Haber Detayı
TAGEM’den itiraf niteliğinde bulgu: ‘Ar-Ge arazilerinin tarım dışı kullanım ve tahsis talepleri artıyor’
Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’nün (TAGEM) 2025 yılı faaliyet raporunda, itiraf niteliğinde bir bilgiye yer verildi. Bakan İbrahim Yumaklı’nın “tarımın TÜBİTAK’ı” olarak nitelendirdiği kurum tarafından hazırlanan raporun zayıflıklar bölümünde, “TAGEM Araştırma Enstitülerinin kullanımında olan Ar-Ge arazilerinin farklı kurum ve kuruluşlarca tarım dışı kullanım ve tahsis taleplerinin giderek artması” ifadelerine yer verildi.
Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’nün (TAGEM) 2025 yılı faaliyet raporunda itiraf niteliğinde bir bilgi verildi.
Raporun “zayıflıklar” başlığı altında, “TAGEM Araştırma Enstitülerinin kullanımında olan Ar-Ge arazilerinin farklı kurum ve kuruluşlarca tarım dışı kullanım ve tahsis taleplerinin giderek artması” ifadelerine yer verildi.
ENSTİTÜ ÜZERİNE HASTANE YAPILDI Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın “tarımın TÜBİTAK’ı” olarak değerlendirdiği TAGEM’e bağlı araştırma enstitülerinin kullandığı araziler, sık sık tahsislerle ve ‘yağma iddialarıyla’ gündeme geliyor.
Daha önce, Türkiye'nin kurak ve yarı kurak bölgelerine uygun tarım teknikleri geliştirmek amacıyla Konya’da kurulan Bahri Dağdaş Enstitüsü arazilerinin bir kısmının üzerine Konya Şehir Hastanesi yapıldı.
O dönem inşası sırasında yargıya da taşınan sürece engel olunamadı.
Söz konusu hastanenin ardından araştırma enstitüsünün arazisinin 1 milyon 299 bin 930 metrekaresi 2022 yılında rezerv alan ilan edildi. ‘ENSTİTÜ ARAZİLERİ AKP İKTİDARIYLA ADETA YAĞMALANDI’ CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut, geçtiğimiz yıl ekim ayında, tarım ve hayvancılık için kritik öneme sahip olan yüz yıllık Doğu Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nün kullanımındaki binlerce dönüm tarım arazisinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın onursal başkanlığını yürüttüğü Sıfır Atık Vakfı’na tahsis edilmesine yönelik girişimler olduğunu ileri sürdü.
Barut, enstitünün topraklarının nasıl parçalandığını anlattı.
Barut, “101 yıllık kurumun arazilerinin mülkiyeti hazineye ait, tahsisi ise Tarım ve Orman Bakanlığı'na verildi.
Ancak enstitü arazileri AKP iktidarıyla adeta yağmalandı.
AKP'nin iktidara geldiği 2002 yılında 10 bin 160 dekar alanda faaliyet gösteren enstitünün arazilerinden bin 244 dekarı 2003 yılında Milli Emlak Genel Müdürlüğü tarafından satıldı. 2004 yılında ise yine Milli Emlak Genel Müdürlüğü'nce enstitü kullanımındaki 4 bin 366 dekar arazi 29 yıllığına özel bir firmaya kiralandı. 2018 yılına kadar kiraladığı arazilerde tarımsal faaliyet yürüten bu firma konkordato ilan edince Milli Emlak tarafından kiraladıkları arazi bir başka özel firmaya devredildi.
Süre bitiminde söz konusu alanın satılıp satılmadığı veya kiralanıp kiralanmadığı belirsiz halde” değerlendirmesini yaptı.
Barut, “Mülkiyeti hazineye ait, Tarım ve Orman Bakanlığı'na tahsisli 4 bin 172 dekar alan eğer söz konusu vakfa tahsis edilirse hem 101 yıllık enstitümüz kapanır, hem de ülke tarımı ve hayvancılığına telafisi mümkün olmayan çok büyük darbe vurulur.
Ülke tarımı ve hayvancılığını sıfırlama girişimine dur denilmeli, bu tarihi yanlıştan derhal dönülmelidir” dedi.