Haber Detayı

Türkiye'nin BM Büyükelçisi Yıldız, İslamofobinin "veba gibi" yayılmaya devam ettiğini belirtti Açıklaması
Güncel haberler.com
16/03/2026 23:49 (5 saat önce)

Türkiye'nin BM Büyükelçisi Yıldız, İslamofobinin "veba gibi" yayılmaya devam ettiğini belirtti Açıklaması

Türkiye'nin BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Yıldız, Müslüman karşıtlığının dünya genelinde yayılmasına ve nefret suçlarının artmasına dikkat çekerek, İslamofobi ile mücadelenin önemini vurguladı.

Türkiye'nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Yıldız, Müslüman karşıtlığının (İslamofobi) "toplumun tüm katmanlarını zehirleyen, kontrolsüz bir veba gibi" yayılmaya devam ettiğini bildirdi.Türkiye'nin BM Daimi Temsilcisi Yıldız, BM Genel Kurulu'nun İslamofobiyle Mücadele Uluslararası Günü vesilesiyle düzenlediği üst düzey bir oturumda konuştu.Yıldız, şu an dünyada birçok bölgede nefret suçları, ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve İslam'a karşı düşmanlığın "endişe verici" seviyelere ulaştığını vurgulayarak, "Bu tür eylemler, insan onuru, eşitlik, insan hakları ve temel özgürlükler gibi temel ilkelerle çelişmektedir." dediİslamofobinin "toplumun tüm katmanlarını zehirleyen, kontrolsüz bir veba gibi" yayılmaya devam ettiğinin altını çizen Yıldız, dünyadaki birçok Müslüman'ın kutsal değerlerine yönelik nefret söylemi, taciz, saldırı ve hakaretlere giderek daha fazla maruz kaldığını ifade etti.Yıldız, İslamofobi'nin entelektüel bir tartışma konusu olmadığını, Müslümanların temel haklarını ve onurunu ihlal eden "önyargının, ayrımcılığın ve hoşgörüsüzlüğün ifadesi" olduğunu kaydetti.Büyükelçi Yıldız, İslamofobiyle Mücadele Uluslararası Günü vesilesiyle düzenlenen bu etkinliğinin, her türlü dini nefrete karşı mücadele etme ve kültürler ve inançlar arasında saygı, anlayış ve barış içinde bir arada yaşama kültürünü güçlendirme konusundaki ortak kararlılığı yeniden teyit etmek için önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti."Müslümanlar giderek daha fazla yabancı, kültürel tehdit veya güvenlik riski olarak gösterilmektedir"İsrail'in Filistinlilere yönelik saldırgan tavrı sonucu Gazze'de yaşananların ve bölgesel gerilimin, uluslararası toplumun son on yıllarda karşılaştığı en derin krizlerden birine yol açtığını vurgulayan Yıldız, bu çatışmaların insani ve jeopolitik sonuçlarının yıkıcı olduğunu ve masum sivilleri etkilemeye devam ettiğini belirtti.Yıldız, "Müslümanlar giderek daha fazla yabancı, kültürel tehdit veya güvenlik riski olarak gösterilmektedir.

Bu tür anlatılar, kamusal söylemde önyargının tehlikeli bir şekilde normalleşmesine ve daha da kötüsü, Gazze ve Batı Şeria'daki Filistinlilerde olduğu gibi Müslümanların insan dışı gösterilmesi anlatısına katkıda bulunmaktadır." diye konuştu.Dünyada yaşanan son örneklerin, bu tür söylemlerin çevrim içi ortamda hızlıca yayılarak Müslümanlara karşı düşmanlığı normalleştirebileceğini gösterdiğini aktaran Yıldız, "Öte yandan, özellikle ramazan ayında, Mescid-i Aksa'nın 15 günden fazla süreyle kapatılması da aynı derecede endişe vericidir ve dünya çapında milyonlarca Müslümanın dini duygularına derin bir hakaret teşkil etmektedir." ifadelerini kullandı.Yıldız, dünyada antisemitizmin artışından da aynı derecede endişe duyduklarını belirterek, "Herhangi bir dini topluluğa yönelik nefret kabul edilemez." dedi.Kutsal kitapların yakılmasını dini nefret eylemi olarak tanıyan kararlarBüyükelçi Yıldız, İslamofobiyle Mücadele Uluslararası Günü'nün yalnızca sembolik bir anma olarak görülmediğini, dünya çapında Müslümanları, mülklerini, kültür merkezlerini ve ibadet yerlerini hedef alan ayrımcılık ve şiddet dalgasına karşı kolektif bir eylem çağrısını temsil ettiğini söyledi.Yıldız, daha önce yaşanan deneyimlerin, ırkçılığın, yabancı düşmanlığının ve nefret söyleminin, ele alınmadığı takdirde şiddete ve hatta terör eylemlerine dönüşebileceğini defalarca gösterdiğini hatırlattı.Kuran'ı Kerim'in yakılması gibi kışkırtıcı eylemlerin Müslümanların kutsal değerlerine derinden zarar verdiğini ve "ifade özgürlüğü bahanesiyle" haklı gösterilemeyeceğini belirten Yıldız, "Bu bağlamda, BM İnsan Hakları Konseyi ve Genel Kurulu tarafından kutsal kitapların yakılmasını dini nefret eylemi olarak tanıyan kararlar önemli bir ilerlemeyi temsil etmektedir." ifadesini kullandı.Yıldız, nefret suçları ve ayrımcı uygulamalar da dahil olmak üzere, dünya çapındaki İslamofobik olayların sistematik olarak belgelenmesinin öncelik olduğunun altını çizerek, birçok nefret suçu olayının, sıklıkla nefret ve ayrımcılık tezahürleri yerine sıradan suç eylemleri olarak sınıflandırıldığını, bu yüzden de resmi ulusal ve uluslararası kayıtlarda yer almadığını belirtti.Türkiye'nin İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Dışişleri Bakanları Konseyi'nin Dönem Başkanlığı sırasında, Müslüman toplulukların ve azınlıkların temel haklarını ve onurlarını korumaya öncelik verdiğini ifade eden Yıldız, "Bu ruhla, İslamofobi ve Müslüman karşıtı nefrete karşı koordineli ve görünür bir küresel tepkiyi aktif olarak destekledik." dedi.

İlgili Sitenin Haberleri