Haber Detayı
Prof. Dr. Yaşar'dan glokom uyarısı: Başlangıçta belirti vermiyor; körlüğe yol açıyor
MART ayının ikinci haftası Dünya Glokom Haftası olarak kutlanıyor.
MART ayının ikinci haftası Dünya Glokom Haftası olarak kutlanıyor.
Sağlık Bilimleri Üniversitesi Beyoğlu Göz Eğitim ve Araştırma Hastanesi Glokom Birimi doktorlarından Prof.
Dr.
Tekin Yaşar, göz tansiyonu olarak bilinen glokomun toplumda yaygın olduğuna ancak yeteri kadar bilinmediğine dikkat çekti.
Glokomun çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini belirten Yaşar, risk gruplarını 40 yaş üstü hastaların oluşturduğuna dikkat çekti.
Türkiye'de ulaşılan hasta sayısının 500 bin olduğunu da söyleyen Yaşar, "Dolayısıyla 2 milyon civarında hasta tanı konmadan aramızda gezmekte şu anda" dedi.
Prof.
Dr.
Yaşar erken teşhis edilmezse glokomun geri dönüşümsüz körlüğe götürdüğünü de belirterek, "Başlangıçta hastanın fark edebileceği bir belirti vermiyor.
Gözün içindeki sıvı göze baskı yaparak göz sinirini olumsuz etkiliyor; atrofisine, ölmesine yol açıyor ve hasta başta bunu fark etmiyor.
Ancak ilerlediği zaman görmesinden çok 'görme alanı' dediğimiz, baktığı alanda göremediği adacıklar oluşmaya başlıyor ve maalesef kontrole gitmezsek görmesini kaybederek kör olarak geliyor ve geri dönüşümsüz körlüğe yol açıyor." dedi.
Sağlık Bilimleri Üniversitesi Beyoğlu Göz Eğitim ve Araştırma Hastanesi Glokom Birimi'nde görev yapan, Prof.
Dr.
Tekin Yaşar, her yıl Mart ayının ikinci haftasının Dünya Glokom Haftası olarak kullandığına dikkat çekti.
Göz tansiyonu olarak bilinen glokomun toplumda yaygın olduğuna değinen Yaşar hastalığın yeterince bilinmediğine de işaret etti.
Yaşar, sinsi ilerleyen hastalığın tedavi edilmediğinde kalıcı körlüğe yol açtığı uyarısında da bulundu.
Yaşar, "Glokom, göz tansiyonu olarak bilinmekle birlikte göz tansiyonu aslında sadece bir risk faktörü.
Dünyada körlüğün ikinci önemli nedeni, geri dönüşümsüz körlüğün en önemli nedeni.
Sinsi seyirli bir hastalık ve toplumda çok yaygın olduğu halde maalesef az biliniyor" dedi. 'RİSK GRUPLARI 40 YAŞ ÜSTÜ HASTALAR' Prof.
Dr.
Tekin Yaşar, "Glokom, göz tansiyonu olarak bilinmekle birlikte göz tansiyonu aslında sadece bir risk faktörü.
Dünyada körlüğün ikinci önemli nedeni, geri dönüşümsüz körlüğün en önemli nedeni.
Sinsi seyirli bir hastalık ve toplumda çok yaygın olduğu halde maalesef az biliniyor.
Bu yüzden dünyada Mart ayının ikinci haftasında 'Dünya Glokom Haftası' diye etkinlikler düzenlenmekte.
Risk grupları özellikle 40 yaş üstü hastalar. 40 yaş üzerindeki insanlarda yüzde 2,5-3 oranında görülüyor.
Bu da ülkemizde yaklaşık 2,5 -3 milyon glokom hastası olması anlamına geliyor.
Elimizdeki verilere göre bizim ulaşabildiğimiz hasta sayısı 500 bin civarında.
Dolayısıyla 2 milyon civarında hasta tanı konmadan aramızda gezmekte şu anda" dedi.'YAYGIN OLANI SİNSİ SEYİRLİ OLAN; BİR BELİRTİ VERMİYOR'Glokomun başlangıçta fark edilen bir belirti vermediğine değinen Yaşar, "Çok değişik formları var.
Çok nadiren doğuştan olan formu var.
Göz kliniklerine akut, acil, ağrıyla gelen formları da var ama yaygın olanı sinsi seyirli olanı.
Başlangıçta hastanın fark edebileceği bir belirti vermiyor.
