tanıyacağız, düşüneceğiz altındaki binlerce kefensiz yatanı.

Çünkü şehit oğluyuz, incitmeyiz, yazıktır atamızı, vermeyiz dünyaları alsak da bu cennet vatanı.

İstiklalimizin manzum şaheserinin İlk Meclis'te kabul edilişinin 105'inci yıl dönümünde, ezelden beri hür yaşamanın şuuruyla, hiçbir korkuya, hiçbir korkuluğa takılmadan tam bağımsızlığımızı, milli varlığımızın tamamiyetini cesaretle, hamiyetle müdafaaya yeminliyiz.

Bir kez daha ahlak kahramanımızı, edebi şanıyla, kalemi ve kelamıyla ufkumuzu meşale gibi aydınlatan Merhum Mehmet Akif Ersoy'u rahmetle, minnetle, hürmetle yad ediyorum." ifadelerini kullandı.Türkiye'nin istikbalinin yol haritasını, istiklalin şeref hakkıyla çizeceğini belirten Bahçeli, bunu milletin benzersiz ve emsalsiz birlik ve kardeşlik bağlarıyla gerçekleştireceklerini söyledi.Bahçeli, şöyle konuştu:"En büyük kuvvetimizin, en müessir kudretimizin aziz milletimizin hükümran mazisiyle, bu maziyi geleceğe taşıyacak asaleti, ahlakı, başarısı, basireti, becerisi, feragati, çokluğun içinden süze süze damıttığı çelikten birliği olduğunu asla hatırımızdan çıkarmayacağız.

Siyonist-emperyalist acımasızlık, komşu ülkelerin etnik ve mezhebi hassasiyetlerini kaşıyıp kanatmak maksadıyla plan üstüne plan yaparken, biz herkesi kendimiz bileceğiz, her insanımıza kucağımızı açacağız, millete mensubiyet şuurunun ağırlık merkezinde gönüllerin ittifakını sağlayacağız.

Edirne'de söylenen şiiri Şırnak'ta işiteceğiz.

Hakkari'de pişen aşı İzmir'de yiyeceğiz.

Trabzon'da oynanan horona Van'da eşlik edeceğiz.

Adıyaman'da yanık yanık dile gelen türküyü Manisa'da dinleyeceğiz.

Yozgat halayına Bitlis'te katılacağız.

Şanlıurfa'da kaynayan mırranın lezzetini Ankara'da tadacağız.

Mardin'de, Tunceli'de, Siirt'te ağlayanın gözyaşını, Batman'da, Diyarbakır'da, Muş'ta, Bingöl'de kavrulmuş alınların terlerini Çorum'da, Samsun'da, Rize'de, Erzurum'da, Tekirdağ'da, Afyon'da, İstanbul'da sileceğiz.

Velhasıl milletimizin her güzel insanının derdiyle dertleneceğiz.

Bunu da 'Hayırlı Günler Komşum' ziyaretleriyle ve 'Derdin Derdimizdir Sohbet Toplantıları' ile yapıyor, yurdumuzu baştan ayağa müşfik, merhametli, alicenap, ahlak ve vicdanla temellenmiş siyasetimizle kucaklıyoruz.

Bu konuda sağlamış olduğunuz üstün katkılardan, yapmış olduğunuz mücadeleden dolayı her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum."Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı'nın Türkiye'nin hem bugününe hem de geleceğine ışık tuttuğunu güvence olduğunu vurgulayan Bahçeli, "Bizim boş laflarla vakit kaybetmeye hakkımız yoktur.

Bizim onun bunun tahrik ve tertiplerine boyun eğecek halimiz de yoktur.

Yolumuza bakacağız, önümüze bakacağız, işimize bakacağız, mücadelemize bakacağız, Allah'ın izniyle 2053'te süper güç Türkiye'ye mutlaka ulaşacağız." diye konuştu.Hedefi büyük ama heyecanı küçük bir hareket olmadıklarını belirten Bahçeli, şunları kaydetti:"Dünyanın gidişatını, insanlığın sürüklendiği çıkmaz sokakları, jeopolitik bilek güreşlerini, siyasi ve stratejik gerilimleri Türkçe okumanın, Türkçe yorumlamanın, gelişmelere başkent Ankara vizyonuyla bakmanın yegane çare olduğunu öngörüyoruz.

Bu yüzden hedefimiz büyük, heyecanımız diri, kendimize güvenimiz zinde ve zirvededir.

