Haber Detayı

Boom boom bom Tel Aviv
özgürlük meydanı aydinlik.com.tr
16/03/2026 18:10 (5 saat önce)

Boom boom bom Tel Aviv

Katar, Suudi Arabistan istihbaratı bile kendi ülkelerindeki bayrak operasyonlarının ardında İsrail’in olduğunu, ABD diplomatik temsilciliklerine yapılan saldırıları düzenleyen MOSSAD ajanlarının yakalandığını kamuoyuna açıkladılar. Şu omurgalı duruşu sergileyemedik

Önceki yazım İran Savaşı’na bir girizgâh misali olmuştu.

Şimdi eveleyip gevelemeden emperyalistlerin sinir uçlarına dokunacak ayrıntılara giriyorum: İran ABD’nin USS Abraham Lincoln uçak gemisini vurdu.

Ardından çok önemli bir destroyeri (muhribi) daha vurdu.

Bu arada vurduğu başkaca ufak tefek donanma destek gemileri de vardı.

Bir İran denizaltısı bir ABD donanma gemisini torpidolarla ortadan ikiye bölerek batırdı.

Bunlar görüntülerini izleyerek şahit olduğumuz manzaralar.

Ana akım medyada gösterilmedi.

Gösterilmeyecek de.

Sebeplerini bir önceki yazımda açıkladım.

Ne kadar ABD-İsrail kaybı olduğu hususunda gülünç rakamlar zikrediliyor.

Sahadan haber alan biri olarak şu kadarını söyleyeyim: Sadece Kuzey Irak’taki ABD üslerine yapılan çok yönlü saldırılarda yüzden fazla Amerikan askeri eşek cennetini boyladı.

Size resmî kanallarda verilen sayıları en az on ile çarpınız diyeceğim ama bu da yetersiz kalır, yüzle çarpın desem abartmamış olurum.

Bunlar çok ciddi rakamlar ve zaten bu yüzden Amerikalı askerler “artık savaşmak istemiyoruz.” diye kazan kaldırmaya başladılar.

Siyasilerin bir toplantısını basarak “İsrail için savaşmak istemiyorum.” diyen subayı kolunu bacağını kırarak dışarı attılar.

Savaştan önce de Girit’e yanaşan uçak gemisinde askerler kasten gider borularını tıkayarak geminin kanalizasyon sistemini felç etmişlerdi.

Bütün savaş tablosu içinde en çok dikkat çekilesi husus “sahte bayrak operasyonları”.

Biz buna aslında Türk Bayrağı çekilerek Yavuz ve Midilli adı verilmiş iki Alman gemisinin Odessa Limanını (Rusya’yı) vurmasından hatırlamalıyız.

Ondan sonra kendimizi Birinci Dünya Savaşının içinde bulmuştuk.

Aynısını bugün ABD-İsrail şeytan güçleri yapıyor.

İran İncirlik Üssüne sözde füze fırlatmış.

Füze kalıntısı diye gösterilen tenekeleri o civarda yaşayanlar on dakikada toplayıp hurdacılara sattılar.

Bu vahim iddia gerçek olsa o kalıntının yüz metre yakınında kuş bile uçurtmazlardı.

Doğrusu şu ki CIA-MOSSAD ajanlarının İHA-SİHA dahil her türlü silahı tedarik ettiği İran Kürdistanı Terör Örgütü ve Kuzey Irak Terörist Kürt Yönetimi tarafından sağa sola füzeler atılarak, İHA’lar gönderilerek sahte bayrak operasyonları yapılıyor.

İşbirlikçi ABD-İsrail’in siyonist yetkilileri de hemen “bakın sizi vuracaklardı, biz havada vurduk, engelledik” tarzı beyanatlar verip sinsi planı tamamlıyorlar.

Danışıklı dövüş olamadan sahte bayrak operasyonu olmaz.

Benim tuhafıma giden bizim siyasetçilerin de hemen Amerikalıların beyanatlarını ayet kabul edip sorgulamadan inanmaları ve İran’ı uyarmaları..!

Hatta kendi tabirleriyle sertçe uyarmaları!

Sanki araştırmalar yapılmış, bölgeden istihbarat raporları gelmiş de bir sonuca ulaşılmış gibi hemen İran’a yüklenip sabrımızı taşırma tarzı zırvalıkları peşi sıra sıralamak iflah olmaz bir akıl tutulmasının eseri midir yoksa Büyük Ortadoğu Projesinin gereği midir takdiri okurlara bırakıyorum.

Gürcistan’da düşen C-130 nakliye uçağımızın kara kutusu hâlâ açıklanmadı, ardındaki gizemli perde hâlâ aralanmadı, 2023’de ABD’nin hedef gözeterek vurduğu Anka-S SİHA’mızdan sonra kimseler uyarılmadı, hatta o İran’ı sertçe uyardık diyenlerin gıkı bile çıkmadı.

Ve hatta o gıkı çıkmayanlar zamanında “gerekirse Suriye’den Hatay’a iki füze sallarız” diyen kişilerdi.

Kişi kendinden bilir işi!

Bilmez mi?

Hem de öyle bir bilir ki… Bugün de başka bir sahte bayrak operasyonuyla karşılaştık.

Neymiş, İran’ın Nahçıvan bölgesine İran’dan füzeler ve kamikaze SİHA’lar atılmış.

Azerbaycan da tabi hâliyle hemen İran’ı sertçe uyarmış.

Bir saniye bile sabredemeden biz şöyle asarız keseriz demişler.

Aynı Türkiye’deki ağabeyleri gibi değil mi?

Mide bulandıran sahte bayrak operasyonlarından daha fazla mide bulandıranı, bu operasyonlarla verilmek istenen mesaja araştırıp soruşturmadan sazan gibi atlamaktır.

Bu, devlet aklı değildir.

En azından Türkiye Devletinin aklı değildir; ama mesela İsrail aklı olabilir, ABD aklı olabilir… Kimsenin beğenmediği Katar, Suudi Arabistan istihbaratı bile kendi ülkelerindeki bayrak operasyonlarının ardında İsrail’in olduğunu, ABD diplomatik temsilciliklerine yapılan saldırıları düzenleyen MOSSAD ajanlarının yakalandığını kamuoyuna açıkladılar.

Şu omurgalı duruşu bile sergileyemiyoruz.

Savaşın başında ABD İran’da bir ilkokula saldırıp 175 kız çocuğu hunharca katlediyor.

ABD’li bakanlar vücutlarına Armagedon temalı dövmeler yapıyor, bazı ABD’li siyasetçiler Türkiye’nin şeytan olduğunu açıkça beyan ediyor, Şah Reza Pehlevi denen MOSSAD ajanı bile kendini trolleyen Rus şakacılara “bir haçlı savaşının içinde olduklarını” söylüyor.

Diğer yanda üzeri kapatılmak istenen bir Epstein skandalı var.

Trump dahil nice anlı şanlı elemanın küçük çocuklara tecavüz ettiği, etlerini yediği gibi gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalıyoruz.

Bunca pisliğin faili olanların dezenformasyonuna ise hemen inanan bir kitlemiz var.

İyiniyetli bir kitle mi, asla!

Saf bir kitle mi, asla!

Aramızda İsraillilerden daha fazla İsrailcilik, Amerikalılardan daha fazla Amerikancılık yapan hain bir kitle var.

Sesleri çok gür çıkıyor.

Sadece ana akım medyaya değil sosyal medyaya da hükmediyorlar.

Her zamankinden daha fazla uyanık olmak zorundayız.

Benden söylemesi…

İlgili Sitenin Haberleri