Haber Detayı
Dervişoğlu'ndan İstiklal Marşı'nın Arapça okunmasına tepki
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Karaman’da İstiklal Marşı’nın Arapça okutulmasına ilişkin “Bu bir tam bir dalalet halidir ve sapkınlıktır. Buradan gaflet, delalet, ihanet içerisinde olanlara ve buna seyirci kalanlara da bir kere daha sesleniyorum. Türkiye sahipsiz değildir” dedi.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Doğu gezisinin ikinci gününde ilk durağı partisinin Muş İl Başkanlığı oldu.
Dervişoğlu, Van’dan Muş İl Başkanlığı'na geçerken Van’ın Alacabük mevkiindeki güvenlik noktasında durarak güvenlik güçlerine kolaylıklar diledi.
Dervişoğlu, partisinin Muş İl Başkanlığı'nda gündeme dair açıklamalarda bulundu.İYİ Parti Muş İl Başkanı Mehmet Özmen ve teşkilat üyelerine teşekkür eden Dervişoğlu, Prof.
Dr.
İlber Ortaylı’nın vefatına ilişkin üzüntülerini dile getirdi."BUGÜNLERİN ÖZEL SEÇİLDİĞİ KANAATİNİ TAŞIYORUM"Dervişoğlu, Karaman’da bir imam hatip lisesi öğretmen ve öğrencilerinin 12 Mart İstiklal Marşı'nın kabulünün yıl dönümü töreninde İstiklal Marşı'nın bir bölümünün Arapça olarak okutulmasına ilişkin soruya şu yanıtı verdi:- "Yakından takip ettiğimiz bir husus.
Bu hükûmetin özellikle iş başına geldiği günden beri tarihimizle alakalı günlere nazire yaptığı kanaatini taşıyorum.- Bir dönem oldu hatırlıyorsunuz, Vahdettin Köşkü’nden donanmayı selamladılar.
Bir dönem oldu Erzurum Kongresi’nin yıl dönümünde yine Erzurum Kongresi’nin yapıldığı salonda Avrupa Birliği Uyum Yasaları imzalandı.
Yine belli bir dönem oldu Cumhuriyet'in kuruluşunun yıl dönümünde, bir 29 Ekim'de Irak'ın kuzeyinden kalkan peşmerge, Suriye'nin kuzeyine konuşlandırıldı.- Bugünlerin özel seçildiği kanaatini taşıyorum.
Bugün de İstiklal Marşı’nın kabulünün yıl dönümünde hem de Türkçe’nin başkenti Karaman'da, Karamanoğlu Mehmet Bey'in diyarında özel surette böyle bir şeyin yapılmış olmasını fevkalade değerlendirmeye muhtaç bir durum olarak görüyorum.“BU BİR TAM BİR DALALET HALİDİR VE SAPKINLIKTIR”- İstiklal Marşı’nın sözleri de bir başka şarkıya aranje edilebilecek sözler değildir.
Dolayısıyla ben bunu yapanların Atatürk’ün ifade ettiği Gençliğe Hitabesi'nde ‘gaflet-dalalet-hıyanet’ diyor ya; artık bu üçünden hangisini bu millet bunu yapanlara yakıştırıyor doğrusunu isterseniz zaman içerisinde göreceğimize inanıyorum.
Ama bana sorarsanız bu bir tam bir dalalet hâlidir ve sapkınlıktır.- Bu sapkınlığı yapanlara müdahale etmeyenler de var orada; devletin valisi var, bütün idari ve mülki amirler orada, emniyet müdürü orada, alay komutanı orada, üniversite rektörü orada.
Yani böyle bir sapkınlık orada hayata geçirilirken, onların da buna seyirci kalmalarını hâlini ziyadesiyle yadırgadığını bilmenizi istiyorum. - Nasıl bunu yapanlar dalalet içerisindeki sapkınlarsa bunu izleyenler de bana göre makam, mevki ve ikbal kaygısına kapılmış gafillerdir.
Buradan aziz milletimizi böyle bir işe vesile olanları protesto etmeye davet ediyorum.- Son derece dikkatli değerlendirilmesi gereken bir husustur.
Buradan gaflet, dalalet, ihanet içerisinde olanlara ve buna seyirci kalanlara da bir kere daha sesleniyorum.
Türkiye sahipsiz değildir."SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULDUTürk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan uygulamaya tepki gösterirken, Atatürkçü Düşünce Derneği sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı."KARARI MİLLET VERSİN"Dervişoğlu, partisinin Bitlis il başkanlığınca düzenlediği iftar programına katıldı.
Türk bayraklarıyla süslenen salonda iftar yemeğinin ardından gündeme dair açıklamalarda bulundu.Terörsüz Türkiye sürecinde yaşananları aktaran Dervişoğlu, şunları söyledi:- "Meclis'te yasal düzenleme yapmaya elverişli bir parlamento çoğunluğu yakalayabilirler.
DEM'le bir araya gelirler.
MHP ile AK Parti zaten birlikte hareket ediyor.
DEM'le bir araya geldiklerinde yasal düzenleme yapma sorunu ortadan kalkıyor.
Bir de yanlarına CHP'yi dahil ederlerse o zaman anayasayı Meclis'te değiştirebilecek gücü de elde edebiliyorlar, teknik olarak.
