Haber Detayı

TL varlıklarda kısa vadede satış baskısı olur
Ekonomi ekonomigazetesi.com
16/03/2026 07:57 (3 saat önce)

TL varlıklarda kısa vadede satış baskısı olur

Şans Sohbetleri'nde bu hafta hız kesmeyen savaşın piyasa, sektörler ve ekonomik program üzerindeki etkileri ele alındı. Piyasaların, savaşın uzayacağını fiyatladığını belirten Ağaoğlu böyle bir ortamda TL varlıklara baskının süreceğini söyledi. Güldağ da turizm sektöründeki iptallerin cari dengeyi olumsuz etkileyeceğine dikkat çekti.

Gazeteci Hakan Güldağ ile ekonomist Ali Ağaoğlu, giderek şiddetlenen savaşın sektörler ve ekonomik program üzerindeki etkilerini masaya yatırdı.

Güldağ: ABD ve İsrail'in İran'a saldırısında 3. haftadayız.

Trump, 4-5 haftada biter diyordu.

Pek öyle görünmüyor.

Piyasalardaki fiyatlamalara bakarsan, daha uzun sürecek bir savaş fiyatlaması var.

Körfez bölgesindeki çatışmalar da yayılıyor.

Bizde değil ama birçok ülkede akaryakıt kullanımında kısıtlamalar başladı.

Petrolde bir ara düşen fiyatlar da yeniden 100 doların üzerine çıktı.

Hükümetin uyguladığı programda bir değişiklik bekler misin?

Tabii Merkez Bankası'nın izlediği para politikasında da...

Ağaoğlu: Herhangi bir değişiklik beklemiyorum.

Yapılmaması da gerekir.

Merkez Bankası 2 Mart sonrasında olabilecek önlemleri aldı.

İlk anda atılması gereken adımları attı.

Ekonomi yönetimi de nihai tüketiciye ve dolaylı olarak da diğer fiyatlamalara etkisini azaltabilmek amacıyla petroldeki eşel mobil sistemine geçti.

Bu da yaklaşık 50-60 milyar liralık bir vergi kaybını göze almak demek.

Böyle zamanlar için makul bir davranış biçimi.

Bütçe tarafında da ocak ayındaki iyileşmeler, geçtiğimiz son birkaç ayın devamı niteliğinde.

Kamu adım atmaya başladı.

Güldağ: Yine de zorlu bir süreç bizi bekliyor.

Petrol fiyatlarının ulaştırmayı pahalı hale getirmesinin ötesinde, petro-kimya ürünlerinde de fiyatlar hızla artmaya başladı.

Tekstil dahil pek çok üründe kullanılan polimer fiyatları, önce yüzde 20 civarında, sonra yüzde 30 ve yüzde 60 pahalı hale geldi.

En son 900 dolar civarında olan tonunun 2.100 dolardan fiyatlandığı bilgisi geldi.

Çok oynak bir piyasa var.

Ve belli mallar bulunmamaya başladı.

Şimdilik sokaktaki tüketiciye önemli bir yansıma yok.

Ancak sektöre yakın kaynaklar kısa süre içinde yansıyacağı görüşünde.

Mesela bir sanayici, içme suyunda maliyetin yaklaşık yüzde 90'ının kullanılan plastik şişe olduğuna dikkat çekiyordu.

Ağaoğlu: Dünya ile birlikte Türkiye için de olumsuz bir gelişme.

Merkez Bankası'nın 60.9 dolar olarak tahmin ettiği bu yılki ortalama petrol fiyatına göre en az 30 dolar fark var. 100 dolar dediğinde yaklaşık 40 dolar fark.

Böyle giderse, en az 12 milyar dolar cari açıkta artış demektir.

Güldağ: Cari denge için bir de turizmdeki olası kayıpları eklemek gerekecek, uzun sürerse.

Antalya ve çevresiyle konuşuyoruz, turizmci, rezervasyonların durduğunu, iptallerin geldiğini söylüyor.

Bazı oteller açılışlarını ertelemiş. "Sezona iyi bir başlangıç yapamadık" diyor.

Ağaoğlu: Cari açıkta artış, Türkiye için, mevcut program için olumsuz bir gelişme...

Güldağ: Enflasyon tarafı da kritik.

Özellikle gıda enflasyonu tarafında işler çatallaşıyor.

Ağaoğlu: Hürmüz'den sadece petrol değil, gıda da geçiyor.

Özellikle tahıl tarafını etkiliyor.

Güldağ: Geçen hafta dünya çapında tarımsal emtia fiyatlarının yükseldiğini izledik.

Petrol ile birlikte...

Buna karşılık endüstriyel metaller değer kaybetti.

Değerli metaller de...

Ağaoğlu: Doğal gazı da unutmayalım...

