Haber Detayı

Savaş, sanayide stratejik hazırlığı zorunlu kılıyor!
Ekonomi ekonomigazetesi.com
14/03/2026 09:28 (4 saat önce)

Savaş, sanayide stratejik hazırlığı zorunlu kılıyor!

Enerji ve lojistik kaynaklı maliyet şoklarının ilave yük oluşturduğunu vurgulayan ASO Başkanı Seyit Ardıç "Önümüzdeki süreci sadece güvenlik meselesi değil, aynı zamanda sanayi politikası meselesi olarak da ele almak zorundayız” dedi.

Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, Hürmüz Boğazı’nda deniz taşımacılığını da ciddi biçimde aksatan çatışma sürecinin sadece bölgesel güvenliği değil, küresel enerji piyasalarını, ticaret yollarını ve tedarik zincirlerini doğrudan etkilediğini bildirdi.

Petrol akışındaki bozulma, tanker trafiğindeki daralma ve sigorta maliyetlerindeki artışın, dünya ekonomisine yeni bir belirsizlik dalgası yaydığının altını çizen Ardıç, “Enerjiye bağımlı ekonomiler açısından bu tablo, üretim maliyetlerinden enflasyona kadar geniş bir alanda baskı oluşturmaktadır” dedi.

Türkiye açısından riskin çok açık olduğunu vurgulayan Ardıç, “Enerji faturası yükseldiğinde yalnızca rafinerinin, fırının ya da fabrikanın gideri artmıyor; aynı zamanda ihracatçının rekabet gücü de aşınıyor.

Sanayici bugün sadece üretim planı yapmıyor; adeta lojistik, enerji maliyetleri ve sigorta poliçesi arasında sıkışmıştır" diye konuştu.

Seyit Ardıç, dünyanın bir köşesindeki jeopolitik gerilim, doğrudan üreticinin navlun hesabına yansıyor.

Bu tür krizlerin yarattığı maliyet şoku artık anlık değil, kalıcı bir hesap dengesi sorunu hâline geliyor” dedi.

Türkiye’nin 2025 yılında mal ihracatında rekor kırmış olsa da, 2026 yılının ilk aylarına ait verilerin ihracatta daha kırılgan bir görünüme, ithalatta ise yukarı yönlü baskıya işaret ettiğini ifade eden Ardıç, “Enerji ve lojistik kaynaklı yeni maliyet şokları, dış ticaret dengesi, enflasyonla mücadele ve sanayi üretimi üzerinde ilave yük oluşturabilir.

Bu nedenle önümüzdeki süreci sadece güvenlik meselesi olarak değil, aynı zamanda sanayi politikası, dış ticaret stratejisi ve ekonomik dayanıklılık meselesi olarak da ele almak zorundayız” şeklinde konuştu.

Bu çatışma sürecinin, yaklaşık 50 milyar dolar ihracat hacmimizin bulunduğu yakın ve Orta Doğu pazarlarında faaliyet gösteren ihracatçılar açısından ayrıca dikkatle izlenmesi gerektiğini belirten Ardıç, “Bölgedeki talep daralması, ödeme ve teslimat riskleri ile ticaret rotalarındaki kırılmalar, siparişten sevkiyata kadar bütün zinciri yavaşlatabilir” ifadelerini kullandı.

Tedarik zincirinde aksamalar başlayabilir  Sahada sanayicilerden ve anketlerden ihracatçı firmaların nakliye maliyetler ile ek operasyonel gerekliliklerin arttığını gördüklerini vurgulayan Ardıç, “Ayrıca gümrük işlemlerinin de zorlaştığı ve uzadığı sanayicilerimiz tarafından dile getirilmiştir.

Bu durumun kalıcı olması halinde tedarik zincirlerinde aksamaların başlaması muhtemeldir” dedi.

Ardıç, Türkiye’nin yeni dönemde pazar çeşitlendirmesini hızlandırması, lojistik güvenliğini güçlendirmesi ve ihracatçıyı finansman ile sigorta araçları bakımından daha güçlü desteklemesi büyük önem taşıdığını aktardı.

Bununla birlikte her krizin sadece tehdit üretmeyeceğini dile getiren Ardıç, bazı alanlarda yeni imkânların da görünür hale getireceğini vurguladı ve “Savunma sanayiimizin kalbi olan Ankara, sahip olduğu ileri mühendislik kapasitesi, üretim kabiliyeti ve teknoloji altyapısıyla bu yeni dönemde öne çıkabilecek merkezlerden biridir.

Türkiye’nin savunma ve havacılık ihracatı 2025 yılında 11 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır.

Küresel güvenlik kaygılarının arttığı dönemlerde, yüksek teknolojiye dayalı savunma ürünlerine olan ilginin artması mümkündür.

Kalıcı kazanım ancak bu şekilde sağlanabilir” değerlendirmesinde bulundu.

Ardıç, sanayicinin enerji maliyetleri karşısında korunması, ihracat pazarlarının çeşitlendirilmesi, lojistik hatlarının güvence altına alınması ve yüksek teknolojinin daha geniş sanayi tabanına yayılması artık bir tercih değil, zorunluluktur olduğunu belirtti.  

İlgili Sitenin Haberleri