Haber Detayı

Ayasofya'nın Hattatı: Kazasker Mustafa İzzet Efendi'ye vefa
Türkiye ntv.com.tr
13/03/2026 12:48 (6 saat önce)

Ayasofya'nın Hattatı: Kazasker Mustafa İzzet Efendi'ye vefa

Ayasofya Camisi'ndeki büyük hat eserlerinden dolayı Ayasofya Hattatı olarak anılan Kazasker Mustafa İzzet Efendi'yi anlatan kitabın lansmanı yapıldı.

Ayasofya Camisi'ndeki büyük hat eserlerinden dolayı Ayasofya Hattatı olarak anılan Kazasker Mustafa İzzet Efendi'yi anlatan kitabın lansmanı yapıldı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü ve Geleneksel Sanatlar Müdürlüğü iş birliğinde hazırlanan "Kazasker Mustafa İzzet Efendi" kitabı, yayın dünyasına kazandırıldı.

Rami Kütüphanesi'ndeki tanıtım toplantısına katılan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kazasker Mustafa İzzet Efendi'nin Osmanlı İmparatorluğu'nda hem ilmi hem askeri hem de bürokratik rütbelerin üst mertebelerine kadar yükselmeyi başarmış bir liyakat abidesi olduğunu söyledi.

Ersoy, İzzet Efendi'nin aynı zamanda hanende, bestekar ve neyzen olarak el üstünde tutulmuş bir musiki ehli olduğunu belirterek "Hepsinin ötesinde, hat sanatı tarihinde istisnai bir konuma yükselmesini sağlayan çok sayıda niteliğe sahiptir.

Bu çok yönlülük onu kültür tarihimizdeki en özel insanlardan biri kılmaktadır.

Onu hattat yönüyle değerlendirdiğimizde sülüs, nesih, celi sülüs ve celi talik gibi en temel yazı türlerini büyük bir ustalıkla yazabildiğini görmekteyiz." dedi. “ESERLERİ KÜLTÜR HAYATIMIZIN ANLAŞILMASI BAKIMINDAN SON DERECE DEĞERLİ” İzzet Efendi'nin Ayasofya-i Kebir Camii'ndeki büyük hat eserlerinden dolayı "Ayasofya Hattatı" olarak da anıldığına işaret eden Ersoy, şu bilgileri verdi: "- Başta Ayasofya'daki kubbe yazısı olmak üzere, pek çok yapının kitabesinde imzasının bulunması ve 11'den fazla Mushaf-ı Şerif ile bazı ilmi eserlerin hattatı olması, onu Türk ve İslam sanatları tarihinde adeta imtiyazlı bir mevkiye yerleştirmiştir.

Kendisi sayısız kıta, murakka, 200'den fazla hilye yazmış, büyük boyda hilye-i şerif yazma geleneğini de başlatmıştır. - 1866'dan başlayarak harf inkılabına kadar Osmanlı matbaacılığında kullanılan kalıplar, onun nesih hattıyla basıma uygun olarak yazdığı harflerden yapılmıştır.

Elbette yaptıkları, eserleri, marifet ve becerileri bu kadarla sınırlı değil.

Onun ardında bıraktığı eserler, yalnızca sanat tarihimiz açısından değil, aynı zamanda kültür hayatımızın bütüncül şekilde anlaşılması bakımından da son derece değerlidir. - Sanat tarihçisi İsmail Orman'ın titiz kaleminde vücut bulan Kazasker Mustafa İzzet Efendi kitabı, işte bu engin deryanın her kıyısına yelken açabileceğiniz bir eser olarak büyük sanatkarı tanımanıza olanak sağlayacaktır." Bakan Ersoy, eseri kültür-sanat literatürüne kazandırdığı için Orman'a teşekkür ederek, "Ustasız sanat olmaz.

Dolayısıyla ustayı, sanatkarı tanımadan sanatı hakkıyla idrak etmek mümkün değildir.