Ama orta yerde millet var.- Milletin kararı da elbette ki çok önemlidir.
Bu millete sorsunlar bakalım.
O Devlet Bahçeli Meclis kürsüsüne Abdullah Öcalan'ı çağırdı ya, ‘Kimse gitmezse İmralı'ya ben giderim’ dedi ya, umut hakkından yararlanması gerekiyor diye ifade etti ya, hatta gidip birilerinin çiçeklerini, resimlerini de sevdi ya… Meclisteki çoğunluğu bıraksın.
Gücü varsa, itibarı varsa bu millete sorulmasına razı olsun.
Sorsunlar bakalım.- Abdullah Öcalan umut hakkına kavuşup milletin arasına karışsın mı, yoksa İmralı'daki hücresinde yatmaya devam etsin mi?
Bunun kararını millet versin.
Terör örgütü ve onların uzantılarının… Bakın bunları Bitlis'te söylüyorum.
Dün Van'da söyledim.
Yarın Hakkâri'de söyleyeceğim.
Öbür gün Batman'da, Diyarbakır'da söyleyeceğim.""Ankara'da ne konuşuyorsam gelip burada da onu konuşuyorum” diyen Dervişoğlu, “Güneydoğu bölgesinde yaşayan vatandaşlarımızın hak ve hukukunu, onların talep ve beklentileri nokta-i nazarından gündeme getirmeye çalışıyorum.
Ben bu bölgede yaşayan insanlar için, aslına bakarsanız, bir savunma hattı da oluşturmaya çaba sarf ediyorum.
Buradaki insanları sırf etnik kökeninden ötürü bir yerlere bağlar, Abdullah Öcalan eşittir PKK, o da eşittir Kürtler denklemini yaşama geçirirseniz işte o zaman Türkiye'nin birliğinin, beraberliğinin ve kardeşliğinin temeline dinamit koymuş olursunuz.”“TÜRK'ÜN BİRLİĞİNE, KÜRT'ÜN KARDEŞLİĞİNE HALEL GETİRMEK İSTEYEN KİM VARSA O DA BENİ KARŞISINDA BULUR”Dervişoğlu, sözlerine şöyle devam etti:- Söylediklerimi sadece kendi düşüncelerimi esas alarak, milliyetçi reflekslerle dile getirmiyorum.
Şehit ailelerinin sözüne kulak vererek konuşuyorum.
Terörle mücadele eden, devletine, vatanına ve milletine âşık insanların bana söylediklerine bakarak ve onları dinleyerek cümle kuruyorum.- Kürtleri PKK ve Abdullah Öcalan'la eşitleyen düzene de, nizama da, söyleme de işte onun için isyan ediyorum.
Kürt benim kardeşimdir.
Ama Türk'ün birliğine, Kürt'ün kardeşliğine halel getirmek isteyen kim varsa o da beni karşısında bulur.
Onun için ben bu seyahatleri yapıyorum.
Bu düşüncelerimi sizlerle paylaşayım.
Söylediklerimde eksik gedik var mı?- Buna karşı olarak ‘O öyle değil, şöyle’ diyeceğiniz başka hususlar var mı?
Bu bölgeyi karış karış dolaşmaya devam edeceğim.
Merada hayvan güdenle de konuşacağım.
Fabrikada çalışan işçiyle konuşacağım, esnafla konuşacağım.- Bu yöre halkının düşünce ve kanaatlerinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde dile getirilmesini mümkünse önünü açacağım.
Hiç kimse benim kardeşimle arama giremez.
Hiç kimse bizim asırlara şamil dostluğumuza, birliğimize, beraberliğimize halel getiremez.”“ÖRS İLE ÇEKİÇ ARASINDAKİ DEMİRE BENZEMİŞ BÖLGE HALKI”Bölge halkından destek ve oy isteyen Dervişoğlu şöyle konuştu:- "Sizden bir istirhamım var.
Bu bölgenin siyaseten, şimdi işin siyaset tarafı, iktidar ile malum bir partinin arasında sıkıştığını biliyorum.
Yani örs ile çekiç arasındaki demire benzemiş bölge halkı.
Dolayısıyla iki siyasi partinin; biri iktidar partisi, diğeri de o bahse konu malum parti… İkisinin arasında sıkışmış durumda.
Sıkıştığı için sorunlarının çözülebilmesi noktasında da zaman zaman çaresizliğe gark edilmiş gibi hissediyor kendisini.- Kendini böyle hissedenlere buradan sesleniyorum: Hiç endişeye mahal yok.
Ne terör örgütünün uzantısı bir siyasi partiye muhtaçsınız ne de yüz yıllık Cumhuriyetin son yirmi beş yılında Türkiye için hiçbir güzel adımı atmamış mevcut iktidar partisine muhtaçsınız.
Onlar yoksa biz varız.
Bakın size söylüyorum.
Sizden bize inanmanızı, bize güvenmenizi, bize ve kadrolarımıza sahip çıkmanızı istiyorum.
Türkiye bir olacaksa, birlik olacaksa; iyilerin ve cesurların başlattığı siyasi hareketin sizden gelecek desteğe ihtiyacı var.”