Haber Detayı
Diyabet kamplarının iyileştirici gücü: Türkiye, dünyaya model oldu
Kaan Arslanoğlu yazdı...
Türkiye’den dersler… Uluslararası (Dünya) Diyabet Federasyonu'nun “Diabetes Voice” adlı yayın organında, diyabetli çocuklar için düzenlediğimiz kamplar bu başlıkla dünyaya tanıtıldı.
Yoksunluk ve yoksulluk koşullarındaki diyabetli çocuk ve gençler için kamplar nasıl gerçekleştirilir.
Ortaya koyup hayata geçirdiğimiz model dünyaya örnek gösterildi.
Bu yoksunluk ve yoksulluk kriz koşulları nelerdi: Asrın felaketi 6 Şubat depremi, Covid-19 salgını, ulaşım zorlukları ve maliyetleri, yoksul kesimin ödeme güçlükleri.
Bahsedilen çalışmaların başından beri içinde olduğum için bu haberi yapmak farz oldu.Justine Evans imzalı, 3 Mart tarihli haber yorumun başlığı aynen şöyle: "The healing power of diabetes camps in times of crisis: Lessons from Türkiye…" Kriz zamanlarında diyabet kamplarının iyileştirici gücü: Türkiye’den dersler.Yazar, çalışmalarımızın ruhunu öyle iyi kavramış ki, olguyu bizden iyi anlatmış.
Önce bu kampların diyabetli çocuk ve gençler için neden bu kadar önemli olduğunu özetlemiş.
Aynı zamanda onların aileleri için… Ki bunlar ömür boyu kan şekerlerini sürekli ölçmek ve sık sık insülin enjeksiyonu yapmak zorundalar.
Tanı konulduğunda hayatlarının tüm seyri değişiyor… İşte bu kamplarla tek başınalık hissinden kurtulma, dayanışma ve birlikte direnme kültürünü edinme, motivasyon kazanma, yoğun eğitim alma, birlikte spor yapma, eğlenme vb. imkanları elde ediyorlar.
Yazar bunun tedavinin vazgeçilmez parçası olduğunu anlatıyor.Sonra da bu kampların pek çok ailenin ödeme gücünün üstünde maliyetlere geldiğini belirtiyor.
Belli kriz zamanlarında kamp düzenlemekse iyice imkansızlaşıyor.
İşte bu zorluk bizim modelimizde nasıl aşılıyor.
Sosyal sınıf eşitsizliğine karşı nasıl mücadele ediliyor.
Yazar bunları irdeliyor.
Uzunca yazının tamamını çevirmeyelim, sonuç bölümünü aynısıyla aktarayım önce.KÜRESEL DİYABET BAKIMI İÇİN DERSLERBu deneyim, dünya genelindeki politika yapıcılar, sağlık profesyonelleri ve hak savunucuları için birkaç önemli ders sunmaktadır.Birincisi, eşitlik bilinçli olarak sağlanmalıdır.
Kamplar yalnızca katılımcı ücretlerine dayanırsa, yoksulluk içinde yaşayan çocuklar dışlanmaya devam edecektir.
Kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve toplum bağışçılarıyla kurulan ortaklıklar kapsayıcılığı mümkün kılabilir.İkincisi, erişim coğrafi gerçeklere duyarlı olmalıdır.
Programların çocukların yaşadığı yerlere daha yakın sunulması maliyetleri ve pratik engelleri azaltır.Üçüncüsü, kriz durumları uyarlanabilir yanıtlar gerektirir.
Doğal afetler ya da pandemilerle karşılaşıldığında, TİP 1 diyabetli çocuklar için psiko-sosyal ve eğitsel desteğin sürekliliği hayati önem taşır.
Sağlık sistemleri yalnızca insülin tedarikini değil duygusal dayanıklılığı da planlamalıdır.Son olarak, kamplar bir lüks değildir.
Yoksunluk koşullarında koruyucu bir müdahale haline gelirler.
Çocukların kendilerini izole, damgalanmış ya da bunalmış hissedebileceği ortamlarda kamplar, dayanışma, beceri geliştirme ve umut sunar.Dünya genelinde TİP 1 diyabetle yaşayan dokuz milyondan fazla insan için ve özellikle düşük kaynaklı ortamlarda ya da kriz koşullarında büyüyen çocuklar için kapsamlı bakım klinik duvarlarının ötesine uzanmalıdır.
Eşitliği merkezine alan diyabet kampları, hiçbir çocuğun bu yaşam boyu süren hastalıkla tek başına mücadele etmek zorunda kalmamasına yardımcı olabilir.Bu makaleye temel oluşturan içeriği sağlayan Türkiye, Düzce Üniversitesi Pediatrik Endokrinoloji Profesörü İlknur Arslanoğlu’na teşekkür ederiz.BİZ NE YAPTIKDüzce Üniversitesi Çocuk Diyabeti Merkezi ve Çocuk ve Genç Diyabetliler Derneği olarak 2010’dan bu yana 50 kadar çocuk ve genç diyabetli kampı düzenledik.
Kamplara birçok ilden çocuk ve gençleri davet ettik.6 Şubat depremi sonrası o yaz Kahramanmaraş’ta kamp yaptık.
Komşu depremzede illerden de çocuklar, gençler geldi.
İstanbul’da depremzede Hataylı çocuklarla depremzede Düzceli çocukları buluşturan bir kamp düzenledik.Covid-19 koşullarında kamp yapmaya devam eden tek merkez olarak birkaç kamp gerçekleştirdik.Ulaşım zorluğunu aşmak için kamp hizmetini illerin ayağına götürdük.
Manisa, Uşak, Afyon, Karabük, İstanbul’da kamplar yaptık.Bu kampların büyük çoğunluğunda hiçbir katılımcıdan ücret alınmadı.Maliyet ve personel desteği büyük ölçüde kamu kurumlarından sağlandı.
Türk Kızılay, Düzce Üniversitesi, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Türkiye Diyabet Vakfı, valilikler, bazı belediyeler (Ataşehir ve başkaları) organizasyonların başlıca unsurlarıydı.
Yetmediği yerde derneğimiz ve bağışçılar devreye girdi.NE SONUÇLAR ELDE ETTİKKampa katılan çocukların 3 aylık kan şekeri testlerinde belirgin oranda iyileşmeler sağlandı.
Çocuklar ve aileleri diyabete karşı manevi anlamda daha dirençli hale geldi.
Kamplara görevli olarak katılan her alandan yüzlerce personelin yaşam motivasyonları arttı.
Kamuoyunda ve kamu kurumlarında farkındalık ve sağlığa doğru bakış düzeyi yükseldi.
Katılan her kesim kendini daha iyi hissetti.Deneyim aktarımı çok önemlidir ve ilgili her kişi ve kesimin tatlı bir rekabet ortamı içinde daha iyi işler yapmasına hizmet eder.YURT DIŞINDA ÇIKAN HABERİN TAMAMINI ŞU BAĞLANTIDAN OKUYABİLİRSİNİZ: OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ Odatv.com