Güldağ: Küresel doğalgaz ticaretinin yüzde 20'sinin geçtiği Körfez'de akışın kesilmesi, doğal gaz fiyatlarını yukarı çektiği gibi, doğal gazın temel maddesi olduğu azot bazlı, üre ve benzeri gübre hammaddesinin fiyatını 400 dolardan 600 dolara çıkardı.

Ancak hemen söyleyeyim; Türkiye'de yeterince gübre stoku var anlaşılan.

Özellikle, geçen sene zirai don nedeniyle pek gübre kullanılmadı.

Bu sene de yağışlar iyi gidiyor.

Tohumlar bir çok yerde gübresiz filizlendi.

Ayrıca bol yağış nedeniyle traktörün tarlaya girmesi için zemin uygun değil.

Nisan-mayıs döneminde ve haziranda yapılacak gübreleme için eldeki gübrenin yeterli olduğu belirtiliyor.

Ağaoğlu: Belirsizlikler ve oynaklıklar önümüzdeki dönemin ana unsurları.

Hafta sonu ABD, İran’ın petrol ihracının gerçekleştiği Hark Adası'ndaki havaalanı pistini vurdu.

Ama petrol tesislerine şimdilik dokunmadı.

İran petrolünün yüzde 90'ı oradan ihraç ediliyordu.

İran’ın ekonomik gücünü vurmaya başladığı takdirde tablo farklılaşır.

Zaten Körfez bölgesinden toplamda 20 milyon varil ihraç edilirken günde 6 milyon varile düştü.

Güldağ: Sıradan Amerikalı, benim depom kaç dolara doluyor diye bakıyor.

Kasım ayında önünde seçim olan Trump da bunu biliyor.

Ağaoğlu: Trump’ın hızlı bir şekilde bunları düzeltmesini beklemek artık biraz zor.

Amerika istese de İran, bu savaşı büyük tavizler vererek çok kısa sürede bitirmeye yanaşmaz.

Güldağ: Fakat İran ve Birleşik Arap Emirlikleri birbirlerinin temiz su tesislerini vuruyor.

Gıda da zorlanacak. petrolde vadeler nasıl?

Ağaoğlu: Vadeli petrol kontratları mayıs, haziran ayları hatta temmuza kadar yüksek gidiyor.

Ama sonrasında düşmeye başlıyor.

Genel eğilim kısa vadede fiyatların yukarıda kalacağı ama orta uzun vadede bekleyişler aşağı yönlü.

Brent petrol kontratları haziranda, 98-99 dolar seviyesinde.

Temmuzda 95, ağustosta 91 dolar...

Güldağ: Aralıkta bile 80 dolarla civarında.

Piyasa uzun sürecek bir savaşı fiyatlıyor gibi.

Senin petrol fiyatında beklentin nedir?

Ağaoğlu: Çok hızlı çıktı.

Hızlı da geri gelir.

Fakat şu anda değil.

Fiyatlardaki yükseklik bir; kısa sürmeyecek.

İki; 130 dolar civarına çıkabilir.

Üç; oraya çıkarsa bize etkisi çok yüksek olacak.

Güldağ: 130 dolara çıkarsa petrolün varili ve oralarda bir süre bile kalsa, eşel mobil gibi uygulamalara, gübre hammaddesi ithalatında gümrük vergisini kaldırmak gibi, enflasyonla mücadeleye destek veren adımlara rağmen, evdeki hesap çarşıya uymaz.

Uyamaz.

Peki, bu durumda altın ve gümüş tarafında ne beklersin?

Ağaoğlu: Ben de şöyle sorayım: Madem altın ve gümüş böylesi savaş, kriz dönemlerinde güvenli limanlar, fiyatları neden daha yukarıya gitmiyor?

Keza kripto paralar da, neden artmıyor?

Güldağ: Belli ki bir cevabı var sende...

Ağaoğlu: Kısmen.

Artmamasının teknik olarak iki sebebi var görünürde: Bir, piyasa petrol alıp geri kalan her şeyi satma eğiliminde.

Güldağ: Doğru...

Açmışlar önlerine Brent petrol grafiğini, ona göre hareket ediyorlar...

Ağaoğlu: Aynen, emtianın finansal enstrümanlarına baktığımızda bu ana sebep.

İkincisi ise, Dubai tarafından ciddi bir altın satışı olduğu yönündeki güçlü duyuma dayanıyor.

Güldağ: Neden böyle bir satış yapsın Dubai?

Ağaoğlu: Bölgede mahsur kalmış, oldukça zorlu bir maceradan sonra Dubai’den çıkabilmiş finansal piyasalarda uzman bir arkadaşım, gayrimenkul tarafında yüzde 40 düşüş olduğunu söylüyordu.

