Haber Detayı
Yüksel Baysal'dan 'Solcular' yorumu: Ön yargılarınızı sepete koyun
Çağdaş Gazeteciler Derneği Bursa Başkanı Yüksel Baysal, "Ruhlarını şeytana satmayan Solcular" başlığıyla kaleme aldığı yazısında gazeteci-yazar Soner Yalçın'ın "Solcular Sessizliğe Söz Düşenler" kitabını ele aldı.
Çağdaş Gazeteciler Derneği Bursa Başkanı Yüksel Baysal, Bursa Saati gazetesinde "Ruhlarını şeytana satmayan Solcular" başlığıyla bir yazı kaleme aldı.Baysal yazısında, gazeteci-yazar Soner Yalçın'ın "Solcular Sessizliğe Söz Düşenler" kitabıyla değerlendirmelerini paylaştı."Soner Yalçın'ın ‘Solcular’, ’Sessizliğe Söz Düşenler’ adıyla yayımlanan her bir satırına özel emek verilmiş yapıtını okudum" diyen Yüksel Baysal, "Türkiye’de solun kahramanlarının öykülerini belleğimize mıh gibi çakmayı amaçlamış, gördüğüm kadarıyla bunu da başarmış Soner Yalçın… Pek çoğu ile arkadaşlığını, dostluğunu satır aralarına sıkıştırdığı bilgilerle, onların mücadelelerini, acılarını, unutulmuşluklarını ve de özeleştiri sayılabilecek olumsuz yanlarını anlatmış usta yazar Yalçın…" ifadelerini kullandı.Yüksel Baysal'ın yazısının geri kalanı şu şekilde:Amacını da kitabın girişinde şöyle aktarmış:“Hayatlarına yıldırımlar düşürülmesine rağmen hakikati savunan, kurulu düzene itaatsizlikleri tanıyın istedim.
İşkencenin tüm aletleri ile acı çektirilmelerine rağmen, zalime tahammül göstermeyen, kulluk etmeyen, teslim olmayan, savrulmayan aydınları bilin istedim.
Umutsuzluğu kimlik yapmayan, yalnız kalma pahasına haksızlığa karşı inatçı mücadelelerini öğrenin istedim (Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarının verdiği mücadeleye selam olsun!
Yüksel Baysal)…Elinde aydınlanma meşalesi ile Karanlığa koşan bizim aydınlarımızı yüceltmek, kalemimle varoluşlarına kutsallık vermek istedim.”Soner Yalçın'ın deyimiyle düş kırıklığı rehavetine kapılmayan insanlardır solcular; ateşler içinde volkan gibi yanıp tutuşanlardır.Çok doğru bir şekilde Aziz Nesin ile başlamış anlatmaya Soner Yalçın…Çünkü Türk yazın yaşamının Nazım Hikmet’ten sonra en büyük ismidir Aziz Nesin…Bizzat tanıma ve kısa bir süre de olsa zaman geçirme olanağı bulduğum için onur duyduğum kişidir.2 Temmuz 1993 Sivas katliamından sonra Çağdaş Gazeteciler Derneği olarak Bursa’ya davet edip, söyleşi yaptığımız büyük ustayla, Bursa Arap Şükrü’de birlikte yemek yerken, pek çok okuyucusu yanına gelip, “Sizin bütün kitaplarınızı okudum” sözlerine karşılık bıyık altından gülerek, “Ben bile bütün kitaplarımı okumadım” dediğini anımsıyorum.Anlattığı polis hikayesi de aklımda kaldı.Ancak katliam sonrası koruma verilen, hatta bir süre ekip tarafından takip edilen Aziz Nesin, Silivri’ye giderken otobüse binmiş, her durakta duran otobüsle birlikte onu takip eden güvenlik güçleri de durmak-kalkmak zorunda kalmışlar.
Polisler en sonunda pes etmiş, “Aziz Bey, sizi biz götürelim” demişler.
