Haber Detayı
Gerçek asimetrik savaş ve önemli uyarı
Gerçek asimetrik savaş ve önemli uyarı
Sakın ola ki süreci yanlış okumayın!..
Ben demiyorum.
Larry Jackson diyor.
Kimdir Larry Jackson?
Eski CIA analisti..
Bizim kıymetli duayenimiz Hasan Ünal hocanın dijital medyada yaptığı programa konuk oldu..
Evet İran yenilmedi, bunu teyit etti..
ABD-İsrail bazı zorluklar yaşıyorlar, Tel-Aviv ve ABD üsleri füze yağmuru altında..
Bunu da teyit etti..
Bizim de net gündemde konuştuğumuz gerçekler..
SAKIN YANLIŞ ANLAMAYIN: ÖNEMLİ BİR UYARI..
Ama öyle bir şey dedi ki..
Son dönemlerin bence bir uzman gözüyle yapılmış en önemli uyarısı..
Siz İsrail’in size nasıl baktığını bazen anlamıyor olabilirsiniz, dedi..
Öyle mi?
Peki, nasıl anlamamız gerekiyor?
Yani, sizin onlarla anlaşmanız ya da onlara çok büyük bir iyilik yapmanızın hiçbir anlamı yok..
İran’a düşmanca tutum göstermenizi isteyenlere kanmayın..
Yarın İran konusu bitince size teşekkür edeceklerini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz..
Onlar için İran’la (tarihi 400 yıla yakın) barış sürecini bozsanız dahi “İran derdi”ni bertaraf ettikten sonra ilk işleri sizi de yok etmek olacaktır..
Gerçekten yaparlar mı?
Daha müzakere masasının mürekkebi kurumadan müzakere ettikleri insanlara suikast düzenleyenlerden söz ediyoruz.
Jackson, bu arada ciddi şekilde Türkiye’de de bu süreçte bazı suikastler gerçekleştirmek isteyebileceklerini söylüyor..
Akıl alacak gibi değil..
Bu arada analist ne demek, onu da belirtmekte yarar var..
Bütün bilgi ve belge dizininin analiz yapması için önünden geçtiği kişi demek..
En azından günlük kamu-özel sektöründe anlamı bu..
Oradaki anlamında daha fazla bir yanı var mı, politikaları da belirliyor mu o kısmını bilemeyiz..
Ama önemli bir isim..
Üstelik 70’lerin sonunda ABD Ankara Büyükelçiliğinde görev yapmış, bizi, bölgeyi iyi tanıyan biri..
Okurlarımız, dinleyicilerimiz, bu ülkenin dünyada ne olup bittiğini iyi kavrayan evlatları bilirler..
Bu köşede mikro siyaset veya kişisel öngörüler üzerine tartışma yapılmaz..
O nedenle bu örnek, asıl meselenin anlatısı için bir giriş veya örnek niteliğindedir..
ASİMETRİK SAVAŞ Abraham Lincoln, ABD’nin kurucu babalarından biridir.
Ne var ki sömürgeci Avrupa ile savaşta büyük işler yapan bu adamın Amerikan siyasetindeki varisleri hep kemiklerini sızlatmışlardır.
ABD’nin Wehrmacht’ı (Alman Ordusu) takip eden çağda kurmuş olduğu savaş makinesinin en önemli unsurlarından biri olan uçak gemisine da adını vermişlerdir.
Bu gemi, İran’a karşı açtıkları otuz bin bahaneli (!) savaşta yaralı şekilde savaş alanından geri çekilmiştir.
Yine Lincoln’ün kemikleri sızlamıştır.
Üstelik bu olay bizzat Atlantik-Avrupa medyasında denizlerdeki üstünlüğün sona ermesi olarak yorumlamıştır.
Bu durum aslında son beş yıldır tekrarladığımız ABD’nin Ortadoğu’dan çekilme sürecinin adeta teatral bir ifadesi olmuştur.
Artık, yeni çok kutuplu bir Dünya’da ABD yedi büyük denizi kontrol edemez, farklı kıtalardaki savaşları finanse edemez olmuştur.
Son İran savaşının maliyeti MAGA’cıları dahi şoka sokmuştur..
Ancak üç milyonun üzerinde çalışanı olan ABD bürokrasisini bilenler bilir..
Her türlü zorluğa önce bilinen usullerle yasal çerçevede, eğer mümkün değilse, gerekirse usul ve yasa atlanarak asimetrik bir çözüm üretilir..
Aslında bu birçok neo-liberal rejim için aynıdır..
Ancak bunu jeostratejik geri çekilmede uluslararası alanda yapmak çok beklenen bir durum değildir.
Zira, bütün davranışlar birer emsal ve birikim oluşturur.
Bunun sonucu da yapısal yıkım demektir.
İşte bunu anlatıyor benim için bu resim..
Olay devlet yönetiminin tepesine gelmiş kişinin, yabancı devlet destekli bir lobinin ya da yabancı istihbaratın elinde oyuncak olması kadar basit olamaz.
Yaşanan durumu özetlersek, büyük çekilme sürecinde, bölgedeki büyük güçlerin kolunu kanadını kırmak için asimetrik bir savaş süreci oluşmuştur..
Ukrayna Neonazileri, Netenyahu ve Siyonistler, Tayvan’ı canlandırmak için Çin’e çatmaya çalışan Japon bürokrasisi, Epstein’e bağlanmış Avrupa bürokrasisi (Metafizik Epstein Adası yazımı okuyanlar hatırlar)..
Hepsinin aynı anda ortaya çıkması tesadüf mü?
NATO’yu aylardır tehdit etmeye devam eden Trump’a karşı NATO’nun Türkiye, ABD destekli İsrail’in saldırganlığına karşı Türkiye’nin NATO vurgusu yapması tesadüf mü?
Göreceğiz bakalım, ilerleyen aylarda ortaya çıkacak gelişmelerle bunların hepsi birer aşama olarak kalacak..
Kanımca, genetik olarak birbirine yakın gerçek ittifaklar olacak..
Zira, Yunanistan ve Fransa’nın hâlâ ele avuca sığmaz tutumu, Avrupa’nın her an değişen atmosferi, kendini üstün görme kibiri, Türkiye’ye sessiz ambargolar ve daha niceleri..
Bu genlerin değişmesi çok zor en azından yakın gelecekte..