Haber Detayı

İzmir Barosu: Michael Adufu'ya ne oldu?
Cumhuriyet'in egesi cumhuriyet.com.tr
13/03/2026 16:30 (1 saat önce)

İzmir Barosu: Michael Adufu'ya ne oldu?

İzmir Barosu, Michael Adufu’nun gözaltı, adliye ve cezaevi sürecinde yaşamını yitirmesiyle ilgili kovuşturmaya yer olmadığı kararına tepki gösterdi. İzmir Barosu Başkanı Av. Sefa Yılmaz, Bilinci yerinde olmayan kişinin ifadesini alan ve o haldeki bir insanı mala zarar verme suçundan ölçüsüz bir şekilde tutuklayan hakim hakkında verilen takipsizlik kararı tek kelimeyle skandaldır, ülkemizde insan haklarının, yaşam hakkının en temel ihlallerinden birisidir” dedi.

İzmir Barosu, Harmandalı Geri Gönderme Merkezi’nden çıktıktan sonra gözaltına alınan ve ardından yaşamını yitiren mülteci Michael Adufu’nun ölümüne ilişkin süreçte kamu görevlileri ve sağlık hizmetine erişim bakımından ciddi soru işaretleri bulunduğunu belirtti.

Konu hakkında baroda basın toplantısı düzenleyen İzmir Barosu Başkanı Sefa Yılmaz, Adufu’nun adliyeden hastaneye, oradan cezaevi sürecine uzanan yaşamını yitirme sürecine ilişkin ciddi iddiaların bulunduğunu belirterek, bu nedenle suç duyurusunda bulunduklarını hatırlattı. “ADLİYEYE SİYAH ÇÖP POŞETİNDE SARILI GETİRİLDİ” İzmir Barosu olarak 2025 yılı Kasım ayında Gana uyruklu Michael Adufu’nun adliyeden hastaneye, oradan cezaevine uzanan yolda hayatını kaybetmesi ile ilgili çok ciddi iddiaları gündeme getirdiklerini ve suç duyurusunda bulunduklarını söyleyen Sefa Yılmaz, “Michael Adufu, 8 ay Geri Gönderme Merkezi’nde kaldıktan sonra serbest bırakılmış, 5-7 Mayıs 2025 tarihinde Alsancak Devlet Hastanesi acil servisine aralıklarla başvuru yapmış, 7 Mayıs 2025’te Alsancak Devlet Hastanesi’nden “mala zarar verme” iddiası ile gözaltına alınarak Kantar Polis Merkezi Amirliği’ne götürülmüş, 1 günlük gözaltının ardından 8 Mayıs’ta İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nca mevcutlu olarak adliyeye sevk edilmişti.

Adufu’nun adliyedeki işlemlerinde kendisinin avukatı olarak yer alan müdafii, Adufu’nun adliyeye getirildiğinde belden aşağısının siyah çöp poşetine sarılı olduğunu, tekerlekli sandalyede bulunduğunu, hareket etmekte ve sandalyede oturmakta zorlandığını, idrak yeteneğinin bulunmadığını tespit etmiş, bu durumu tutanaklara geçirtmiş ancak Adufu’nun ifadesi ‘numara yaptığı’ gerekçesiyle bu haldeyken alınmış ve kamu malına zarar verme suçundan tutuklanması talebiyle İzmir Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne belden aşağısı çöp poşetinde olacak şekilde ofis sandalyesi ile sevk edilmiş, durumu gören iki meslektaşımız müdahale etmesine rağmen bu muameleye son verilmemiş, durum tutanak altına alınmış ve İzmir Barosu Başkanlığı’na işkence ve kötü muameleye ilişkin başvuruda bulunulmuştu” dedi. “İNFAZ KURULUNDA HASTANEYE SEVK EDİLDİ” Adufu’nun sağlık kuruluşuna başvurup sağlık hizmeti almaya çalışan, 2 gün boyunca acil serviste tutulup buradan gözaltına alınan, kendisine sorulan sorulara tepki veremez, yürüyemez ve hatta oturamaz halde olduğunu aktaran Yılmaz, “Çöp poşeti sarılı şekilde çıkarıldığı İzmir Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’nce tutuklanmış, hakimlikçe yapılan sorgusuna katılan müdafii, Adufu’nun sağlığının yerinde olmadığını ve bir sağlık kuruluşuna sevk edilmesini talep etmişse de müdafinin bu talebi Sulh Ceza Hakimince reddedilmiş ve İzmir T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na gönderilmişti.

Baromuzun yaşananlara karşı İzmir T Tipi Kapalı İnfaz Kurumu’na giderek aldığı bilgide Adufu’nun ceza infaz kurumuna getirildiğinde bilincinin kapalı olduğu, bu nedenle cezaevine girişi hiç yapılmadan derhal ambulans çağrılarak İzmir Şehir Hastanesi’ne sevk edildiği bildirilmişti.

