Haber Detayı
‘Kurtuluştan Kuruluşa Tıbbiyeliler’ konferansı: ‘Bugün o sorumluluk, bizim omuzlarımızdadır’
14 Mart Tıp Bayramı konferansında, Ankara Tabip Odası yöneticilerinden Dr. Togay Yılmaz “Atatürk ‘Beni Türk hekimlerine emanet ediniz’ demiştir. Bu söz yalnızca hekimlere duyulan güvenin ifadesi değil, aynı zamanda büyük bir sorumluluğun hatırlatılmasıdır. Bugün o sorumluluk, bizim omuzlarımızdadır” ifadelerini kullandı.
Cumhuriyet Gazetesi, Ankara CUMOK ve Ankara Tabip Odası işbirliğiyle düzenlenen 14 Mart Tıp Bayramı konferansında gerçekleştirilen “Kurtuluştan Kuruluşa Tıbbiyeliler” başlıklı konuşmada Tıbbiyelilerin özgür, demokratik, tam bağımsız ve çağdaş Türkiye için verdikleri mücadele kapsamlı biçimde anlatıldı.
Ankara Tabip Odası yöneticilerinden Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr.
Togay Yılmaz konuşmasına, “İstibdata karşı hürriyet, emperyalizme karşı tam bağımsızlık, bağnazlığa karşı çağdaş uygarlık” sözleriyle tanımladığı 'Tıbbiye ruhu'ndan söz ederek başladı.
Yılmaz, konuşmasında Tıbbiyelilerin istibdata karşı yürüttükleri özgürlük mücadelesini, ülkemizin düşünce ortamına sağladıkları aydınlanmacı katkıları ve Balkan Savaşları öncesinde yurdun parçalanmasını önlemek amacıyla kurdukları örgütlenmeleri anlattı.
Tıbbiyelilerin Birinci Dünya Savaşı’nda, özellikle Çanakkale’de hem cephede hem de cephe gerisinde gösterdikleri direnişe değinen Yılmaz, İstanbul’un işgali sırasında gerçekleştirilen işgal karşıtı eylemleri de ayrıntılarıyla aktardı.
Yılmaz, Tıbbiyelilerin hem Milli Mücadele’ye hazırlık sürecinde hem de Türk Kurtuluş Savaşı sırasında cephede asker, cephe gerisinde hekim, mecliste ise ulusun temsilcisi olarak Mustafa Kemal Paşa’nın en yakınında olduklarını söyledi.
Cumhuriyet’in kurulmasının ardından da Tıbbiyelilerin Atatürk’le birlikte devrimlerin planlanması ve uygulanmasına önemli katkılar sunduğunu, çağdaş ve uygar Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atılmasında etkin rol oynadıklarını vurguladı.
Yılmaz konuşmasında Tıbbiyeli Hikmet ve Dr.
Reşit Galip’in yaşamöykülerini ayrıca ele aldı.
Salonda hem duygu hem de kıvanç dolu anlar yaşandı.
Dr.
Togay Yılmaz, konuşmasını şu sözlerle bitirdi: “Tıbbiyeliler yalnızca birer hekim değildi.
Onlar; özgürlük için mücadele eden, bağımsızlık için ayağa kalkan ve çağdaş bir ülke kurmak için çalışan bir kuşağın temsilcileriydi.
Haydarpaşa’da işgale karşı bayrağımızı asan gençler Tıbbiyeliydi.
Sivas Kongresi’nde tam bağımsızlığı savunan genç de bir Tıbbiyeliydi.
Cephelerde yaralı askerlerin yaşamını kurtarmaya çalışanlar Tıbbiyelilerdi.
Cumhuriyet’le birlikte sağlık sistemini ve üniversiteleri kurarak ülkemizin bilimsel temelini atanlar arasında yine Tıbbiyeliler vardı.
Onlar, ülkemizde bilimsel düşüncenin, laikliğin ve modern üniversite sisteminin gelişmesine katkı sunan aydın bir kuşaktı.
Bugün bizler modern hastanelerde, gelişmiş teknolojilerle hekimlik yapıyoruz.
Tıbbiyelilerden bize böylesine şanlı bir tarih ve büyük bir miras kaldı.
Bu miras bize şunu söylüyor: Hekim olmak yalnızca hastaları tedavi etmek değildir.
Hekim olmak; insan yaşamına saygı duymak, bilimin ışığında yürümek ve gerektiğinde toplumun vicdanı olmaktır.
Belki de bu yüzden Atatürk ‘Beni Türk hekimlerine emanet ediniz’ demiştir.
Bu söz yalnızca hekimlere duyulan güvenin ifadesi değil, aynı zamanda büyük bir sorumluluğun hatırlatılmasıdır.
Bugün o sorumluluk, bizim omuzlarımızdadır.
Tıbbiyelilerin bıraktığı mirası yaşatmak hepimizin görevidir.
Bu düşüncelerle, tüm hekimlerin ve yurdumuzun 14 Mart Tıp Bayramı’nı saygıyla ve minnetle kutluyorum.”