Haber Detayı
İran, İsrail ve bölge ülkeleri savaşla ilgili haberleri nasıl kısıtlıyor?
İsrail ve ABD'nin İran'a saldırılarının ardından başlayan savaşın doğrudan etkilediği ülkeler, askeri operasyonlar ve saldırıların sonuçları hakkında yapılan haberleri sınırlamak için farklı yöntemlere başvuruyor.
İsrail ve ABD'nin İran'a saldırılarının ardından başlayan savaşın doğrudan etkilediği ülkeler, askeri operasyonlar ve saldırıların sonuçları hakkında yapılan haberleri sınırlamak için farklı yöntemlere başvuruyor.İran'da medya zaten sıkı şekilde kontrol ediliyor.
Ancak devletin yürüttüğü operasyonların başarılı olduğu yönündeki resmi anlatıyı güçlendirmek için internet neredeyse tamamen kesilmiş durumda.İsrail'de ise, ülke içinde İran'ın ve Lübnan'daki Hizbullah'ın füze ve İHA saldırılarına hedef olan vurulma noktalarını gösteren fotoğraf ve videolar neredeyse hiç yayınlanmıyor.Bazı Körfez ülkeleri de ulusal çıkarlara zarar verebilecek bilgilerin yayılmasının hukuki sonuçlar doğurabileceği konusunda uyarılarda bulundu.
Bu kapsamda bazı kişilerin gözaltına alındığı bildirildi.İranİnternet erişimini kesmek, Tahran yönetiminin kriz dönemlerinde sıkça başvurduğu bir yöntem haline geldi.İsrail ve ABD ile savaşın 28 Şubat'ta başlamasının ardından, ilk saldırı haberleri duyulur duyulmaz İran'da internet erişimi neredeyse tamamen kesildi.
Bunun sonucu olarak yerel haber kuruluşlarının ve resmi internet sitelerinin büyük bölümü çevrimdışı kaldı.Protestoların bastırılmaya çalışıldığı Ocak 2026'da da yaklaşık üç hafta süren geniş çaplı bir internet kesintisi yaşanmıştı.İranlı yetkililer internet kesintilerini genellikle acil bir güvenlik önlemi olarak tanımlıyor.
Ancak bu kararların arkasında daha geniş gerekçeler olduğu düşünülüyor.Bu gerekçeler arasında siber saldırılara karşı dijital altyapıyı korumak, resmi anlatıyı kontrol etmek, toplumsal huzursuzluğu önlemek ve "bilgi savaşı" olarak tanımlanan faaliyetlere karşı koymak yer alıyor.İranlı yetkililer, giderek daha sık internetin kendisini de bir savaş alanı olarak tanımlıyor.
Diasporayı, yabancı hükümetleri ve muhalif grupları devleti zayıflatmayı amaçlayan koordineli internet kampanyaları yürütmekle suçluyorlar.
Birçok İranlı için internet, yabancı medya haberlerine ve bağımsız analizlere ulaşmanın nadir yollarından biriydi.
İnternet erişiminin kesilmesi, özellikle resmi açıklamalarla çelişen görüntülerin veya yorumların yayılmasını engellemeyi amaçlıyor.
Bu durum aynı zamanda yurttaş gazeteciliğine dayanan İran dışındaki medya kuruluşlarının çalışmalarını da zorlaştırıyor.Tahran yönetimi, İranlıları "düşmanca" olarak nitelediği medya kuruluşlarına, saldırı görüntüleri göndermemeleri konusunda uyardı.