Bunun ilhamını da Türk milletinden ve Türkiye Cumhuriyeti'nin muktedir vasfından alıyoruz.

Biliniz ki, 'Terörsüz Türkiye' gerçekleşecek hedefimizdir.

Büyük ve güçlü Türkiye ulaşılacak hedefimizdir."Dahası, vakti saati geldiğinde, tarihle coğrafya aynı yöne baktığında, nihai hedefimiz olan İ'la-yi Kelimetullah Allah'ın izni ve inayetiyle gerçekleşmiş olacaktır.

Gelen Türk asrı, yaşanan Türkiye Yüzyılı, bunu başaracak ve omuzlayıp çağların üstüne çıkaracak da Asım'ın bayraklaşmış neslidir.

Önemle altını çizmek isterim ki ahlakın sınırları bir bakıma dayanışmanın sınırlarıdır.

Eğer bir toplumda, bir millette dayanışma varsa milli ahlak yaşıyor demektir.

Hamdolsun dayanışma duygularımız tüm tahribatlara karşı hala ayakta, hala dirençlidir.

Bu sebeple umutlu olmak, karamsarlığa yüzümüzü dönmemek durumundayız."Prof.

Dr.

Erol Güngör'ün "Ahlak olmazsa toplum hayatı denen şey de olmaz, yani insanlar bir arada yaşayamaz." sözlerine atıfta bulunan Bahçeli, "Bugün içinde kıvrandığımız sorunlara yaşadığı yıllarda iyi bir şekilde teşhis koymuştur.

Aslında toplum hayatını, ekonominin kurallarını, sosyal ilişkileri ve insan ihtiyaçlarını başkalarına zarar vermeden düzenlemek bir arada yaşamaya ve ahlaki gelişmeye büyük bir destek sağlayacaktır. " dedi.Bunun da aileden başlayarak, sivil toplum kuruluşlarına ve siyasi partilere kadar gözetilmesi gereken başlıca konulardan birisi olduğuna dikkati çeken Bahçeli, şu değerlendirmelerde bulundu:"Siyasetin kalbine giden damarların açık olması ve görevini tam yapması evvela birlikte yaşamanın vazgeçilmezliğine duyulan bağlılıkla mümkün olacaktır.

Akif'in sözleriyle ifade edecek olursak; 'milli ahlak, milli ruhtur.' En büyük güvencemiz de milli ruhun sağlam oluşudur.

Milli ve manevi değeri olmayan, kökünden kopan, öz değerlerine yabancılaşan toplumların tarihten silinmesi kaçınılmazdır.

Tarihin harabeleri aslını yitirmiş, özünden uzaklaşmış, gelecek ülkülerini kaybetmiş, birlikte yaşama iradesinden kopmuş millet ya da devletlerle doludur.

Bu suretle dikkat ve temkinle hareket etmeliyiz.""Her türlü senaryoya hazırlıklı olmalıyız"İran'ı hedef alan saldırıların "haksız ve soysuz bir savaşın" sonuçları olduğunu kaydeden Bahçeli, "Bir savaşı başlatmak kolaydır, ama bitirmek zordur." ifadelerini kullandı.Bir askeri operasyonda çok boyutlu taarruzun her an mümkün olduğunu ama geri çekilmenin çok yüksek maliyetlere yol açabileceğine dikkati çeken Bahçeli, "ABD ile İsrail'in İran karşısında teklemeye başladığı, iç kamuoylarında ise çözülmelerin hız kazandığı anlaşılmaktadır.

Savaşın bölgesel mahiyet kazanması, etnik ve mezhebi bir hüviyete bürünmesi hususunda kahredici bir provokasyon devrededir." görüşlerini paylaştı.Türkiye ile İran'ı karşı karşıya getirmek, İran'la Körfez ülkelerini çatıştırmak, bu suretle savaşın akışını değiştirmek amacıyla karanlık planların yapıldığını vurgulayan Bahçeli, şunları dile getirdi:"Stratejik bilgi çift katmanlıdır.

Bir yandan dış çevreyi anlamayı, diğer yandan da sahip olunan kapasiteyi doğru tartmayı gerektirmektedir.

Türkiye gelişmeleri doğru anlarken, kendi kapasitesini bilmekte, stratejik dengeleme ve doğrulamayı yapmaktadır.

Hiçbir tehdide eyvallah demeyiz, diyemeyiz.

