Haber Detayı

Aşkın yeni adresi yapay zeka mı… Uzmanlar uyardı… Yapay zeka ile ilişkinin perde arkası… Odatv sordu
Bilim ve teknoloji odatv.com
14/03/2026 12:13 (13 saat önce)

Aşkın yeni adresi yapay zeka mı… Uzmanlar uyardı… Yapay zeka ile ilişkinin perde arkası… Odatv sordu

Yapay zeka teknolojilerinin gündelik hayata hızla girmesi, insan ilişkilerinin sınırlarını yeniden tartışmaya açtı. Farklı araştırmalar, bazı kullanıcıların yapay zeka ile romantik, cinsel ve duygusal bağ kurmaya açık olduğunu gösterirken, uzmanlar bu eğilimin etkilerini Odatv için değerlendirdi.

Yapay zeka teknolojilerinin gündelik hayata hızla entegre olması, insan–makine ilişkilerinin sınırlarını da yeniden tartışmaya açtı.

Son yıllarda farklı ülkelerde yapılan kamuoyu araştırmaları ve şirket destekli anketler, bazı kullanıcıların yapay zeka ile romantik, duygusal ya da cinsel bağ kurmaya açık olduğunu gösteriyor.YAPAY ZEKA İLE FLÖRT KAFESİBu tartışmaları yeniden gündeme taşıyan örneklerden biri de ABD’nin New York kentinde düzenlenen “EVA Cafe” etkinliği oldu.

Organizatörlerin “dünyanın ilk yapay zeka flört kafesi” olarak tanımladığı pop-up etkinlikte katılımcılar, telefon ekranındaki yapay zeka avatarlarla fiziksel bir mekanda randevu deneyimi yaşadı.Masaların karşısında gerçek insanlar yerine ekranların yer aldığı deneyim, yapay zeka flört uygulamalarının dijital alanın dışına taşındığını gösterirken, özellikle genç kullanıcılar arasında bu tür etkileşimlerin yaygınlaştığına dair tartışmaları da yeniden gündeme getirdi.Konuya ilişkin yapılan araştırmaların her ne kadar yöntemleri ve örneklem grupları birbirinden farklılık gösterse de, uzmanlar insan ilişkilerinin dijitalleşmesiyle birlikte duygusal bağ kurma biçimlerinin değiştiğine dikkat çekiyor.

Biz de yapay zeka ile kurulan romantik bağların olası psikolojik ve toplumsal etkilerini uzmanlara sorduk."İNCİNME RİSKİNİ YOK EDEN BİR İLİŞKİ SUNUYOR"Uzman Psikolog Serap Duygulu, yapay zekanın günlük yaşamın birçok alanında olumlu deneyimler sunabildiğini ancak duygusal, romantik ve cinsel bağ söz konusu olduğunda psikolojik dinamiklerin farklılaştığını belirtiyor.

Duygulu’ya göre insan duygulardan oluşan bir varlıkken, yapay zeka mekanik bir sistem olarak çalışıyor ve bu durum ilişki deneyimini temelden değiştiriyor.İnsanın en temel ihtiyaçlarından birinin bağ kurmak olduğunu vurgulayan Duygulu, gerçek ilişkilerin beraberinde reddedilme, anlaşılmama ya da terk edilme gibi riskleri taşıdığını, yapay zekanın ise bu riskleri ortadan kaldırarak güvenli bir alan sunduğunu söylüyor. “Yargılamayan, eleştirmeyen ve her zaman onaylayan bir sistemle karşı karşıyayız.

Bu da psikolojide ‘güvenli nesne arayışı’ olarak tanımlanan ihtiyacı tetikleyebiliyor” diyen Duygulu, bağlanma kuramına göre bireyin bebeklikten itibaren güvenli bir bağ figürüne ihtiyaç duyduğunu hatırlatıyor.GEÇMİŞ TRAVMALAR YAPAY ZEKAYA EĞİLİMİ YÜKSELTİYORGeçmişte tutarsız ya da travmatik ilişkiler yaşamış bireylerin gerçek insan ilişkilerinde zorlanabildiğini belirten Duygulu’ya göre, yapay zeka bu kişiler için kontrollü bir bağlanma nesnesine dönüşebiliyor.