Böyle görüntüler paylaşanların yargılanabileceği de belirtildi.Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), yerel gazetecilere dayanarak Ayetullah Ali Hamaney'in ölümünden sonra gazetecilik üzerindeki kısıtlamaların daha da arttığını bildirdi.Bağımsız gazetecilerin saldırı bölgelerine erişiminin engellendiği ve internet erişiminin çoğunlukla yalnızca devlet yanlısı gazetecilere verildiği ifade ediliyor.İsrailİsrail, savaş dönemlerinde bilgi akışını kontrol etmek için askeri denetim, hukuki kısıtlamalar ve gazetecilerin erişimini sınırlayan çok katmanlı bir sistem uyguluyor.Ulusal güvenlikle ilgili konularda haber yapan saha muhabirleri hazırladıkları içerikleri yayımlamadan önce askeri sansüre sunmak zorunda.Çatışmalarda hayatını kaybeden askerlerle ilgili haberler yerel medyada bazen gecikmeli olarak yayımlanıyor ve genellikle "yayımlanmasına izin verildi" ifadesiyle duyuruluyor.En dikkat çekici durum ise İran roketleri ve İHA'larının saldırılarından sonra oluşan vurulma noktalarını gösteren fotoğraf ve videoların neredeyse hiç yayınlanmaması.Ayrıca füze savunma sistemlerinin bulunduğu yerler de dahil olmak üzere hassas askeri tesislerin görüntülerinin yayınlanması da yasak.İsrail geçen yıl yabancı gazeteciler için kapsamlı yeni kurallar getirdi.
Buna göre uluslararası basın kuruluşlarının çatışma bölgelerinden yayın yapabilmesi için askeri denetimden yazılı izin alması gerekiyor.İsrail ile İran arasında Haziran 2025'te yaşanan 12 günlük savaş sırasında da Filistinli, İsrailli ve yabancı gazeteciler, polis ve siviller tarafından müdahalelerinin arttığını bildirmişti.İsrail makamları ayrıca Gazze gibi savaş bölgelerinde yabancı gazetecilerin serbestçe çalışmasına izin vermediği gerekçesiyle sık sık eleştiriliyor.
Ordu eşliğinde düzenlenen nadir basın gezilerinin ise sahadaki durumu tam olarak yansıtmadığı yönünde eleştiriler yapılıyor.Körfez ülkeleriKörfez'deki monarşiler İran'ın İHA ve füze saldırılarıyla karşı karşıya kalırken haberler ve sosyal medya paylaşımlarına yönelik düzenlemeleri de sıkılaştırdı.Bu önlemler arasında İran saldırılarının vurduğu noktaları gösteren görüntülerin yayınlanmasına getirilen kısıtlamalar da bulunuyor.Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Başsavcısı Hamad Saif el-Şemsi 6 Mart'ta yapay zeka ile üretilmiş olsa bile İran saldırılarına ait görüntülerin veya videoların dolaşıma sokulmaması konusunda uyarıda bulundu.Şemsi, bu tür paylaşımların "halk arasında paniğe yol açabileceğini" söyledi ve ihlal edenlerin yargılanabileceğini belirtti.Gazetecileri Koruma Komitesi'ne (CPJ) göre BAE ayrıca Suudi Arabistan merkezli pan-Arap televizyon kanalı El Arabiya'nın hesapları da dahil olmak üzere bazı X hesaplarına erişimi engelledi.Katar İçişleri Bakanlığı da 9 Mart'ta farklı milletlerden 300'den fazla kişinin "yanıltıcı bilgi kaydetmek, yaymak ve paylaşmak" suçlamasıyla gözaltına alındığını duyurdu.Bakanlık ayrıca savaşla ilgili sosyal medyada "söylenti" niteliğindeki içeriklerin kaydedilmesi veya paylaşılmasına karşı uyarıda bulundu.Kuveyt'te yetkililer, ülkeyi "alaya aldığı" öne sürülen bir videoyu paylaştıkları gerekçesiyle üç kişiyi "yalan haber yaymak" suçlamasıyla gözaltına aldı.Kuveyt İçişleri Bakanlığı, devletin çıkarlarına zarar veren içeriklerin yayınlanmasının hukuki sonuçları olabileceği konusunda uyardı.Bahreyn yetkilileri sosyal medyada "hayati öneme sahip tesis ve altyapıların" görüntülerinin Tahran tarafından kullanılabileceği gerekçesiyle paylaşılmasının "ülkeye ihanet" sayılabileceğini açıkladı.Bölgedeki medya kuruluşları ise Körfez'deki saldırıların etkisini genellikle düşük gösteren bir dil kullanmaya devam ediyor.Dubai ve Suudi Arabistan'daki bazı sosyal medya fenomenleri de bölgenin güvenli ve istikrarlı olduğu mesajını veren paylaşımlar yapıyor.