Bununla birlikte siyonist-emperyalist menşeli derin çukura düşecek, algı ve istihbarat oyunlarının tuzağına kapılacak yeni yetme bir devlet de hiç değiliz.

ABD-İsrail ortaklığının askeri, siyasi ve ekonomik külfeti arttıkça, bilhassa iç kamuoylarının İran savaşıyla ilgili kategorik itirazları yükseldikçe etrafımızda biriken tehlike daha da yoğunlaşacaktır.

Her türlü senaryoya hazırlıklı olmalıyız.

Türkiye'yi gayya kuyusuna itmek için yapılan ahlaksız tezgahları isabetle okumalı, bu kuyuyu kazanları boşa düşürmeliyiz.""Bölgemiz barut fıçısı, patlamaya hazır saatli bomba gibidir"MHP Genel Başkanı Bahçeli, "ABD ve İsrail için evdeki hesap İran'a uymamıştır." görüşünü paylaşarak, bölgesel sıkışma ve basınç yüksekliğinin küresel mahiyet almak üzere olduğu uyarısında bulundu.Bahçeli, savaşın çok boyutlu sonuçlarının olacağına işaret ederek, "Hürmüz Boğazı'ndaki darboğazlar, Basra Körfezi'ndeki tıkanmalar, petrol ve diğer enerji kaynaklarının taşınması ve lojistiğiyle ilgili çok ciddi aksaklıklar ve sıkıntılar savaşın çok boyutlu sonuçlarının doğacağını işaret etmektedir.

Karşılıklı füze saldırıları, bombalanan okullar, hastaneler, sivil ve masum insanlar küresel vicdanı titretmektedir." değerlendirmesinde bulundu.Savaşın en büyük mağdurlarının yine çocuklar olduğunu belirten Bahçeli, şöyle devam etti:"Yol yakınken ateşkes rejimi devreye girmelidir.

Eller tetik yerine uzlaşma gayesiyle birleşmelidir.

Aksi halde İran, ABD-İsrail ortaklığı için yeni bir Afganistan'a, yeni bir Irak'a, hatta yeni bir Vietnam'a dönebilecektir.

Siyonist eşkıyalığın İran'da rejim değişikliğini sağlama hesabıyla, ABD'nin askeri ve stratejik altyapıları vurma hedefi çelişmekte, görüş farklılıkları iyice ayyuka çıkmaktadır.

Lübnan'dan Bahreyn'e, Katar'dan Birleşik Arap Emirlikleri'ne, Kuveyt'ten Irak'a, Ürdün'den Umman'a kadar bölgemiz barut fıçısı, patlamaya hazır saatli bomba gibidir."Bahçeli, Türkiye için yegane önceliğin barış ve istikrar olduğunu belirterek, "Bu savaşa derhal son verilmelidir.

ABD-İsrail, İran'dan elini çekmelidir.

Karşılıklı diyalog ve diplomasiyle silahlar susmalı, siyaset konuşmalıdır." ifadelerini kullandı.Sıcak gelişmelerin her türlü ihtimale açık olduğunu, körüklenen şiddet ateşinin küresel ve bölgesel alana sıçramadan söndürülmesi uyarısında bulunan Bahçeli, aksi halde dünya ve beşeriyetin çok ağır bir bedel ödeyeceğini bildirdi."Bizim için öncelikli hedef Türkiye'nin güvenliğidir." vurgusunu yapan Bahçeli, "Muazzam devlet ve millet aklımızın hikmetli müktesebatıyla kapımızın önünde olup bitenleri anbean takip etmek durumundayız.

Türkiye'mizi ve aziz milletimizi riske atacak, hedef yapacak, hatta İran'la ve diğer bölge ülkeleriyle çatıştırmayı sağlayacak niyet ve emellere ağır başlı bir şekilde yaklaşmak esas olmalıdır." görüşünü paylaştı."Türkiye'nin tutumuna rağmen kasti ve doğrudan musallat olan hiçbir düşmanca muameleye kesinlikle tahammül etmeyeceklerini kaydeden Bahçeli, "Kim olursa olsun egemenlik haklarımızı ve bağımsızlık onurumuzu cansiperane şekilde savunacağımızı herkes çok iyi bilmeli, hesabını ise buna göre yapmalıdır." ifadelerini kullandı."Türkiye'nin yükselişi için MHP ve Cumhur İttifakı yegane çare ve ihtiyaçtır"MHP Genel Başkanı Bahçeli, Türk milletinin karşısında birikmiş tehditler, bilenmiş tehlikelerin aynısıyla milliyetçi-ülkücü hareket içinde geçerli olduğunu belirtti.Milliyetçi-ülkücü hareketin siyasetteki gayesinin "Türk milletinin hayat ve varlık hakları üzerine bina edildiğini" vurgulayan Bahçeli, şunları kaydetti:"Türkiye'nin önünü kesmek, yükselişini durdurmak, ayağına zincir vurmak, onca yapılanı yıkmak, onca yatırımı ve hizmeti baltalamak amacıyla faal halde olanlar aynı kuyrukta sıraya girmişlerdir.