Özellikle kaygılı ve kaçıngan bağlanma örüntüsüne sahip bireylerde bu durumun daha çekici hale geldiğini ifade ediyor.Duygulu, modern toplumda artan yalnızlık duygusunun da önemli bir etken olduğuna dikkat çekiyor.

Pandemi sonrası dönemde yalnızlığın arttığını, sosyal medyanın ise gerçek bir sosyal alan yanılsaması yarattığını söyleyen Duygulu, “Kişi yapay zeka ile konuşurken gerçekten dinlendiğini ve görüldüğünü hissedebiliyor” değerlendirmesinde bulundu.SÜREKLİ ERİŞİLEBİLİR OLMASI TEHLİKELİYapay zekanın her an erişilebilir olmasının beynin ödül sistemini harekete geçirdiğini belirten Duygulu, özellikle çocuklar ve gençlerde dürtü kontrol mekanizmasının henüz tam gelişmemiş olması nedeniyle bağımlılık riskine dikkat çekiyor.

Ona göre yapay zeka etkileşimleri dopamin ve oksitosin gibi bağlanma mekanizmalarını devreye sokarak, ortada gerçek bir ilişki olmasa bile beynin bunu gerçek bir bağ gibi algılamasına neden olabiliyor.Bir diğer önemli unsurun kontrol ihtiyacı ve “ideal partner” fantezisi olduğunu söyleyen Duygulu, gerçek insan ilişkilerinin sınırlar, itirazlar ve çatışmalar içerdiğini; yapay zekanın ise kişiselleştirilebilir yapısı nedeniyle kullanıcıya tam uyumlu bir ilişki illüzyonu sunduğunu ifade ediyor.

Bu durumun özellikle narsistik kırılganlığı olan bireylerde daha çekici hale gelebildiğini belirtiyor.REDDEDİLME KORKUSU, PERFORMANS KAYGISI...Yapay zeka ile cinsel içerikli etkileşimlerin artmasını da değerlendiren Duygulu, bunun arkasında reddedilme korkusu, performans kaygısı, mahremiyet endişesi ve toplumsal yargılanma korkusunun bulunduğunu söylüyor.

Yapay zekanın utanç hissini tetiklemeden arzuların ifade edilebildiği bir alan sunduğunu ancak bunun gerçek ilişkilerdeki empati, sabır ve karşılıklı uyum becerilerini zamanla zayıflatabileceğini vurguladı.Kısa vadede yalnızlık hissinde azalma ve kaygıda düşüş gibi olumlu etkiler görülebileceğini belirten Duygulu, uzun vadede ise gerçek ilişkilerden kaçınma, sosyal becerilerde gerileme ve bağlanma kapasitesinde zayıflama riskine dikkat çekiyor.

Ayrıca kullanıcıların yapay zeka sistemleriyle paylaştıkları kişisel bilgilerin gelecekte nasıl kullanılabileceğine dair belirsizliklerin de göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade ediyor."GERÇEK İNSAN İLİŞKİLERİNE DÖNMEK ZORUNDAYIZ"Duygulu, psikolojide bağın karşılıklı bir süreç olduğunu hatırlatarak, “Gerçek ilişkiler zorlayıcı olabilir ama aynı zamanda geliştiricidir.

Yapay zeka bir araç olabilir; ancak insan ilişkilerinin yerini almaması gerekir” diyor.

Olumsuz etkilerden korunmanın yolunun ise gerçek sosyal bağları güçlendirmek, sanat ve spor gibi insani etkileşimi artıran alanlara yönelmekten geçtiğini sözlerine ekliyor.Dr.

Bora Küçükyazıcı, son dönemde yapılan bazı araştırmalarda bireylerin önemli bir kısmının yapay zeka modellerine duygusal bağ geliştirebileceğini ifade ettiğini belirterek, bu eğilimin arkasındaki temel motivasyonun insanın “öteki tarafından görülme” ihtiyacı olduğunu söylüyor.