Gözün içindeki sıvı göze bası yaparak göz sinirini olumsuz etkiliyor; atrofisine, ölmesine yol açıyor ve hasta başta bunu fark etmiyor.
Ancak ilerlediği zaman görmesinden çok 'görme alanı' dediğimiz, baktığı alanda göremediği adacıklar oluşmaya başlıyor ve maalesef kontrole gitmezsek görmesini kaybederek, kör olarak geliyor ve geri dönüşümsüz körlüğe yol açıyor.
Hastalığın erken yakalanıp körlüğe gitmemesi, kontrol altına alınabilmesi için ortalama yılda bir muayene öneriyoruz.
Yılda bir düzenli göz muayenenizi yaptırdığınızda, bu bahsettiğim sinsi seyirli formu ani körlük yapmıyor, yavaş yavaş körlük yapıyor.
Bu yüzden yılda bir muayene edilip yakalandığında görmeyi koruyabiliyoruz" diye konuştu.'GÖZ TANSİYONUNUZU ÖLÇTÜRÜN'Glokomun tamamen ortadan kaldırılabilen bir hastalık olmadığını ancak erken teşhisle görme kaybının önlenebileceğini söyleyen Yaşar, "Glokomun tam olarak tedavisi yok, glokomu yok edemiyoruz ama körlüğü önlüyoruz.
Bunu da göz tansiyonu düşürücü yöntemlerle; elimizde çok çeşitli ilaçlar var, düzenli olarak ömür boyu ilaç kullanımıyla, gerektiğinde bazı lazer tedavileriyle ve bunlar yetmediğinde de değişik cerrahi tekniklerle göz tansiyonunu kontrol ederek körlüğe gidişini durduruyoruz hemen hemen her hastada kontrol altına alabiliyoruz; istisnaları olmakla birlikte.
Erken teşhis konduğunda olan görmeyi koruyoruz.
Geri döndüremiyoruz, bunu unutmayalım.
Sinir lifleri öldüğünde ölümün dönüşü yok maalesef ama kalan görmeyi koruyoruz, bu görmeyle yaşamalarını sağlıyoruz.
Glokom sinsi bir hastalık, az bilinen bir hastalık.
Yanlış olarak ağrı yaptığı yönünde bir algı var.
Ağrı yaptığı durumlar var nadiren ama gözünüzde ağrı yapmadan görmenizi sinsi olarak çalan bir tablo.
Lütfen düzenli göz kontrollerinizi yaptırın, göz tansiyonunuzu ölçtürün" şeklinde konuştu.'GÖZ AĞRISI VE GÖZ ÇAKMASIYLA ORTAYA ÇIKTI' Glokom hastası Ozan Sağlam, "48 yaşındayım.
İki yıldır göz tansiyonu hastasıyım.
İki yıl kadar önce göz ağrısı ve göz çakması şeklinde rahatsızlıklar, 3-4 gün arka arkaya devam edince acile başvurdum.
Orada yapılan muayene sonucu göz tansiyonumun yüksek olduğu ortaya çıktı.
Bunun üzerine glokom hastası oldum ve 2 yıldır göz tansiyonu damlalarıyla kontrol altında.
Görme alanım da koruma altında.
Ben şanslı bir hastaymışım doktorlarımızın söylediğine göre, işi başında fark etmişim; ama tavsiyem 40'ından sonra gözlerini yılda bir kez olsa bile muayene ettirmeleri" ifadelerini kullandı.'3 AYDA BİR RUTİN KONTROLLERİM DEVAM EDİYOR'Glokom hastası Ayşenur Can, "30 yaşındayım.
Ben 6 sene önce sağlık taraması esnasında göz muayenesinde, tesadüf eseri öğrendim.
Ara ara ağrılarım oluyordu, yüksek derece miyop vardı.
Daha sonrasında muayene esnasında tansiyonum yüksek çıktı ve glokoma yönlendirildim.
O şekilde glokom tanısı konuldu.
Bir de gözümdeki lekelerden dolayı, doğuştan olan lekelerden dolayı gelişmiş sanırım.
Sol gözümde evet biraz hasar var.
Görme alanı testleriyle takip ediliyor, rutin kontrollerde.
Daha da ilerlememesi için kullandığım damlalar var.
Onlarla göz tansiyonumu dengede tutuyoruz. 3 ayda 6 ayda bir rutin kontrollerim devam ediyor" dedi.