Bilinci kapalı olarak 8 Mayıs 2025 tarihinde İzmir Şehir Hastanesi’ne götürülen Adufu hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı 14 Mayıs 2025 tarihinde sağlık sorunları sebebiyle tahliye talep etmiş ve Adufu hakkında tahliye kararı verilmiş, bilinci kapalı vaziyette tedavi gören Adufu’ya tüberküloza bağlı beyin enfeksiyonu tanısı konulmuş, Michael Adufu’nun beyin ölümü 21 Mayıs 2025 tarihinde gerçekleşmiş, 23 Mayıs 2025 tarihinde ise Michael Adufu yaşamını yitirmişti” diye konuştu.

YETKİLİLERE 4 SORU Bir insanın bu şekilde yaşamını yitirmesi üzerine çok net, aydınlatılması çok kolay, titiz bir soruşturma ile gerçeklerin ortaya çıkabileceğini belirten Av.

Sefa Yılmaz, şu soruları yöneltti: 2 gün boyunca tedavi bekleyen Adufu’yu mala zarar verdiği iddiasıyla şikayet edip gözaltına alınmasına sebep olan doktor aynı zamanda gözaltı çıkışında Adufu’yu muayene edip herhangi bir sağlık problemine rastlamamıştır şeklindeki raporu neye dayanarak vermiştir?

Yine aynı soruşturma dosyasında Kantar Polis Merkezi Amirliği’nde sorulan hiçbir soruya cevap veremeyecek halde bulunan Michael Adufu’nun “ifade vermek istemediği ve susma hakkını kullandığı” tutanaklara geçmiştir.

Bu tutanak nasıl tutulabilmiştir?

Tıbbi destek almak için sağlık kuruluşuna başvuran Adufu etkin bir sağlık hizmetinden yaralanabildi mi?

Alsancak Nevvar Salih İşgören Devlet Hastanesi’ne tedavi olmak için 5 Mayıs günü başvurup 8 Mayıs günü tüberküloza bağlı beyin enfeksiyonu sebebiyle bilinci kapanan ve neticesinde yaşamını yitiren Adufu’ya hangi sağlık işlemleri yapılmıştır?

Hastane odasından gözaltına, gözaltından adliyeye, adliyeden cezaevine gönderilen Adufu talep ettiği sağlık hizmetinden yararlansaydı ölmeyebilir miydi?

Konuşamayan, tepki veremeyen, ayakta duramayan hatta oturamayan Adufu’nun polis merkezinde ve adliyede bulunduğu süre boyunca siyah poşet içinde insanlık onuruna aykırı şekilde taşıyan kolluk görevlileriyle ilgili herhangi bir adli ve idari işlem başlatıldı mı?

İşkence suçunu işleyen kolluk görevlileri açığa alındı mı?

Aynı gün içinde bilinci bir daha açılmamak üzere kapanan Adufu’nun, sağlıklı tepki verememesine ve oturamamasına rağmen ifadesini alan, bu ifadeye dayanarak mala zarar verme suçlamasıyla tutuklama talebiyle sevk eden Cumhuriyet Savcısı ve müdafiinin sağlık kuruluşuna sevk edilmesi talebine rağmen bu şartlar altında sorgu yapıp hakkında tutuklama kararı veren Sulh Ceza Hakimi hakkında herhangi bir adli ve idari işlem başlatıldı mı?

Anılan Cumhuriyet Savcısı ve Sulh Ceza Hakimi görevine devam etmekte mi?” “KARAR TEK KELİMEYLE SKANDALDIR” “Bu sorularımıza, Adufu’nun ölümünde kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen kararla yanıt verilmiş durumdadır” diye devam eden Yılmaz, “İnsanı ölüme götürecek derecede ilerlemiş olan tüberküloza karşı gerekli tıbbi müdahale yerine kolluk görevlilerine şikayette bulunan ve yürüme yetisini kaybetmesine rağmen araçtan inmeyi reddetti diyerek gözaltı çıkış raporunu düzenleyen bir doktor, bilincini kaybeden kişinin ifadesini alan ve susma hakkını kullandı diye tutanak tutan polisler, yine aynı şekilde artık yürüme yetisini ve bilincini kaybederek idrarını tutamaz hale gelen kişiyi çöp poşetine geçiren kolluk, bilinci yerinde olmayan kişinin ifadesini alan ve o haldeki bir insanı mala zarar verme suçundan ölçüsüz bir şekilde tutuklayan hakim hakkında verilen takipsizlik kararı tek kelimeyle skandaldır, ülkemizde insan haklarının, yaşam hakkının en temel ihlallerinden birisidir.

Bunca iddia, bunca delil, bunca tutanak, bunca şikayet varken hiçbir görevli/sorumlu hakkında herhangi bir iddianame düzenlenmemesi, bir şüphelinin dahi ifadesinin alınmaması, etkin bir soruşturma yapılmaması ne hukukla, ne vicdanla bağdaşmaktadır” ifadelerini kullandı.

Sefa Yılmaz, İzmir Barosu olarak bu ülkede yaşayan her canlının yaşam hakkını koruma ve geliştirme mücadelemizden asla vazgeçmeyeceklerini, bu dosyanın sonuna kadar takipçisi olacaklarını, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı tüm yasal yolları kullanacaklarını, bu ülkenin yeni Adufular ülkesi olmaması için tüm güçleriyle çalışacaklarını bildirerek sözlerini noktaladı.

İlgili Sitenin Haberleri