Küçükyazıcı’ya göre insan, psikolojik olarak başkasıyla ilişki içinde var oluyor ve yalnızlık insan ruhu için ağır bir deneyim oluşturuyor."MODERN İNSANIN ANLAM KRİZİNE İLLÜZYONLU YANIT"“İnsan ötekiyle tamamlanır” diyen Küçükyazıcı, psikoloji alanında yalnızlığın ruh sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, yapay zekanın modern insanın yalnızlık ve anlam krizine bir tür illüzyonla yanıt verdiğini ifade etti.

Ona göre yapay zeka ile kurulan duygusal, romantik ya da cinsel bağların artmasının temel nedeni, gerçek bir ihtiyaca karşılık vermesi ve bireydeki boşluk hissini geçici olarak doldurması.Küçükyazıcı, yapay zeka ile kurulan ilişkilerde bireylerin “güvenli bir bağlanma alanı” oluşturduğunu ancak bunun gerçek bir bağlanma deneyimi olmadığını vurguluyor.

Bu tür ilişkilerde kullanıcıların ilişkiyi kontrol edebilmesinin önemli bir çekim unsuru olduğunu belirten Küçükyazıcı, gerçek ilişkilerde çatışma, reddedilme ve acı gibi deneyimlerin kaçınılmaz olduğunu; yapay zekada ise sürekli onaylanma hissinin öne çıktığını söylüyor."SAHTE YAKINLIK SENDROMUNA YOL AÇIYOR"Bu durumun psikolojide “sahte yakınlık sendromu” olarak tanımlanabileceğini ifade eden Küçükyazıcı, gerçek bağlanma becerilerinin zamanla zayıflayabileceğine dikkat çekiyor.

Ona göre bireyler gerçek hayattaki ilişki zorluklarıyla yüzleşmek yerine, yapay zeka ile daha konforlu bir bağ kurmayı tercih edebiliyor ve bu da sosyal hayattan kopuş riskini artırıyor.Küçükyazıcı, özellikle çocuklar ve gençler açısından ekran bağımlılığına dikkat çekerek, teknolojinin sosyal etkileşimlerin yerini almasının uzun vadede tehlikeli toplumsal sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor.

Bu nedenle ebeveynlerin çocuk gelişimi sürecinde sınırlar ve kurallar koymasının önemine vurgu yapıyor.ONAYLANMA İHTİYACI EĞİLİMİ ARTIRIYORYapay zeka ile ilişki kurmanın temelinde insanın görülme ve onaylanma ihtiyacının bulunduğunu söyleyen Küçükyazıcı, gerçek insan ilişkilerinin ise emek, sabır ve zaman gerektirdiğini hatırlatıyor. “Gerçek ilişkiler yalnızca mutluluk değil; çatışma, kırılma ve yeniden onarma süreçlerini de içerir.

Sağlıklı olan da budur” diyen Küçükyazıcı, yapay zekanın sürekli olumlu geri bildirim sunmasının uzun vadede psikolojik dayanıklılığı zayıflatabileceğini ifade ediyor.Küçükyazıcı’ya göre yapay zeka tarafından sürekli onaylanan bireyler, gerçek hayatta onay görmediklerinde daha yoğun bir hayal kırıklığı ve psikolojik kriz yaşayabilir.

Bu nedenle yapay zeka kullanımında yaş sınırı, düzenleme ve çeşitli kısıtlamaların tartışılması gerektiğini savunuyor.Çözümün insanın doğayla ve gerçek sosyal ilişkilerle yeniden bağ kurmasından geçtiğini belirten Küçükyazıcı, bireylerin sosyalleşme alanlarını güçlendirmesi ve gerçek insan ilişkilerine yatırım yapmasının önemine dikkat çekiyor."YAPAY ZEKA RİSK ALMADAN YAKINLIK KURMA HİSSİ YARATIYOR"Klinik Psikolog Hülya Filipov’a göre yapay zeka ile romantik ya da cinsel bağ kurma eğilimindeki artış yalnızca teknolojik bir gelişme değil; insanın “öteki” ile kurduğu ilişkinin dönüşümüne işaret ediyor.

