Haber Detayı
Atatürk devrimlerinin, hak ve özgürlüklerin savunucusu Ali Sirmen'siz iki yıl: Aydınlanmanın usta kalemi
Cumhuriyet yazarı ve Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu Başkanvekili Ali Sirmen, iki yıl önce yaşamını yitirdi. Kemalist devrimin savunucularından olan Sirmen, yarım asra yaklaşan gazetecilik yaşamında Cumhuriyet’teki “Dünyada Bugün” köşesiyle okurlarıyla buluştu. Laiklik ve demokrasi vurgusuyla hafızalarda yer etti.
Kemalist Devrimin yılmaz savunucusu, Cumhuriyet gazetesi yazarı ve Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu Başkanvekili Ali Sirmen iki yıl önce aramızdan ayrıldı.
Onurlu ve tutarlı gazeteciliğin sembollerinden Sirmen, 10 Kasım 1939’da İstanbul’un Galata semtinde doğdu.
Galatasaray Lisesi ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu.
Sirmen, 1972’de Barış Derneği’nin kuruluşunda yer aldı. 12 Eylül askeri darbesinden sonra Barış Derneği davasında tutuklandı ve dört yıl hapis yattı. 1966’da Akşam gazetesinde yazmaya başlayan Sirmen, Yeni Ortam ve Milliyet gazetelerinde yazın hayatına devam etti.
Cumhuriyet gazetesinde “Dünyada Bugün” köşesiyle 23 Nisan 1974’te yazmaya başladı.
Sirmen’in Cumhuriyet’teki son yazısı ise 6 Mart 2024’te yayımlandı.
Sirmen, 85 yaşında aramızdan ayrıldı.
Sirmen için yaşamındaki en büyük kırılmadan birisi ise yol arkadaşı, eşi Mine Sirmen’in 18 Ağustos 2019’da yaşamını yitirmesi oldu.
Sirmen, eşinin ölümünün ardından kaleme aldığı “Bir Cumhuriyet projesi” başlıklı yazıda, “Mine ile 58 yıllık birlikte yaşamdan sonra birden fark ettim ki ben artık Mine’siz tek başına yaşamayı unutmuşum.
Şimdi 80 yaşında bunu yeni baştan öğrenmeye çalışıyorum” diye belirtmişti. ‘BİR CUMHURİYET PROJESİ’ Sirmen, 27 Ağustos 2019 tarihli yazısında eşiyle ilgili duygularını “Ömrünün 50 yıla yakın bir bölümünü Cumhuriyet gazetesi ile iç içe geçirmiş olan Mine Sirmen’in ardından söylenenler ve yazılanlar, çevresinde, az kişiye mazhar olan bir sevgi ve saygı çemberi oluşturduğunu gösteriyor” derken “Söz konusu sevgi ve saygıyı da, Türkiye Cumhuriyeti’nin kazanımları hanesine yazmak gerekir.
Çünkü Mine Sirmen, Cumhuriyet’in nitelikli nice savunucusu gibi, cesur bir Cumhuriyet projesidir” diye ifade etmişti.
Sirmen, düşün insanı kişiliğinin yanı sıra beyazperdede de adından söz ettirdi. 1998-2001 yılları arasında “İkinci Bahar” dizisinde Antepli bir komiseri oynadı. “Cumhuriyet” filminde ise gazetemizin kurucusu Yunus Nadi Abalıoğlu’nu canlandırdı.
Sirmen, Cumhuriyet’te yayımlanan “Laiklik nedir” yazısında şu ifadeleri kullanmıştı: “Laiklik mevcut değilse bir yerde demokrasi de yok demektir.
Demokrasinin özü, düşünce ve inanç özgürlüğü olduğuna göre laik düzen dinin temellerini ne yadsır ne de doğrulamaya çalışır.
Yalnızca kendi yetki alanına giren sivil yaşamın müdahalesine karşıdır.
Yani laik düzen din ve vicdan özgürlüğünün savunuculuğunu herkes adına üstlenir.
Eğer ibadet özgürlüğü sınırlanıyorsa orada laiklerin ciddi itirazlarıyla karşılaşması lazımdır.” “Eğer laiklik yoksa ve herhangi birisi tarafından yok ediliyorsa devletin derhal duruma el koyarak müdahalenin men edilmesini sağlamak görevidir laik düzenlerde.
O açıdan bir zamanlar kimi sosyal demokratların, daha doğrusu demokratik sosyalistlerin şu ifadeleri akla geliyor: ‘Biz de laiklikten yanayız ama din ve vicdan özgürlüğüne saygılı laiklikten!’ Sanki din ve vicdan özgürlüğüne saygısız bir laiklik olabilirmiş gibi...
Din ve vicdan özgürlüğüne saygılı olmayan uygulamalar zaten laiklik değildir.” “Laik düzende devletin dini inançların her birine eşit mesafede bulunması ve bunlar arasında birinin veya birilerinin diğerlerinin özgürlüğüne karışmasına izin vermemesi, yansızlık (nötarite) yalnızca buna saygı göstermek, inançların tehdit altında olması karşısında hareketsiz kalıp duruma müdahale etmemek, laik düzenin gereğini yerine getirmemek halinde laiklikten söz edilemez