Haber Detayı
Müteahhitlerden 'krediye erişim kolaylaşsın' çağrısı
Sektör temsilcileri, deprem bölgesindeki yeniden inşa ve kentsel dönüşüm projelerinin inşaat sektörünü desteklediğini belirtirken, 2026’da büyümenin sürmesi için finansmana erişimin kolaylaştırılması, maliyet istikrarının sağlanması ve planlı arsa politikalarının hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.
Konut sektörü temsilcileri, 2026 yılında inşaatın ekonomik büyümeye katkısının sürmesini beklediklerini ancak sektörün ivmesinin büyük ölçüde finansman koşullarına bağlı olacağını belirtti.Sektör temsilcileri, sürdürülebilir büyüme için finansmana erişimin kolaylaştırılması, maliyet istikrarı ve planlı arsa politikalarının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.Gayrimenkul Yatırımcıları Derneği (GYODER) Başkanı Neşecan Çekici, inşaatın büyümeye katkısının bu yıl da devam etmesini beklediklerini belirterek, ivmenin sürmesinin finansal koşullara bağlı olduğunu, bu yıl konut tarafında nitelikli, doğru lokasyona sahip ve gerçek talebe hitap eden projelerin öne çıkacağını söyledi.Çekici, "Deprem bölgesindeki yeniden inşa çalışmaları, kentsel dönüşüm ve altyapı yatırımları kamu-özel sektör işbirliğiyle üretim kapasitesinin ve tedarik zincirinin canlı kalmasına katkı verdi.
Ancak sürdürülebilirlik için yalnızca üretim artışı değil finansmana erişim, maliyet istikrarı ve öngörülebilir ruhsat ve planlama süreçleri de aynı anda güçlenmeli" diye konuştu.Bu yıl sektörün gidişatını belirleyecek gelişmelere değinen Çekici, kredi ve finansmana erişimin artırılması, iş gücü maliyetlerindeki artış ve tedarik girdilerindeki oynaklığın azalması, kentsel dönüşümün "kalite ve dayanıklılık" ekseninde büyümesi gerektiğini sözlerine ekledi.FİNANSMANA ERİŞİM İYİLEŞTİRİLMELİKonut Geliştiricileri ve Yatırımcıları Derneği (KONUTDER) Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Yılmaz da inşaat sektörünün geçen yıl yüzde 10,8 büyüyerek ekonomiye en yüksek katkıyı sağlayan sektörlerin başında gelmesinin sektörün çarpan etkisini ve stratejik önemini bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi.Yılmaz, yapı ruhsat sayılarında ve üretim endekslerinde yaşanan artıştan bahsederek, "Sektörümüz hem deprem bölgesindeki yeniden inşa süreci hem de ülke genelindeki üretim hareketliliğiyle ekonomiye güçlü katkı sunmaya devam etmektedir.
Ancak bu katkının sürdürülebilir bir lokomotif etkiye dönüşebilmesi için finansmana erişimin iyileştirilmesi ve üretim sürekliliğinin desteklenmesi büyük önem taşımaktadır." diye konuştu.Geçen yıl ruhsat sayılarında yaşanan artışın üretimde ivmelenmeye dönüşmesi için arsa ve finansman politikalarının birlikte ele alınması gerektiğini dile getiren Yılmaz, "Konut ihtiyacının yüksek olduğu bölgelerde kamu planlı arsa üretmeli ve bu arsalar üretim şartlı ve maliyeti dengeleyecek bir modelle geliştiricilere sunulmalı. 2026'da ivmenin korunması mümkündür ancak bunun için planlı arsa politikaları ile erişilebilir finansman mekanizmalarının eş zamanlı olarak hayata geçirilmesi gerekmektedir" şeklinde konuştu.İNŞAAT DIŞI ALANLAR DA DEVREYE GİRMELİGayrimenkul ve İnşaat Platformu Başkanı Mustafa Ekiz de Türkiye ekonomisindeki büyümenin bu yıl da sürmesi için inşaat dışı alanların da devreye girmesi gerektiğini belirterek, bu durumun ekonomik büyümenin kalitesini artıracağını, istihdamı ve verimliliği destekleyeceğini söyledi.Kısa vadede konut üretimi ile kamu ve özel sektör yatırımlarının büyümeyi destekleyebileceğini dile getiren Ekiz, uzun dönemde sürdürülebilirlik, teknoloji, ihracat ve yüksek katma değerli üretim alanlarında dönüşümün hızlanması gerektiğini aktardı.İnşaatçılar ve Gayrimenkul Geliştiricileri Derneği (İNDER) Başkanı Engin Keçeli, Türkiye'deki altyapı yatırımlarının her zaman sürdüğünü ifade ederek, "Önceki yıllarda konut üretiminde yaşanan durgunluğu da son dönemlerde üzerimizden attık.
Bu yıl yeni ruhsat sayılarındaki artış konut üretiminin devam edeceğini gösteriyor.
Talebin yüksek olması nedeniyle arzı artırmaya mecburuz.
Bu da otomatik olarak büyümeyi getirecek" şeklinde konuştu.