Filipov, psikanalitik açıdan bakıldığında ilişkinin yalnızca karşıdaki kişiden ibaret olmadığını, kişinin kendisini nasıl gördüğü ve nasıl algılandığına dair sembolik bir alan içerdiğini belirtiyor.Freud’un yaklaşımına atıf yapan Filipov, insanların hiçbir zaman birini tamamen “olduğu gibi” sevmediğini, sevginin her zaman fantezi, projeksiyon ve öznel anlamlar içerdiğini söylüyor.

Bu nedenle yapay zeka ile kurulan duygusal bağların tamamen yeni bir olgu olmadığını; tarih boyunca insanların hayali muhataplara, mektuplara ya da kurmaca karakterlere bağ kurduğunu hatırlatıyor.Ancak Filipov’a göre yapay zekayı farklı kılan önemli bir unsur var: “Yapay zeka terk etmiyor, sessizliğe gömülmüyor ve çoğu zaman yanlış anlamıyor.

Kullanıcının ihtiyacına göre şekilleniyor.” Gerçek insan ilişkilerinde ise her zaman belirsizlik, pürüz ve yabancılık bulunduğunu vurguluyor."YAPAY ZEKA ARZUYA SAHİP DEĞİL"Lacan’ın arzu teorisi üzerinden değerlendirme yapan Filipov, arzunun eksiklikten doğduğunu ve gerçek ilişkilerin iki bilinçdışının karşılaşmasıyla şekillendiğini belirtiyor.

Yapay zekanın ise arzuluyormuş gibi yanıt verse de gerçek bir arzuya sahip olmadığını, bu farkın yapısal açıdan önemli olduğunu ifade ediyor.Gerçek ilişkilerde suskunluk, kırgınlık ya da geri çekilme gibi belirsizliklerin arzuyu canlı tuttuğunu söyleyen Filipov, yapay zeka ile kurulan ilişkilerde ise sürekli erişilebilirlik ve sürekli yanıt olmasının özellikle yargılanma ya da utanç kaygısı taşıyan bireyler için rahatlatıcı olabileceğini dile getiriyor.Modern yaşamda bireylerin sürekli performans baskısı altında olduğunu belirten Filipov, romantik ilişkilerin dahi bir tür “yeterlilik sınavı”na dönüştüğünü; yapay zekanın ise risk almadan temas kurma hissi sunduğunu ifade ediyor.

Ona göre bu durum kısa vadede yalnızlık hissini azaltabilir ve kaygıyı düşürebilir.Ancak Filipov, uzun vadede gerçek insan ilişkilerinin belirsizliğine tahammülün azalması riskine dikkat çekiyor.

Yapay zeka ile kurulan steril ve kontrollü bağların, gerçek insan ilişkilerini daha yorucu ve riskli göstermeye başlayabileceğini belirtiyor."ASIL SORUN DİĞER İLİŞKİLERİN YERİNİ ALMASI"Bu eğilimi doğrudan patolojik olarak tanımlamanın doğru olmadığını söyleyen Filipov, asıl sorunun yapay zeka ile kurulan ilişkinin diğer sosyal bağların yerini alıp almadığı olduğunu vurguluyor.

Ona göre yapay zeka bazen bir neden değil, modern insanın yalnızlık ve kırılganlık deneyiminin bir semptomu olarak da görülebilir.Filipov, “Gerçekten arzulamayan bir şey tarafından anlaşıldığımızı hissetmek neden bu kadar rahatlatıcı?” sorusunun önemli olduğunu belirterek, gerçek insan ilişkilerinin her zaman bir risk taşıdığını, ancak insanı canlı tutan şeyin de tam olarak bu belirsizlik ve eksiklik olduğunu ifade ediyor.İNSAN İLİŞKİLERİ MERKEZDE OLMALIUzmanlara göre yapay zeka ile kurulan duygusal bağlar, modern insanın yalnızlık, onaylanma ve güvenli ilişki arayışıyla yakından ilişkili.

Kısa vadede rahatlatıcı etkiler yaratabilse de, gerçek insan ilişkilerinin yerini alması halinde psikolojik ve toplumsal riskler doğurabileceği vurgulanıyor.

Uzmanlar, yapay zekanın bir araç olarak kalması ve insan ilişkilerinin merkezde tutulması gerektiği konusunda ortak görüş bildiriyor.Ceren ErdoğduOdatv.com

İlgili Sitenin Haberleri