Haber Detayı
AB, Hürmüz Boğazı'nı açık tutmak için Karadeniz Tahıl Girişimi benzeri bir çözüm arıyor
Avrupa Birliği Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Hürmüz Boğazı'nın açık tutulması için Karadeniz Tahıl Girişimi benzeri bir mekanizmanın oluşturulabileceğini belirtti. Kallas, boğazın kapanmasının enerji ve gübre tedariki açısından ciddi sorunlar doğurabileceğine dikkat çekti.
Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ve İran'ın misillemelerine ilişkin gelişmeler sürerken, Hürmüz Boğazı'nın açık tutulması için Karadeniz Tahıl Girişimi benzeri bir çözümün mümkün olup olmadığını görüştüklerini bildirdi.Kallas, Brüksel'de düzenlenen AB Dışişleri Bakanları Toplantısı öncesinde basına açıklamalarda bulundu.Hürmüz Boğazı'nın kapalı olmasının Rusya'ya fayda sağladığını değerlendiren Kallas, bu durumun Moskova'ya savaşı finanse etme imkanı getirdiğini dile getirdi.AB Yüksek Temsilcisi Kallas, toplantıda, Hürmüz Boğazı'nın açık tutulmasının ana gündemlerden biri olacağını ifade ederek, hafta sonu konuyu Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres'le görüştüklerini aktardı.Kallas, "(Guterres'le) Hürmüz Boğazı'na ilişkin daha önce Karadeniz Tahıl Girişimi kapsamında yapılan benzer bir girişimin mümkün olup olmadığını konuştuk.
O girişim sayesinde Ukrayna'dan tahılın çıkarılması sağlanmıştı." dedi.Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının, Asya'ya yönelik petrol ve enerji tedariki açısından son derece tehlikeli olduğunun altını çizen Kallas, şu değerlendirmelerde bulundu:"Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol ve gazın yüzde 85'i Asya ülkelerine gidiyor.
Ancak sorun sadece enerjiyle sınırlı değil, gübre tedariki açısından da ciddi bir problem yaratabilir.
Eğer bu yıl gübrede kıtlık yaşanırsa, bunun sonucu gelecek yıl gıda yetersizliği olabilir.
Bu nedenle Antonio Guterres ile bunun nasıl mümkün kılınabileceğini, yani böyle bir mekanizmanın nasıl hayata geçirilebileceğini görüştük."Mevcut misyonların yetki alanı değiştirilebilirDiğer taraftan AB'nin halihazırda bölgede bazı misyon ve operasyonları olduğuna işaret eden Kallas, Kızıldeniz'de seyrüsefer serbestisini korumaya yönelik başlatılan "Aspides" misyonunun bulunduğunu anımsattı.Kallas, üye devletlerle bu misyonun yetki alanının değiştirilip değiştirilemeyeceğini görüşeceklerini belirterek, "Asıl mesele, üye devletlerin bu misyonu fiilen kullanmaya istekli olup olmadığıdır.
Eğer bu bölgede güvenlik istiyorsak, en kolay yol aslında bölgede halihazırda sahip olduğumuz operasyonu kullanmak ve belki yetkisinde biraz değişiklik yapmaktır." diye konuştu.