Haber Detayı

Asıl sınav şimdi başlıyor
Ramazan yeniasir.com.tr
18/03/2026 06:51 (3 saat önce)

Asıl sınav şimdi başlıyor

Ramazan ayının son günlerine geldik. Bu sürecin kendine özgü telaşı, birlik ve beraberliğin artan önemi... Hepsi geride kalacak. Peki bundan sonra ne olacak? Aslında Ramazan biterken asıl sınavımız şimdi başlıyor. Prof. Dr. Tahsin Koçyiğit yazdı... Ramazan’ın son günlerine yaklaşırken camilerdeki...

Ramazan ayının son günlerine geldik.

Bu sürecin kendine özgü telaşı, birlik ve beraberliğin artan önemi...

Hepsi geride kalacak.

Peki bundan sonra ne olacak?

Aslında Ramazan biterken asıl sınavımız şimdi başlıyor.

Prof.

Dr.

Tahsin Koçyiğit yazdı...

Ramazan'ın son günlerine yaklaşırken camilerdeki kalabalıklar, iftar sofralarının bereketi ve sahur vakitlerinin o kendine özgü telaşı yavaş yavaş geride kalmaya hazırlanıyor.

Bir ay boyunca hayatımıza yön veren o özel zaman dilimi sona ererken, çoğu insanın kalbinde aynı soru belirir: Ramazan bittiğinde ne olacak?

Aslında mesele tam da burada başlar.

Çünkü Ramazan, yalnızca bir ay boyunca yaşanan geçici bir ibadet yoğunluğu değildir.

O, insanın iradesini eğiten, kalbini arındıran ve hayatını yeniden düzenlemeyi öğreten bir eğitim sürecidir.

Bu yüzden Ramazan biterken biten şey ibadetler, dualar, nefsi tezkiye değil; yalnızca yoğunlaştırılmış bir eğitim sürecidir.

MANEVİ BİR EĞİTİM KAMPI Ramazan, aslında tıpkı sıkı bir sınava hazırlanan öğrenci gibi, insan için adeta bir eğitim kampıdır.

Bir ay boyunca insan, hayatının akışını bilinçli bir şekilde düzenler.

Aç kalır ama sabreder.

Susuz kalır ama şikâyet etmez.

Günlük taşkınlıklarını ve alışkanlıklarını kontrol altına alır.

Bir bakıma nefsine şunu öğretir: 'Öyle canının istediği her şeyi yapmak zorunda değilsin!' Modern dünyanın insanı için bu çok kıymetli, hatta lüzumlu bir terbiyedir.

Çünkü çağımızın en büyük sorunu, sınırsız arzu ve sınırsız tüketimdir.

Ramazan ise insanın kendi sınırlarını yeniden keşfetmesini sağlar.

Bir lokmanın, bir yudum suyun ve bir dilim ekmeğin değerini hatırlatır durur.

Fakat bu eğitimin gerçek değeri, Ramazan'dan sonra ortaya çıkar.

ORUÇTAN SONRA NE OLACAK?

Oruç, aynı zamanda irade eğitiminin en güçlü yollarından biridir.

Gün boyunca insan, arzu ve talep ettiği hâlde bazı şeylerden uzak durur.

Bu, insanın kendi üzerinde kurduğu hoş bir hâkimiyettir.

Ancak irade öyle sadece Ramazan'da kullanılacak bir güç de değildir.

Eğer Ramazan boyunca kazanılan bu irade Ramazan'dan sonra da hayatı yönlendirmeye devam ediyorsa, işte o zaman oruç gerçek anlamda amacına ulaşmış demektir.

Aksi hâlde bir ay boyunca disiplinli yaşayıp ardından eski alışkanlıklara hızla dönmek, Ramazan'ın ruhunu tam olarak kavrayamamak anlamına gelir.

Toplumda yarı şaka, yarı ciddi ama sıkça dile getirilen 'Ramazan Müslümanı' ifadesi, ibadetlerini yalnızca Ramazan ayında yoğunlaştırıp yılın geri kalanında ihmal eden insanlar için kullanılır.

Oysa ibadetin değeri, sürekliliğiyle kıymet bulur.

Ramazan'da dolup taşan camilerin, Ramazan'dan sonra da canlı kalabilmesi gerekir.

Kur'an'ın yalnızca bu ayda değil, yılın bütün aylarında okunması gerekir.

Hatta anlaşılması ve yaşanması gerekir.

Paylaşmanın ve yardımlaşmanın yalnızca iftar sofralarına değil, hayatın tamamına yayılması gerekir.

Çünkü Ramazan, ibadetlerin zirve yaptığı bir ay olabilir; ama imanlı, ibadetli, ahlaklı bir yaşam yalnızca Ramazan'la sınırlı değildir.

İslam ahlâkında en değerli ölçülerden biri sürekliliktir.

Peygamber Efendimizin (sav) şu sözü bu gerçeği çok güzel ifade eder: 'Allah katında ibadetlerin en güzeli, az da olsa devamlı olanıdır.' Bu nedenle Ramazan'dan sonra yapılması gereken şey, bir anda büyük hedefler koymak değil; küçük ama kalıcı adımlar atmaktır.

Her gün en az birkaç sayfa Kur'an okumak...

MEALİ ile yetinmeyip birkaç tefsirden yorumlarını öğrenmek.Namazları tam vakitlerinde daha dikkatli ve şuurlu kılmak...

Gerçek ihtiyaç sahiplerini bulup, onlara el uzatmayı alışkanlık hâline getirmek...

Bunlar küçük gibi görünen ama insanın hayatını dönüştüren davranışlardır.

RAMAZAN'I YAŞATMAK Ramazan biterken aslında bize düşen şey, onu unutmak değildir, hatırasını hayatımızda yaşatabilmektir.

Sahur vakitlerinde hissedilen o derin sükûneti, iftar sofralarında yaşanan paylaşma duygusunu ve teravihlerde hissedilen o ortak ruhu hayatın diğer günlerine taşıyabilmektir.

Eğer Ramazan'dan sonra da kalbimiz biraz daha yumuşamışsa, dilimiz biraz daha dikkatli olmuşsa ve elimiz biraz daha cömertleşmişse, işte o zaman bu ay gerçek amacına ulaşmış demektir.

Ramazan bitiyor olabilir.

Ama onun bize öğrettiği sabır, ölçü ve merhamet bitmek zorunda değildir.

Belki de bu yüzden Ramazan'ın ardından söylenebilecek en doğru söz şudur: Sınav bitmiyor!

Asıl sınav şimdi başlıyor.

Öyle değil mi?

İlgili Sitenin Haberleri