İsterse en lüks araca binebilecek durumu olan Aziz Nesin, araç almak yerine çocuklara harcamış bütün servetini… Onun için bir süre polislerin aracını kullanmış…"SOLCULARIN KADERİ BU"Soner Yalçın, Nesin’in yaşamı boyunca 150 eser kaleme aldığını belirterek ‘Türkiye’de kitap okutan yazar oldu’ nitelemesinde bulundu ki, bizzat canlı tanığı benim… Onun kitaplarıyla okumayı seven birisi oldum.Dünya çapında ödüller de alan Aziz Nesin hakkında üç yüzden fazla dava açıldığını, Nesin’in iki yüzden fazla müstear/takma isimle yazı yazdığını da Soner Yalçın’ın kitabından öğrenmiş oldum.Solcuların kaderi bu, işkence, yargılama, sürgün, mahpus damları…Bugün de öyle değil mi?"ALKIŞLAR GÖNDERİRKEN ELEŞTİRİMİ YAPMIŞ OLAYIM"Soner Yalçın, Aziz Nesin’in “İnsan aklıyla görür” örneğinin vücut bulmuş hali olduğunu vurguladıktan sonra şu benim de katıldığım saptamayı yaptı:“Ateist idi fakat İslam kültürüne karşı değildi; hiçbir dine karşı değildi.
Karşı olduğu, din adına yapılan bağnazlık, yobazlık, dincilikti.
Tanrısı, ahlaki vicdanıydı.”Soner Yalçın’ın ‘Solcular’ başlığı altında yazdığı bazı isimlere itirazım oldu.
Onlardan biri Nihat Genç!
Solcu olmadığı gibi Türkiye’de siyasal İslam’ın egemenliğine karşı savaşım veren insanlara karşı acımasız ve haksız eleştiriler yöneltti Genç!Solculuktan Kürtçülüğe evrilen Ahmet Kaya'nın savruluşunu kısmen anlatmış olsa da çözüm süreçlerinde Öcalan’ın postacılığına soyunan Sırrı Süreyya Önder'e kıyamamış belli ki…Oysa o da sol sol şeritten giderken Kürt milliyetçiliğinin şeridine kaymış biriydi.Sanatçı yanına alkışlar göndererek bu eleştiriyi yapmış olayım.Soner Yalçın yapıtta insanlığın öğrenme sevincini yitirmesinden söz etti.
Gerçekten de okumaya düşünmeye son verdi insanımız.
Sosyal medyada kaydırmaya başladı, bir aşağı, bir yukarı, bir sağa, bir sola…"ÇOK ŞEY ÖĞRENDİM"Çok şey öğrendim bu kitaptan…‘Sen de Başını Alıp Gitme’ türküsünü Levent Kırca'nın yazdığını…Rafeal Sadi bölümünde muhafazakar sermayenin en güçlü şirketi Ülker’in kurucu ortaklarından birinin Yahudi olduğunu…Reşat Nuri’nin Son Sığınak adıyla Cumhuriyet dönemini eleştiren bir roman yayımladığını…"BAŞKASI İÇİN KAYGILANAN İNSAN SOLCUDUR"En çok Yaşar Kemal bölümünün altını çizdim.Çünkü hem anlatılan Yaşar Kemal'in büyüklüğüydü hem de Yaşar Kemal'in yanlışlarının dökümüydü Soner Yalçın’ın yazdıkları…Bir arkadaşımdan esinlenerek geliştirdiğim bir söz var, başkası için kaygılanan insan solcudur derim her daim…Soner Yalçın çok daha güzeli söylemiş, solcular rüzgara kapılıp ruhlarını kaybetmeyen insanlardır.Başkaları adına kaygılananlara ve de ruhlarını şeytana satmayanlara selam olsun!Bu yazının dipnotu: Solcular kitabı Soner Yalçın’ın Silivri’de yatarken yazdığı, cezaevinde bile insanın yalnızlığını paylaşan yoldaşlarını-yazarlarını sıraladığı yazıyla sona eriyor.
Önyargılarınızı bir sepete koyup denize atarak okumanızı hararetle öneririm.Odatv.com