Karşımızda belirginleşen husumet cephesi kalabalık ve karanlıktır."Terörsüz Türkiye hedefi kapsamında devamlı surette bize saldıran, akla hayale sığmayan iftiralarla kale duvarlarımızı yıkmaya çalışan milliyet fukarası sözde milliyetçi güruhun içi boş ezberlerinin farkındayız.

Nitekim bize yönelik saldırılarla aziz milletimizi hedef alan tahrip düzeyi yüksek kumpaslar yakın benzerlikler taşımaktadır.

Çünkü Milliyetçi Hareket Partisi, Türk milletinin son kalesi, son siperi, düşman karşısında atılacak son kurşunudur.

Olan biten ne varsa biliyor, izliyor, çok sıkı bir şekilde takip ediyoruz.

Hıyanet ve hezimete her kim teşne ise karşısında Milliyetçi Hareket Partisi'ni bulacaktır."Milletin hiçbir ferdinin yılgınlığa kapılmaması gerektiğini belirten Bahçeli, istiklal şairi Mehmet Akif Ersoy'un, "Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez, toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez." dizelerini hatırlatarak, "Tefrikaya karşı milli birlik, nifaka karşı milli inanç, Türkiye'nin yükselişi için de Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı yegane çare ve ihtiyaçtır." ifadelerini kullandı.Bahçeli, 57 yıllık maziye dayanan siyaset ve dava mücadelelerinde hiç kimseye, hiçbir güç ve çıkar lobisine diyet borçlarının olmadığını belirterek, "Saklayacak, gizleyecek, üzerini örtecek bir açığımız görülmemiştir.

Başımızı eğecek, yüzümüzü kızartacak, gözlerimizi kaçıracak bir yanlışımız, bir mahcubiyetimiz, verilemeyecek bir hesabımız da hamdolsun hiç yaşanmamıştır." değerlendirmesinde bulundu."Davamızı çiğnetmeyeceğiz, üç hilali soldurmayacağız, al bayrağımızı indirtmeyeceğiz, sonu ölüm de olsa surda gedik açtırmayacağız." vurgusunu yapan Bahçeli, şöyle devam etti:""Milliyetçi Hareket Partisi'ne zincir vurmak, kement bağlamak, kelepçe takmak hiçbir alçağın, hiçbir ahlaksızın harcı ve haddi değildir.

Sürekli kışkırtılan karalama kampanyalarının, sürekli gündemde tutulan karanlık senaryoların müellif ve müteahhitlerinin, zamanı geldiğinde hem vallahi, hem billahi burunlarından fitil fitil getireceğimizi de herkes bilmelidir.

Kötüleri ve kötülükleri unutursak kanımız kurusun diyorum.

Yok öyle üç kuruşa beş köfte, saman altından su yürütüp saklandıkları deliklerden bağrımıza taş atanların yakasından bizzat büyük Türk milleti tutacaktır.""Bizim işimiz kin değil muhabbettir, kibir değil mütevazılıktır"Bahçeli, Türk milletinin kendi eserine, MHP'ye ve Cumhur İttifakı'na duasıyla, desteğiyle ve iradesiyle sahip çıkacağını vurguladı.Tutamayacakları sözü dillerine, veremeyecekleri sevgiyi kalplerine, ulaşamayacakları hedefleri önlerine koymadıklarını belirten Bahçeli, koymaya da niyetlerinin olmadığını bildirdi."Bizim işimiz kin değil muhabbettir, kibir değil mütevazılıktır, nihayet milli ve Muhammedi ahlakı hakkıyla içselleştirip yaşamaktır." ifadelerini kullanan Bahçeli, yanlışa yanlış, doğruya doğru demenin de siyasi ahlaklarının gereği olduğunu kaydetti."

İlgili Sitenin Haberleri