Vergi avantajı sebebiyle Dubai’ye taşınmış olan sermayenin bir kısmı da çıkıyor.

Bölgede bir nakte dönme ihtiyacı baş gösterdi.

Ancak şunu da söyleyeyim; Dubai'ye altın getirmek istense de uçaklar çalışmıyor.

Güldağ: Bu ortamda pas geçen Merkez Bankası’ndan 22 Nisan'daki PPK'da ne beklersin?

Ve yatırımcı açısından baktığında ne yapılabilir?

Ağaoğlu: Türk Lirası hala cazip.

Döviz yatırımcısı için Eurobond tarafı tercih edilen bir enstrüman.

Amerika’daki tahvil getirileri de, özellikle de 10 yıllık tahvil getirileri yine yükseldi; 4,28 şu sıra...

Sıkıntı var. "Bir hamam böceği görürseniz, etrafa iyi bakın, daha fazlası da olabilir" diyen Jamie Diamond haklı çıkıyor.

Güldağ: Ne demek bu?

Kriz mi çıkacak?

Ağaoğlu: 2008 krizine benzer durum var.

ABD'de 'özel fonlara' yatırım yapan büyük fon yöneticilerinin fonlardan çıkması piyasalardaki gerilimi ve gerginliği anlatıyor.

Bu, Amerikan tahvil piyasalarına sıçrıyor, oradan da dönüp dolaşıp bizim tahvil piyasalarımıza veya bizim Eurobond'larımıza satış getirebiliyor.

Gösterge tahvil getirisi yeniden 40'a dayandı.

Uzun vadeli tahviller de 33,25'e yükseldi.

Bunlar önemli seviyeler.

Yani teknik olarak, 10 yıllık tahvillerimize paranızı yatırın, 3-3,5 yıl sonra paranızı geri alıyorsunuz.

Kalan 7 yılda size çalışıyor.

Güldağ: Ya borsa tarafında...

Ağaoğlu: Bin puanlık düzeltme bekliyorduk, 950 puan oldu.

Borsanın savaşta bir ateşkese gidilmezse, kalıcı olarak pozitif bir rotaya girmesini beklemem.

Piyasaların savaşın uzayacağını fiyatladığı bir ortamda, TL varlıklarda satış baskısı devam eder. 31 Mart'taki Şi-Trump zirvesi önem kazandı Güldağ: Çin lideri Şi Cinping ile Trump bir araya gelecek bu ayın sonunda.

Gözler oraya çevrildi...

Ağaoğlu: Bu zirve yapılacak mı?

İlk soru bu.

Güldağ: Yapılmama ihtimali var mı sence?

Ağaoğlu: Böyle bir ihtimal ortaya çıktı...

Güldağ: Bir yıl öncesinden ayarlandı bu tarih...

Ağaoğlu: Evet ama Trump'ın Şi Cinping'in karşısına oturduğunda Venezuela ve İran'ı deyim yerindeyse "halletmiş" olarak, Çin'i çerçevelemiş veya enerji konusunda kontrolü ele geçirmiş olarak oturması planlanıyordu.

Güldağ: Ama öyle olmuyor.

Trump, "bölgeye daha fazla ülkenin savaş gemisi göndereceğini" söylüyor.

İran da bu savaşı büyük tavizler vererek bitirmek yerine Ortadoğu'ya yaymaya çalışıyor.

Ve Çin'i iyice yanına çekme peşinde.

Çin ile petrol ticaretini kendi para birimleri üzerinden yapmanın ötesine taşımaya çalışıyor.

Hark Adası'na saldırıya, Hürmüz'den geçecek tankerler için ödemelerin dolar yerine yuan ile yapılması şartını gündeme getirdi.

Ağaoğlu: Bu durumda çok barışçıl bir toplantı olmayabilir 31 Mart'taki liderler buluşması.

Hele ki, o tarihe kadar geçici de olsa bir ateşkes ilan edilmezse...

Onun için bu hafta söylenecekler oldukça kritik olacak.

Bir yandan saldırılar devam eder, İran da, Çin ve Rusya'ya da güvenerek direnmeye devam ederse 130 dolar petrol fi yatı çok şaşırtıcı olmayacaktır.

Çin'in tek yol-tek kuşak projesindeki en önemli kara yollarından bir tanesi İran üzerinden Türkiye'ye, oradan da Avrupa'ya gidiyordu.

Bu durumda o yol da kapanıyor demektir.

Bu da hesapları değiştirir.

Çin buna sessiz kalmayacaktır.

Onun için 31 Mart'taki Şi-Trump zirvesi önem kazandı.

Bu zirvenin yapılıp yapılmayacağı piyasayı etkiler.    

İlgili Sitenin Haberleri