Orman bize böylesi önemli ve değerli bir kapı açmıştır.

İlgili herkesin faydalanmasını, bu emeğin layıkıyla karşılığını bulmasını temenni ediyorum." ifadelerini kullandı.

Yapılan çalışma için Geleneksel Sanatlar Derneğini tebrik eden Ersoy, "Hüsnühat, toplumumuzun inanç dünyasını, zarafet anlayışını ve medeniyet tasavvurunu yansıtan son derece istisnai ve estetik bir ifade üslubudur." değerlendirmesinde bulundu. “YENİ SANATKARLARIN YETİŞMESİ İÇİN GEREKLİ İMKAN VE DESTEKLERİ TESİS ETMEKTEYİZ” Mehmet Nuri Ersoy, 2005'ten bu yana Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü'nün çalışmaları dahilinde yayımlanan basılı eser sayısının 348'e ulaştığını aktararak, şunları kaydetti: "- Son 8 yılda 'Milli Kültür Eserlerinin Basımı ve Yayımı Projesi' kapsamında 122 matbu eser yayınlamış bulunuyoruz.

Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığımız da çok ciddi uzmanlık gerektiren bir mesai yürüterek 355 cilt kitap yayımlamıştır. - Teknolojiyi de bu noktada göz ardı etmiyoruz.

Genel Müdürlüğümüz, divanlar, mesneviler, tezkireler, mecmualar ve tarihnameler gibi Türk klasik eserlerinin dijital formatlarda yayınlanmasına ilişkin proje kapsamında 84 e-kitabı okuyucuyla buluşturmuştur.

TÜYEK ise 482 bin 383 eserin dijital görüntüsünü, aynı zamanda dünyanın en büyük yazma eser portalı da olan kurumsal sitesinden erişime açmıştır." Bakanlığın hattatlıktan ebruzenliğe, nakkaşlıktan dokumacılığa, geleneksel sanat dallarındaki eserlerin muhafazasını sağlamakla beraber, tanıtımlarını yaptığını sözlerine ekleyen Ersoy, "Yeni sanatkarların yetişmesi için gerekli imkan ve destekleri sunarak söz konusu sanat uygulamalarının devamlılığını da tesis etmekteyiz.

UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'nden aynı başlıkta yürüttüğümüz Ulusal Envanterimize, 'Yaşayan Miras Okulu' projemizden Yaygın Kültürel Eğitim faaliyetlerine, Yaşayan Miras Şölenleri'nden Türkiye Kültür Yolu Festivali'ne kadar çok sayıda çalışma, proje, uygulama ve etkinlik bu doğrultuda hayata geçirilmiştir." dedi. “VARLIĞI BİLİNMEYEN 20'YE YAKIN ESERİ TANITMA ŞANSI BULDUĞUMUZ BİR KİTAP OLDU” Eserin yazarı, sanat tarihçisi İsmail Orman ise eseri cilt halinde görmenin ve Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından okuyucuya ulaşmasının kendisi için büyük bir gurur vesilesi olduğunun altını çizdi.

Orman, kitabın yayınlanmasına destek sunan kurumlara teşekkür ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: "- Sıkıntılı geçen bir hazırlık sürecine rağmen hat sanatı tarihi üzerine 25 seneyi aşkın süredir devam eden araştırmalarımın mahsullerinden biri olan bu eserden son derece memnun olduğumu da söylemek istiyorum.

Yine ilgililerin de dikkatini çekeceği üzere henüz 18 yaşında iken yazdığı Mushaf-ı Şerifi de dahil olmak üzere daha önce varlığı bilinmeyen 20'ye yakın eserini tanıtma şansı bulduğumuz bir kitap oldu. - Ben kitabın onun hayatı ve sanatındaki eksik noktaları tamamlayan bir çalışma olduğunu düşünüyorum.

Muhtemelen eksiklerimiz vardır ama bu da zaman içerisinde kapatılacaktır."

İlgili Sitenin Haberleri