Haber Detayı
Üç yıldır kayıp olarak aranıyordu... Acılı baba kayıp kızını mezarda buldu!
6 Şubat depremlerinin en acı hikayelerinden biri 3 yıl sonra Gaziantep'te netleşti. İslahiye'de kayıp olarak aranan 13 yaşındaki İrem K.'nın, annesi Duygu K. sanılarak Adana'da defnedildiği ortaya çıktı. İslahiye'deki kimsesizler mezarlığında yatan cenazenin ise anneye ait olduğu belirlendi. DNA testiyle çözülen bu trajik karışıklığın ardından acılı baba F.K., eşini kızının yanına nakletti.
2023 yılı 6 Şubat'ta Kahramanmaraş ve Hatay merkezli meydana gelen, 11 ilimizi yerle bir edip, 53 bin 537 canımızı yitirmemize yol açan 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerde Gaziantep’in İslahiye ilçesindeki Gözde Apartmanı enkazında tüm ailesini kaybeden F.K., 3 yıldır bir umutla aradığı kızı İrem’den gelen haberle sarsıldı.
Yürütülen titiz soruşturma ve DNA eşleşmeleri, deprem anındaki kargaşada cenazelerin karıştığını ortaya koydu.Umutla Beklenen 13 Yaşındaki İrem Mezarda ÇıktıDepremden sonra kızı İrem’in hayatta olabileceği ihtimaline sarılan ve sosyal medyada onun için şiirler paylaşan acılı baba, savcılığın soruşturmayı derinleştirmesiyle gerçeği öğrendi.Yapılan incelemeler sonucunda; Adana’da "eş" (Duygu K.) diye defnedilen cenazenin 13 yaşındaki İrem K. olduğu, İslahiye’de "kimsesiz meçhul kadın" olarak defnedilen cenazenin ise anne Duygu K. olduğu anlaşıldı.3 Yıl Sonra İkinci VedaGerçeğin ortaya çıkmasının ardından F.K., İslahiye’deki kimsesizler mezarlığından aldığı eşinin naaşını Adana’daki aile kabristanına getirdi.
Eşini, evladının yanına, depremden tam 3 yıl sonra dualarla defneden babanın sözleri yürekleri dağladı."Artık Yavrumun da Eşimin de Yeri Belli"Mezar başında gözyaşı döken F.K., yaşadığı süreci şu sözlerle anlattı:"3 yıl içerisinde gitmediğimiz yer kalmamıştı.
DNA testi ile her şey netleşti.
Çok zor günler geçirdik.
Sonunda çocuğumuzun yeri belli oldu, kaybımızı bulduk ve usulünce defnettik.
Allah’tan geldik, Allah’a döneceğiz.
Desteğini esirgemeyen herkesten Allah razı olsun."Bu olay, deprem bölgesinde hala devam eden kimlik tespit çalışmalarının ne kadar hayati olduğunu ve kayıp yakınlarının bitmeyen yasını bir kez daha Türkiye’nin gündemine taşıdı.