Haber Detayı

Dugin'den Çarpıcı İddia: 'Netanyahu Öldüyse Mesih beklentisi başlar
Dünya takvim.com.tr
14/03/2026 23:54 (3 saat önce)

Dugin'den Çarpıcı İddia: 'Netanyahu Öldüyse Mesih beklentisi başlar

İsrail-İran savaşının gölgesinde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun sağlık durumuna ilişkin iddialar gündemin merkezine yerleşti. Rus düşünür Aleksandr Dugin, Netanyahu’nun “ölmüş ya da ağır yaralanmış olabileceğini” öne sürerken, bazı dindar Siyonist çevrelerde Netanyahu’nun İsrail’in “son başbakanı” olarak görüldüğü ve ardından Mesih’in ortaya çıkacağına dair inanç da tartışmaları yeniden alevlendirdi.

İsrail ile İran arasında 28 Şubat'ta başlayan çatışmalar sürerken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun sağlık durumuna ilişkin iddialar gündemin merkezine yerleşti.

İran füzelerinin hedef aldığı öne sürülen bir saldırının ardından Netanyahu'nun hayatını kaybetmiş olabileceği yönündeki söylentiler sosyal medyada ve bazı medya organlarında geniş yankı buldu.

İddialar, bir İsrailli gazetecinin İran füzeleriyle yıkıldığı belirtilen bir evin önünden paylaştığı video sonrası hızla yayıldı.

Gazeteci, söz konusu saldırı sırasında Netanyahu'nun enkaz altında kalmış olabileceğini ileri sürdü.

Aynı saatlerde İsrail Başbakanlık Ofisi'ne ait X hesabından yapılan bir paylaşımda, Netanyahu için 'Kendisine ulaşmak için çabalarımız sürüyor' ifadelerinin yer aldığı görüldü.

Ancak paylaşımın kısa süre içinde silinmesi, Başbakan'ın durumuna ilişkin tartışmaları daha da artırdı.

İsrail'de bugün gerçekleştirilen savaş kabinesi toplantısına ise Savunma Bakanı Israel Katz'ın başkanlık ettiği bildirildi.

Daha önceki toplantılara Netanyahu başkanlık ederken, Başbakan'ın kamuoyu önüne çıkmaması ve toplantıya liderlik etmemesi dikkat çekti.

DUGİN: NETANYAHU YA ÖLÜ YA DA AĞIR YARALI OLABİLİR Rus siyasi teorisyen ve filozof Aleksandr Dugin, Netanyahu'nun durumuna ilişkin ortaya atılan iddiaları değerlendirdi.

Dugin, Netanyahu'nun ya hayatını kaybetmiş olabileceğini ya da ağır şekilde yaralanmış olabileceğini öne sürdü.

Dugin, 'Netanyahu ya ölü ya da diri.

Eğer ölmüşse, Mesihlerinin ortaya çıkması gerekiyor.

Eğer yaşıyorsa, felç geçirmiş veya yaralanmış olabilir' ifadelerini kullandı.

İSRAİL'İN SON BAŞBAKANI Dugin ayrıca, dindar Siyonist çevrelerde Netanyahu'ya atfedilen sembolik role de dikkat çekti.

Bu çevrelerde Netanyahu'nun İsrail'in 'son başbakanı' olarak görüldüğünü belirten Dugin, bazı dini yorumlara göre ondan sonra Mesih'in ortaya çıkmasının beklendiğini ifade etti.

Dugin'e göre bu nedenle Netanyahu'nun muhtemel ölümü, yalnızca savaşın bir sonucu ya da İran'ın başarılı bir misillemesi olarak değil, bazı çevrelerde daha geniş ve 'kıyamet boyutlu' bir gelişme olarak yorumlanıyor. 'İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, savaşın başladığı günden bu yana ilk kez canlı yayına çıktığında yaptığı açıklamada, savaşın arka planına ilişkin dikkat çeken ifadeler kullanmıştı.

Netanyahu, Orta Doğu'daki savaşın bölgesel dengeleri yeniden şekillendirdiğini savunarak dini göndermeler içeren değerlendirmelerde bulunmuştu.' Netanyahu söz konusu konuşmasında, 'İnanıyorum ki hepimiz nihayetinde o krallığa ulaşacağımıza ve Mesih'in dönüşüne tanıklık edeceğimizi kabul ediyoruz ama bu önümüzdeki perşembe günü olmayacak' ifadelerini kullanmıştı.

