Haber Detayı
SSD performansını korumanın altın kuralı: Neden %80 sınırını aşmamalıyız?
SSD sürücünüzde yer kalmadığı için her dosyayı silmek zorunda mı kalıyorsunuz? Sürücünüzü %100 kapasiteyle kullanmak sadece performansınızı düşürmekle kalmıyor, diskinizin ömründen de çalıyor. İşte SSD'nizi kurtaracak ve hızını ikiye katlayacak basit ama etkili %80 kuralı.
Dijital verilerini depolamayı sevenler ve bilgisayarının hızına önem verenler için SSD'ler vazgeçilmez birer kahraman.
Ancak bu hızlı sürücülerin ömrünü ve performansını belirleyen çok kritik, bir o kadar da gözden kaçan bir detay var: Doluluk oranı.
Birçok kullanıcı, eski tip mekanik disklerdeki alışkanlıklarını sürdürerek SSD'sini son kapasitesine kadar doldurma eğiliminde olsa da bu durum dijital depolama biriminiz için yapılabilecek en büyük hatalardan biri.
İşin sırrı, sürücünüzün kapasitesinin %20'sini her zaman boş bırakmakta yatıyor.Modern SSD'lerin içinde yer alan NAND flaş çiplerinin çalışma prensibi, standart bir kütüphane rafından oldukça farklı.
Bu çipler veriyi doğrudan üzerine yazmak yerine, eski veriyi silip yenisini o boşalan yere eklemek zorunda kalıyor.
Ancak sistem, tek bir sayfayı silmek yerine koca bir bloğu tamamen temizlemek gibi zahmetli bir süreçle uğraşıyor.
Sürücünüz dolmaya başladığında, SSD kontrolcüsü yeni verilere yer açabilmek için geçerli sayfaları sürekli oradan oraya taşımak zorunda kalıyor. "Yazma amplifikasyonu" denilen bu süreç, sürücünün daha fazla yorulmasına, performansının düşmesine ve nihayetinde ömrünün kısalmasına neden oluyor.Aslında SSD üreticileri bu sorunu bildikleri için "fazladan alan tahsisi" (over-provisioning) adı verilen bir yöntemle sürücünün bir kısmını sizin kullanımınıza en baştan kapatıyor.
Ancak özellikle bütçe dostu, standart kullanıcı modellerinde bu ayrılan alan genellikle %7 ile %10 ile sınırlı.
Sizin kendi isteğinizle bıraktığınız %20'lik boşluk, SSD'nize çok daha geniş bir nefes alma alanı sağlıyor.
Hatta yapılan bazı araştırmalar, bir SSD'nin performans kayıplarının %50 doluluk oranından itibaren başladığını gösteriyor.
Dolayısıyla sürücünüzü tamamen doldurmamak, sadece hızı korumakla kalmıyor, aynı zamanda diskinizdeki hücrelerin daha dengeli eskimesini sağlıyor.