Haber Detayı

Çin'den ABD'ye tarihi rest! 26 savaş uçağı ve 7 savaş gemisiyle resmen meydan okudu
Dünya haberler.com
16/03/2026 06:42 (1 saat önce)

Çin'den ABD'ye tarihi rest! 26 savaş uçağı ve 7 savaş gemisiyle resmen meydan okudu

ABD-İsrail ile İran arasındaki savaş sürerken Çin, Tayvan çevresinde 26 savaş uçağı ve 7 savaş gemisiyle devriye faaliyeti yürüttü; 16 savaş uçağı Tayvan'ın hava savunma sahasına girdi. Uzmanlar Pekin'in bu hamleyle hem Tayvan'a hem de ABD'ye güç mesajı verdiğini değerlendiriyor.

Orta Doğu'da ABD-İsrail ile İran arasında karşılıklı saldırıların sürdüğü ve bölgesel gerilimin hızla tırmandığı bir dönemde Tayvan Boğazı'nda da dikkat çeken askeri hareketlilik yaşandı.

Tarafların karşılıklı operasyonlar düzenlediği savaşın küresel güvenlik dengelerini etkilediği belirtilirken, Pasifik'teki gelişmeler yeni bir gerilim başlığını gündeme getirdi.Tayvan Savunma Bakanlığı, Çin'e ait 26 savaş uçağı ve 7 savaş gemisinin Tayvan çevresinde devriye faaliyeti yürüttüğünü açıkladı.

Açıklamada, söz konusu uçaklardan 16'sının Tayvan'ın kuzey, orta ve güneybatı hava savunma tanımlama sahasına (ADIZ) girdiği bildirildi.

ORDU HAREKETE GEÇTİ Tayvan ordusu gelişmenin ardından hava ve deniz unsurlarını harekete geçirerek Çin güçlerini yakından izlemeye başladı.

Bölgedeki askeri hareketlilik Tayvan Boğazı'nda gerilimin yeniden yükseldiği şeklinde yorumlandı.

ABD VE TAYVAN'A BÜYÜK GÖZDAĞI Uzmanlar, Çin'in bu tür askeri faaliyetlerle birden fazla mesaj vermeyi amaçladığını değerlendiriyor.

Pekin yönetimi bu operasyonlarla Tayvan yönetimine olası bağımsızlık adımlarına karşı askeri gücünü hatırlatırken aynı zamanda Tayvan'ın hava savunma sistemlerini sürekli alarmda tutmayı hedefliyor.Çin'in askeri hareketliliğinin yalnızca Tayvan'a değil, aynı zamanda ABD'ye yönelik bir güç gösterisi olarak değerlendirildiği de ifade ediliyor.

Pekin'in, Washington'un Tayvan'a verdiği siyasi ve askeri desteğe tepki gösterdiği ve Tayvan Boğazı'nın kendi etki alanı olduğunu vurgulamaya çalıştığı belirtiliyor.Uzmanlara göre Çin, bu tür operasyonlarla Japonya, Filipinler ve Güney Kore gibi bölge ülkelerine de askeri kapasitesini gösterirken iç kamuoyuna Tayvan konusunda kararlı bir duruş sergilediği mesajını veriyor.

TAYVAN-ÇİN GERİLİMİ Tayvan ile Çin arasındaki gerilim, günümüz uluslararası politikasının en kritik ve hassas konularından biri olarak görülüyor.

Temel sorun, Çin'in Tayvan'ı kendi toprağı olarak görmesi ve bir gün ana karaya bağlanması gerektiğini savunması.

Pekin yönetimi "Tek Çin" politikasını temel alarak Tayvan'ın bağımsız bir devlet olarak tanınmasına kesin şekilde karşı çıkıyor.

Tayvan ise kendi hükümeti, ordusu ve demokratik siyasi sistemi olan fiili bağımsız bir yönetim olarak varlığını sürdürüyor.1949 yılında Çin İç Savaşı'nın ardından Mao Zedong liderliğindeki komünist güçler Çin'de iktidarı ele geçirirken, milliyetçi hükümet Tayvan'a çekildi.

O tarihten bu yana Pekin yönetimi Tayvan'ı "ayrılıkçı bir bölge" olarak tanımlarken, Tayvan'daki birçok siyasi aktör ise adanın bağımsız kimliğini koruması gerektiğini savunuyor.

Bu tarihsel ayrılık günümüzdeki jeopolitik gerilimin temelini oluşturuyor.Çin son yıllarda Tayvan üzerindeki askeri ve siyasi baskıyı artırdı.

Tayvan çevresinde sık sık savaş uçakları ve savaş gemileriyle askeri devriyeler düzenleyen Çin ordusu, adaya yönelik olası bir askeri operasyon için hazırlık yaptığı yönünde yorumlara neden oluyor.

Tayvan'ın hava savunma tanımlama sahasına (ADIZ) giren Çin savaş uçaklarının sayısı zaman zaman onlarca seviyesine ulaşıyor.

Pekin bu faaliyetleri "egemenlik hakkı" olarak savunurken Tayvan yönetimi bunu açık bir askeri baskı olarak nitelendiriyor.

ABD'DEN TAYVAN'A DESTEK Gerilimin bir diğer önemli boyutu ise ABD'nin Tayvan'a verdiği destek.

ABD, resmi olarak Tayvan'ı bağımsız bir ülke olarak tanımasa da Tayvan İlişkileri Yasası kapsamında adaya savunma desteği sağlıyor ve Tayvan'ın kendini savunabilecek kapasitede kalmasını destekliyor.

Bu durum Çin ile ABD arasında sık sık diplomatik krizlere yol açıyor.

Çin yönetimi Washington'un Tayvan'a silah satmasını ve siyasi temaslarını egemenlik ihlali olarak görüyor.Tayvan Boğazı aynı zamanda küresel ticaret ve teknoloji açısından da kritik bir bölge.

Dünya yarı iletken üretiminin önemli bir bölümü Tayvan'da gerçekleştiriliyor ve bu nedenle bölgede çıkabilecek olası bir çatışma küresel ekonomi üzerinde ciddi etkiler yaratabilecek bir risk olarak değerlendiriliyor.

Bu nedenle Tayvan-Çin gerilimi sadece iki tarafı değil, ABD, Japonya ve birçok bölge ülkesini doğrudan ilgilendiren bir güvenlik meselesi haline gelmiş durumda.

İlgili Sitenin Haberleri