Haber Detayı

AYM, disiplin hapsine itiraz yolu olmamasını hak ihlali saydı
Türkiye cumhuriyet.com.tr
16/03/2026 12:39 (3 saat önce)

AYM, disiplin hapsine itiraz yolu olmamasını hak ihlali saydı

AYM, duruşma düzenini bozduğu gerekçesiyle verilen disiplin hapsi kararına itiraz yolunun olmamasının, başvurucunun hükmün denetlenmesini talep etme hakkını ihlal ettiğine hükmetti. İhlalin, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 267. maddesinden kaynaklandığı belirtilerek, bu yapısal sorunun çözümü için kararın bir örneğinin bilgi ve takdiri için yasama organına gönderilmesine karar verildi.

Derinkuyu Asliye Ceza Mahkemesi'nde, tehdit ve yaralama suçlarından yargılanan Özgür Arıkan , duruşmadan dışarı çıkarılması sırasında direnç göstermesi nedeniyle, hakiminin uyarılarına rağmen duruşma salonundan çıkmadığı, kolluk görevlileri tarafından zorla duruşma salonundan çıkarıldığı, duruşma düzenini bozduğu gerekçesiyle 1 gün disiplin hapsine mahkum edildi.

Mahkeme, aynı gün bu kararı infaz edilmek üzere başsavcılığa iletti ve başvurucu cezanın infazının ardından serbest bırakıldı.

Başvurucu, duruşma düzenini bozduğu gerekçesiyle hakkında kesin olarak bir gün disiplin hapsi kararı verilmesi nedeniyle Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) bireysel başvuruda bulundu.

Arıkan dilekçesinde, şartları oluşmamasına rağmen disiplin hapsi kararı verildiğini ancak disiplin ara kararında karara gidilebilecek itiraz yolunun belirtilmediğini, bu karara karşı kanun yollarına başvuramadığını belirterek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, adil yargılanma hakkı kapsamındaki bazı güvencelerin ihlal edildiğini öne sürdü.

BAŞVURUCUYA 50 BİN TL MANEVİ TAZMİNAT ÖDENECEK Yüksek Mahkeme, Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan hükmün denetlenmesini talep etme hakkının ihlal edildiğine, başvurucuya net 50 bin TL manevi tazminat ödenmesine, tespit edilen sorunla ilgili kararın bir örneğinin bilgi ve takdiri için Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne bildirilmesine, kararın bir örneğinin bilgi için Derinkuyu Asliye Ceza Mahkemesi ve Adalet Bakanlığı'na gönderilmesine karar verdi.

Yüksek Mahkeme'nin gerekçeli kararında, duruşmanın düzen ve disiplinini sağlamak amacıyla verilen disiplin hapsinin, mahkeme kararı niteliğinde olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca kural olarak bu kararlara karşı itiraz yoluna başvurulmasının mümkün bulunmadığına işaret edildi.

Gerekçede, anılan Kanun’da, duruşma düzeninin bozulması nedeniyle verilen disiplin hapsi kararlarına karşı itiraz yolunun açık olduğuna ilişkin istisnai bir düzenlemeye de yer verilmediği aktarıldı.

AİHM KARARLARI Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin, duruşmanın düzen ve disiplinini bozan kişiye, hürriyeti bağlayıcı ceza verilmesine ilişkin başvuruda, başvurucunun bu karara karşı kanun yollarına başvuramamasının iki dereceli yargılama hakkını ihlal ettiği sonucuna vardığı hatırlatılan gerekçede, şunlar kaydedildi: Hakimin adil bir yargılamanın yapılabilmesi için duruşmayı belli bir düzen ve disiplin içinde yürütme konusundaki otoritesinin kesintisiz olarak korunması amacına ulaşma yönünden disiplin hapsi kararına karşı bir kanun yolu öngörülmemesinin elverişli bir araç olduğu anlaşılmaktadır.

Ancak belirtilen aracın gerekli olup olmadığı da incelenmelidir.

Gereklilik, hedeflenen amaca ulaşılması için hakka en az müdahale teşkil eden aracın seçilmesini ifade etmektedir.

