Haber Detayı
Grip ve influenzaya karşı çelikten zırh: Bağışıklığı uyandıran 3 altın kural...
Etrafta dolaşan yoğun virüs yüküne karşı sadece maske takmak yeterli olmaz; bağışıklık sistemini içeriden bir ordu gibi hazır tutmak gerekir. İşte dikkat edilmesi gerekenler...
Kapalı alanlarda geçirilen sürenin artması ve havaların bir ısınıp bir soğuması, virüslerin yayılması için en elverişli ortamı hazırlar.
İnfluenza gibi ağır seyreden enfeksiyonlardan korunmak için bağışıklık hücrelerinin (akyuvarlar) her an tetikte olması şarttır.
Bu süreçte yapılacak en büyük hata, sadece vitamin haplarına güvenip temel korunma kurallarını ihmal etmektir.
D VİTAMİNİ EKSİKLİĞİ BÜYÜK SORUNALARA YOL AÇABİLİR Uzmanlara göre, bağışıklığın birinci kalesi D vitamini seviyesini korumaktır; güneşin azaldığı bu günlerde kontrol edilmeyen D vitamini eksikliği, vücudu virüslere karşı tamamen açık hale getirir.
İkinci altın kural ise her akşam eve gelindiğinde mutlaka tuzlu suyla yapılan boğaz gargarasıdır; bu yöntem, boğaz mukozasına tutunmaya çalışan virüsleri henüz kana karışmadan yok eder.
Üçüncü ve en önemli kural ise kaliteli uykudur ; vücut sadece derin uyku esnasında bağışıklığı onaran proteinleri üretir.
Vücut direncini çelik gibi yapmak için bu yaşam alışkanlıkları titizlikle uygulanmalı.
Uzmanlara göre, gün içinde mutlaka bolca ılık sıvı tüketilmeli ve vücudun su dengesi korunmalı.
Stres ve aşırı yorgunluğun bağışıklık sistemini anında felç ettiği unutulmamalı; bu yüzden hastalıkların kol gezdiği bu dönemde beden aşırı zorlanmamalı ve taze sebze-meyve odaklı bir beslenme planı aksatılmamalıdır.