Haber Detayı
Dokumacılığı yaşatmak için atölyesindeki tezgahı evine taşıdı
Adana'da dokuma ustası 60 yaşındaki Kıvanç Kürkbabaoğlu, babasından öğrendiği mesleği evine kurduğu tezgahta sürdürüyor.
Adana'da dokuma ustası 60 yaşındaki Kıvanç Kürkbabaoğlu, babasından öğrendiği mesleği evine kurduğu tezgahta sürdürüyor.Merkez Seyhan ilçesinde yaşayan Kıvanç Kürkbabaoğlu, 7 yaşındayken dokuma ustası babasının yanında ilmek atmaya başladı.Babasının yanı sıra mahalledeki diğer dokuma ustalarından da işin inceliklerini öğrenen Kürkbabaoğlu, her geçen gün kendini geliştirdi.Kürkbabaoğlu, askerden döndükten sonra da baba mesleğini yapmaya karar vererek kendi atölyesini açtı.Zamanla işlerini ilerleten ve yanında farklı süreçlerde 25 kişiye istihdam sağlayan Kürkbabaoğlu, atölyesinde Adana bezinin yanı sıra battaniye, kilim çanta gibi pek çok ürün dokudu.Kürkbabaoğlu, ürünlerini kentin yanı sıra farklı şehirlere de göndererek evinin geçimini sağladı.Zaman içerisinde teknolojinin gelişmesiyle Kürkbabaoğlu, dokuma ürünlere talebin azalmasıyla geçen yıl atölyesini kapatmak zorunda kaldı.Mesleğini çok seven ve unutulmasını istemeyen Kürkbabaoğlu, atölyesindeki 40 yıllık tezgahı Hanedan Mahallesi'ndeki evinin avlusuna taşıdı.Kürkbabaoğlu, evinin avlusunda mesleği yaşatmak ve öğrenmek isteyenlere destek olmak için ilmek atmaya devam ediyor."Amacım mesleği yaşatmak ve insanlara yaymak"Kıvanç Kürkbabaoğlu, AA muhabirine, 7 yaşında başladığı dokumacılığı ilk günkü heyecanla sürdürdüğünü anlattı.Çocukluğunda dokumacılığın revaçta olan bir meslek olduğunu belirten Kürkbabaoğlu, yaptığı çok sayıda ürünle bugüne kadar birçok fuar ve festivale katıldığını ifade etti.Kürkbabaoğlu, mesleğin inceliklerini gelecek kuşaklara aktarmak için Halk Eğitimi Merkezlerinde de usta öğreticilik yaptığını dile getirdi.Dokumacılığın temelinde kullanılmayan malzemelerin yeniden üretiminin olduğunu anlatan Kürkbabaoğlu, "Adana'da bu bir gelenek.
İnsanlar kullanmadıkları malzemeleri, iplikleri, kıyafetleri keserek yumak haline getiriyorlar.
Biz de bu malzemelerle battaniye, yolluk, kilim gibi şeyler dokuyoruz.
Mesleğin başlangıcı böyle.
Aynı zamanda geri dönüşüm oluyor." diye konuştu.Kürkbabaoğlu, zamanla el yapımı ürünlere ilginin azaldığını belirterek, şöyle devam etti:"Teknoloji geliştiği için pazar alanı pek bulamıyoruz.
Bizim fiyatlarımız yüksek geliyor.
El sanatları bu yüzden zorlanıyor.
Hazır şeyler daha çok satılıyor.
Tabii ki dokumaların ayrı bir yeri var çünkü bu bizim özümüzde var, geleneğimiz.
Bu meslek unutulmaya yüz tutmuş bir sanat.
Mesleği sevdiğim için bırakmıyorum, yaşatmaya çalışıyorum.
Dokuma tezgahlarını hiçbir zaman kapatmıyorum.
Elimden geldiği kadar insanlara da yaymaya çalışıyorum.
Kazanç çok az olduğundan atölyeyi kapatmak zorunda kaldım.
Mesleği sevdiğimden ve bırakmamak için bu işe evin bir kısmında devam ediyorum.
Evin bir bölümünü bu meslek için ayırdım ve dokuma tezgahlarını kurdum.
Amacım mesleği yaşatmak ve insanlara yaymak."Kürkbabaoğlu, bugüne kadar çok sayıda kişiye işin inceliklerini öğrettiğini ve talep edenlere de kapısının her zaman açık olduğunu kaydetti.