Yargı mercilerinin otoritelerinin kesintisiz korunması amacıyla hangi tedbirlerin gerekli olduğunun değerlendirilmesinde kanun koyucunun takdir yetkisi bulunmaktadır.

Bununla birlikte kişinin özgürlüğünün sınırlandırılması sonucunu doğuran kararların denetime tabi tutulmasının önemi inkâr edilemez.

BAŞVURUCU, DİSİPLİN HAPSİ KARARINA KARŞI İTİRAZ KANUN YOLUNA BAŞVURAMAMIŞTIR Somut olayda başvurucu, disiplin hapsi kararına karşı itiraz kanun yoluna başvuramamıştır.

Duruşmanın düzenini korumak amacıyla verilen disiplin hapsi kararlarının asıl davanın esasıyla birlikte başka bir kanun yolunda (istinaf veya temyiz) etkili şekilde denetlendiğine ilişkin bir uygulamanın da bulunmadığı anlaşılmıştır.

Nitekim somut olayda da disiplin hapsi kararı ceza davası sonucunda verilen hükümle birlikte istinaf kanun yolunda denetlenmemiştir.

Dolayısıyla başvurucunun aleyhine hükmedilen disiplin hapsinin bir başka mahkeme tarafından denetlenmesini talep etme imkânından yoksun bırakılmasının hükmün denetlenmesini talep etme hakkına yönelik bir müdahale oluşturduğu açıktır.

Hürriyeti bağlayıcı niteliği olan yaptırımların hafif nitelikte olduğunun değerlendirilmesi mümkün değildir.

Hâkimin otoritesinin kesintisiz korunması amacı, söz konusu kararın derhâl yerine getirilmesi dışındaki seçeneklerle de sağlanabilir.

Bu tür kararlara karşı acele kanun yollarının açılması ve incelemenin kısa sürede yapılmasının öngörülmesi yoluyla da bu amaca ulaşılabilir.

Diğer alternatifler değerlendirilmeden disiplin hapsi kararına karşı denetim imkânının tanınmaması nedeniyle hükmün denetlenmesini talep etme hakkına yönelik müdahalenin gerekli olmadığı sonucuna varılmıştır.

İHLALİN GİDERİMİ NEDENİYLE YASAMA ORGANINA BİLDİRİM Disiplin hapsi kararlarının hukuka aykırı olarak uygulandığı durumlarda, kararın denetiminin yapılması gerektiği tespitini yapan Anayasa Mahkemesi, ihlalin Kanunun 267. maddesinden kaynaklandığı sonucuna ulaştı.

Gerekçede, Bu tür kararların denetimine imkan veren düzenlemelerin yapılması benzeri ihlallerin de önüne geçerek bireysel başvurunun amacı ve işlevine de uygun olacağından Anayasa ve Sözleşme'nin ortak koruma alanında yer alan bir temel hak ve hürriyetin ihlaline yol açtığı tespit edilen söz konusu yapısal sorunun çözümü için kararın bir örneğinin bilgi ve takdiri için yasama organına gönderilmesi gerekir tespitini yaptı.

İKİ ÜYE KARARIN BU BÖLÜMÜNE KATILMADI İki üyenin bu bölümle ilgili karşı oyunda, ihlalin Kanunun 267. maddesinden kaynaklandığı sonucuna ulaşmasına rağmen mahkeme çoğunluğunca ihlalin giderim yöntemi olarak tazminat verilmesi dışında kararın yasama organına bildirilmesiyle yetinildiği belirtildi.

Karşı oyda, Esasen kanundan kaynaklanan ihlalin giderimi amacıyla Anayasa’nın 152. maddesinde öngörülen itiraz davası ile iptal yolunun işletilmesi gerekmektedir.

Giderim yöntemi olarak yeniden yargılama yapılması ve ihlalin yasama organına bildirilmesi yerine ihlale yol açan kuralın iptali amacıyla itiraz başvurusu yapılması yönünde karar alınması gerektiği görüşündeyiz denildi.

İlgili Sitenin Haberleri