İsrail'in varlığını sürdürmesinde kurduğu ittifakların önemli rol oynadığını belirten Netanyahu, 'Kuruluşumuzdan bu yana bir savaştan diğerine geçiyoruz ve bu savaşla İsrail her zamankinden daha güçlü hale geldi' demişti. 1990'DAKİ NETANYAHU–BAŞ HAHAM DİYALOĞU YENİDEN GÜNDEMDE İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile bir baş haham arasında 1990 yılında gerçekleştiği belirtilen görüşmeye ait diyaloglar, Orta Doğu'daki savaşın gölgesinde yeniden gündeme geldi.

Kamuoyuna yansıyan konuşmada, Mesih beklentisi ve bu beklentiyle ilişkilendirilen dini söylemler dikkat çekiyor.

Paylaşılan diyalogda baş hahamın Netanyahu'ya, Mesih'in gelişini hızlandıracak adımlar atılması gerektiğini söylediği görülüyor.

Görüşmede baş hahamın Netanyahu'ya, 'Onun gelişini hızlandıracak bir şeyler yap' dediği, Netanyahu'nun ise buna karşılık 'Yapıyoruz, yapıyoruz' ifadelerini kullandığı aktarılıyor.

Diyaloğun devamında baş hahamın, 'Görünüşe göre bu yeterli değil.

Bugün çoktan saatler geçti ve o hala burada değil.

İyi haberler bekliyorum.' sözleriyle beklentisini dile getirdiği ifade ediliyor.

MESİH İNANCI VE TARTIŞMALAR Netanyahu'nun Mesih'e yaptığı bu gönderme, Yahudilikteki Mesih inancı ve bu konudaki tartışmaları da yeniden gündeme taşımıştı.

Yahudi inanç geleneğinde Mesih, Tanrı tarafından görevlendirildiğine inanılan ve Hz.

Davut'un soyundan geleceği kabul edilen bir lider olarak tasvir ediliyor.

Bu anlayışa göre Mesih, Yahudi halkını kurtaracak, Davut Krallığı'nı yeniden kuracak ve dünyanın barışa ulaşacağı bir dönemi başlatacak siyasi ve dini bir lider olarak kabul ediliyor.

Bazı dini yorumlarda ise Mesih'in ortaya çıkışıyla birlikte Yahudilerin dünyanın farklı bölgelerinden İsrail'e döneceği ve Kudüs'te Mescid-i Aksa'nın bulunduğu yerde olduğuna inanılan tapınağın yeniden inşa edileceği yönünde görüşler bulunuyor.

Netanyahu'nun sözleri, özellikle Mescid-i Aksa'nın yıkılarak yerine tapınak inşa edilmesini savunan aşırı Yahudi grupların söylemlerini yeniden tartışmaya açmıştı. 'İRAN BİRKAÇ GÜN İÇİNDE SAVAŞI KAZANABİLİR' Dugin, İran ile ABD ve İsrail arasında tırmanan gerilimin askeri boyutuna ilişkin de dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

Rus düşünür, çatışmanın sonucunun kısa süre içinde netleşebileceğini söyledi.

Dugin'e göre İran'ın sahadaki askeri baskıyı sürdürmesi halinde dengeler Tahran lehine değişebilir. 'İran ile yapılan savaşın galibi önümüzdeki birkaç gün içinde belli olabilir.

İran mevcut baskıyı sürdürebilirse üstünlük sağlayabilir ve en önemlisi ABD ile müzakereye yanaşmayacaktır' dedi.

SAVAŞIN SEYRİNİ BELİRLEYECEK UNSUR Dugin, çatışmanın gidişatını belirleyecek temel faktörün İran'ın askeri operasyonlarını aynı yoğunlukta sürdürebilmesi olduğunu ifade etti.

Rus düşünür, Tahran yönetiminin sahadaki baskıyı koruması halinde İsrail ve ABD açısından yeni bir stratejik denklemin ortaya çıkabileceğini savundu. 'İRAN ZAYIFLARSA RUSYA DA ETKİLENİR' Dugin, Orta Doğu'daki gerilimin yalnızca bölgesel bir kriz olarak görülmemesi gerektiğini belirtti.

İran'ın zayıflamasının Rusya dahil birçok aktörü doğrudan etkileyebileceğini ifade eden Dugin, bu nedenle çatışmanın küresel güç dengeleri açısından da yakından takip edildiğini söyledi.

Son dönemde ABD, İsrail ve İran arasında hızla artan askeri gerilim, Orta Doğu'da daha geniş çaplı bir savaş ihtimalini gündeme getiriyor.

Uzmanlara göre bölgede yaşanan gelişmeler yalnızca askeri dengeleri değil, enerji piyasaları ve küresel siyasi düzen üzerinde de belirleyici sonuçlar doğurabilir.

İlgili Sitenin Haberleri